adscode

Tatil Reçetesi

byomerorhan@gmail.com





Tatil, öğrenciler ve veliler için birçok beklentiyi de beraberinde getirir. Hiç bitmeyecek gibi düşünülen her tatil öncesi yeni umutlar, alınan yeni kararlar vardır. Maddi durumu iyi olan aileler, çocukları için yaz kampı arama telaşına düşerken, yurt dışı kamplarda yabancı dilin öğrenileceği/gelişeceği düşünülür. Ancak aynı ülkeden öğrenciler bir arada bulunuyorsa hangi program olursa olsun sağlıklı bir dil öğretimi olmayacaktır. Bunun bir deneyim olacağı kesindir ama belki de hepsi o kadar!

Bir de aşırı hırslı olan bir grup vardır ki, bu grup akademik eksiklerin giderilmesi için özel program hazırlar. Daha çok tekrar, test ve sınav… Böylece “başarı” ıskalanmayacaktır!
Öte yandan çocuklarının yaz tatilinde ne yaptığı ile ilgilenmeyen, tatili boşluk gibi görenler de vardır.

Yukarıda sözü edilenlerin tümü belirli bir alım gücüne sahip ailelerdir. Büyük bir bölüm ise bu olanaklara sahip olmayan, yaz tatilinde bir işe girip çalışmak zorunda kalanlardır. Onların seçme şansı yoktur. Yaşam onlar için her zaman zordur. Okul zamanı da sonrasında da!

Ancak öğrencilerin hepsi, tatilin tadını doyasıya çıkartmak için, olanaklarına göre, onları en çok mutlu eden aktiviteleri gerçekleştirmek ister.

Tatil ne demektir? Bomboş kalmak mı, rutine devam etmek mi? Hangisi doğru?

Aslında bu soruları çoğaltmak ve işi iyice karıştırmak elbette mümkün ama anlamlı yanıtlar arayarak akılcı yollar bulmaya çalışmak gerek. Ne de olsa herkes sağlıklı bir sonuç için reçete ister! Bu yazının sonunda, okuyanlar istedikleri tılsımlı sözcükleri ve reçeteyi bulabilir mi bilemiyorum ama işin doğrusunu saptamakta yarar var.

Değerlendirme, başlangıçta her öğrencinin yapması gereken birinci aşamadır. Öğrenciler, kendini ve yaşadığı süreci en doğru şekliyle değerlendirmeli ve bu konuda objektif ve samimi olmalıdır. Okul yaşantısında bakılması gereken birçok şey vardır ama en önemli ikisini özellikle incelemek gerekir. Bunlardan biri akademik süreç, diğeri ders dışı etkinlikler ve sosyal gelişimdir. En kolay değerlendirme akademik alanda yapılır çünkü ortada sınavlar ve sayısal veriler vardır. Çoğu zaman gözden kaçırılan ise sosyal gelişim sürecidir. Bu alan, öğrencinin ileride alışkanlıklarının, iç disiplininin, yaratıcılığının, münazara yeteneğinin, analitik düşünce yapısının, girişimciliğinin, değerlerinin ve üretkenliğinin, kısacası; bireyi birey yapan tüm özelliklerin ortaya çıktığı alandır. Bu anlamda hangi kulüplerde görev alındığına, hangi sosyal veya bilimsel projeler üretildiğine, hangi kültürel etkinliklere katılarak yaşama ve kişisel gelişime katkı sağlandığına dikkatlice bakmak gerekir.

Planlama, yapılan değerlendirmeye göre en kritik ikinci aşamadır. Bu aşamada, şartları göz önüne alarak gerçekçi olmak gerekir. Özellikle akademik verilere göre eksik olan dersler ve konular saptanarak bir çalışma planlanmalı ve yazılı hâle getirilmelidir. Bu planda öncelikler, ders çalışma süreleri, kapsam ve tekrar çalışmaları olmalıdır. Ancak, tatilin ilk haftasında dinlenmekte yarar vardır. Tabii dinlenmenin tanımını da yapmak uygun olur. Türk Dil Kurumundaki tanıma göre dinlenmek: Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, soluklanmak, istirahat etmektir. Peki, yorgunluk nasıl giderilir? Bunun için kitap okumak, doğaya çıkmak, gezinti yapmak, sanatsal ve sportif etkinliklerde bulunmak, sadece birkaç yoldur. Bunlardan bir veya birkaçı değerlendirilebilir. Ama dinlenme zamanlarında çokça televizyon izlemek, bilgisayar başında fazla vakit geçirmek veya rutin aktiviteleri tekrar etmek yarar sağlamaz. Planlamanın içinde yukarıda sözü edilenlere ölçülü olacak şekilde yer vermek, verim sağlayacaktır.

Veliler ve öğrenciler planı birlikte yaparak tatil sürecini paylaşabilirler. İletişim olanaklarının gelişmesine karşın birçok insanın ve aile bireylerinin birbirinden uzaklaştığı yadsınamaz bir gerçektir. Bu nedenle, tatiller her anlamda fırsata dönüştürülebilir. Birlikte yapılan planlar, beraberinde paylaşımı getirir ve baskıyı azaltır. Veliler, izleyici ve kararlı olmalı, alınan kararları birlikte uygulamalıdır. Öğrencileri yüreklendirmek, motive etmek, onların doğru davranışlarını fark etmek ve bunu onlara hissettirmek veya onlarla paylaşmak başarıyı yükseltecektir.

Tüm bunlara karşın insanoğlu yaşamını alışkanlıklarıyla sürdürmeyi sever ve özellikle onu zorlayacağını düşündüğü konuları ertelemeyi tercih eder. “Anı yaşamak” ve “tadını çıkarmak” adına yapabileceklerinden vazgeçerek bahaneler üretir ve kolayı seçer. Oysa planlı ve planını gerçekleştirerek başarılı olan insanlar bu durumdan vazgeçmez, vazgeçemez! Hangisi daha anlamlı?

Dinlenmek; zamanı boşa geçirmek, çok uyumak, miskinlik yapmak demek değildir. Bu durum insanı dinlendirmez, aksine sorumluluklarını her hatırladığında, omuzlarındaki yükün daha da ağırlaştığını hissettirir. Bu nedenle tatillerde düzenli ders tekrarı yapılması, eksiklerin giderilmesi ve anlamlı sosyal aktiviteler, kişinin öz güvenini geliştirerek onu okula ve hayata hazırlar.

Peki, uygun olan tatil planı nasıl yapılır? İşte bu sorunun yanıtını her öğrenci kendine bakarak bulacak ve oluşturacaktır. Doğru değerlendirmeyi yapan, kendini tanıyan, eksik olduğu yönleri bilen ve zamanı doğru planlayarak yönetebilen öğrenci başarılı olacaktır.

Güne erken başlamak, cep telefonu, televizyon, bilgisayar gibi her türlü ekrandan uzak durmak birinci öncelik olmalı ve okumaya önem verilmelidir. Eğer hiç okuma alışkanlığı yoksa günde sadece 10 sayfa okuyarak başlanabilir. Sadece 10 sayfa!

Tüm öğrenci, öğretmen ve velilerin en uygun reçeteyi oluşturmasını ve güzel bir tatil geçirmesini dilerim.

Ömer ORHAN


 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)