adscode

Tatilll…

Okullar tatil! Bir eğitim öğretim yılını daha “atlattık”.

byomerorhan@gmail.com




Karne telaşı var mı? Yok.

Heyecan var mı? O da yok.

E-okul sağ olsun, hatta karneye bile gerek yok. Sistem müthiş… Öğretmen puanları sisteme girdiğinde çocuklar hemen öğreniyor. Peki, ya puanı hatalı girerse ve düzeltmek zorunda kalırsa? Düzeltme öğrenci lehineyse sorun yok ama aleyhineyse, hocanın bittiği andır.

Bak işte önce iyi “not” vermişti, sonradan düşürdü!

Yahu olur mu hiç, hoca da insan, hata yapabilir.

Yok efendim, bizim çocuk söyledi, zaten hoca ona takmış… mış mış mış…

Nerede eski karne günleri?.. Notların sır gibi saklandığı zamanlar nerede? Son güne kadar okula gidiş gelişler, hasbelkader belki bir gün okul kırmalar. Aman! Evin haberi olacak diye telaş etmeler…

Son yıllarda çocuklar aileleri ile birlikte “okulu kırma” planları bile yapar hâle geldi.

Oğlum okul yok mu yarın?

Var da yok, yani sınavlar bittiği için ders yapılmıyor. Hem zaten kimse gelmiyor. İnanmazsan whatsapp’a bak arkadaşlar ne yazmışlar. Gördün mü kimse gelmiyor…

Anne/baba yarın için bir dilekçe yazsana sınavdan sonra çıkayım…

Sınavlar bitti, ortalamayı da öğrendik artık kısa bir tatil ya da uzun tatilimize başlayabiliriz.

İyi de eğitim öğretim süresi 180 gün değil mi ve öğretim planları da buna göre yapılmıyor mu? Buna göre devamsızlık yapmak demek ders kaybı demek olmuyor mu? Ama nerede efendim amaç sadece sınavlara girip çıkmak olunca, ne plan kalıyor, ne ders!
Öğretmenler de Temel fıkrasında olduğu gibi “Sen beni istemiyor musun? Ben seni hiç istemiyorum.” deyip çekiliyor kenara.

Özel okulların bazıları bir hafta daha devam edecek ama oralarda da çoktan dersler bitmiş gibi.

Yönetmeliğin son hâlinde devamsızlık ile ilgili bölüm de yeniden düzenlendi. Özürlü devamsızlıklarda; sağlık nedeniyle gelmeme raporla, velisinin bilgisi dâhilindeki diğer konular da mazeret olarak kabul ediliyor artık. Bence yapılan değişiklik medeni ve doğru bir yaklaşım. Önceki süreçlerde yalan raporları herkes hatırlıyor sanırım. Bu yanlıştı, Bakanlık bu düzenleme ile bunu düzeltti ve sorumluluğu veli ile paylaştı ancak bence düşünüldüğü gibi olmadı maalesef. Çocuklar devamsızlığı hak olarak görmeye ve özellikle de liselerde buna velileri de ortak etmeye başladılar. Bir kısım veli tamamen teslim olmuşken bazıları da işi ortada bırakıyor.

Bu anlamda velilerin çoğu okuldan medet bekliyor. Çocuğa “Bence mahsuru yok ama okul izin vermiyor.” deyip okulu da arayıp “Aman siz izin vermeyin.” derken, tavşana kaç tazıya tut deniyor…

Dürüst olmak lazım, hiçbir şey eskisi gibi değil. Gelişmeyle bozulmayı ayırt edemiyoruz gibi geliyor bana… Olabilirliği, olmalı/olur gibi hak görüyorsak sorun var demektir.

Şaka gibi!

Yahu çocuklar okula neden gittiğini bilmiyor mu?

Peki, neden okuldan kaçıyor?

Kaçışı engellemek için zorlama ve kısıtlama şart mı?

Bu devirde öğrenci olmak da veli olmak da eğitimci olmak da zor… Bu kadar caydırıcı etken varken iç disiplinini bozmayan, hedefler belirleyen, öğrenmek için elinden gelenin en iyisini yapan, sosyal, sanatsal, kültürel ve sportif anlamda çaba ve başarı gösteren öğrencileri ve velilerini kutluyorum. İyi tatiller.

Sürekli tatilde olanlar içinse, zil çoktan çaldı!

Ömer Orhan


 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)