adscode

Zapturapt! Sınır olmadan saygı, saygı duyulmadan da sınır olmaz!

byomerorhan@gmail.com





Disiplinin insan eğitimindeki yeri ve önemi çoğu zaman tartışılmıştır. Toplumun tümünün katıldığı bir karar hiçbir zaman çıkmamış, her zaman farklı düşününler olmuştur. Birisi ya da birileri tarafından sorgulamasız kabul gören davranışlar, bir başkası tarafından kabul edilmemiştir. Aile içinde bile babanın hayır dediğine çocuk evet, anne ise belki diyebilmektedir. Hâl böyle olunca disiplinden söz etmek de imkânsız görünmektedir. Tabiri caizse herkesin farklı telden çaldığı durumlarda disiplin nasıl sağlanabilir?  

Terbiyenin aile içinde verildiği gerçeği, anne ve babanın yadsınamayacak rolü ile birlikte, okulların çocukların eğitimindeki etkisine de yakından bakarak bir uzlaşma zemini yaratılmalıdır.

Kozmopolit bir toplumda kültürel yapının ne derece sağlıklı olacağı ve disiplinler de ayrıca tartışılır.

Kuşaklar arası çatışma her yüzyılda yaşanmış, bir sonraki kuşak bir önceki tarafından anlaşılmadığını iddia etmiştir. Gerçek şu ki; gençler, empati kurma konusunda yetişkinlere oranla daha başarısızdır. Olayları olduğu gibi yaşar ve hayatlarına kesintisiz devam ederler. Hayatlarındaki her şeyi çok çabuk kabul veya reddederler. İşte, bu uçlarda yaşama durumu ve hormonları; onların kimyasını bozarak çoğu zaman yetişkinler tarafından eleştirilmelerine neden olur.

Bebekliğinde elindeki oyuncağını veya bir eşyayı yere atan çocuğa gülümseyen anne ve baba, farkında olmadan bu hareketi onayladığını unutmamalıdır. İlk hareketlerinde tolerans gösterilen davranışlara daha sonra tepki gösterildiğinde çocuk bunu anlamlandıramaz. Eğitimde müdahale mutlaka zamanında ve yerinde yapılmalıdır. Çocukların bir şey yapması isteniyorsa bunu önce ebeveyn yapmalı sonra çocuktan beklemelidir. Aynı şekilde istenmeyen olumsuz davranışlar da aile içerisinde sergilenmemelidir. Bebeklik ve ilk çocukluk yıllarında anne ve babaya çok büyük görevler düşer. Etkileri çok sonra belli olacak ama belki de en kalıcı izler bu yıllarda bırakılır.  

Önce, fiziksel değişim süreçlerini anlamlandırmaya çalışarak büyüyen genç insan, daha sonraları duygusal anlamda yaşadığı deneyimleri ile gelişir. Gücünün, aklının, sevgisinin ve nefretinin sınırlarını zorlarken de birçok hata yapar. Akıl verilmesinden hoşlanmadığı için kararlarını kendi vermeye çalışır. En çok ihtiyaç duyduğu, ona model olacak insanlar, en az ihtiyacı ise nasihattir.

Her genç insan, beğenilme ve ait olma isteği ile yanıp tutuşur. İşte bu dönemlerde ona yakın olmak, sorularını ve sorunlarını paylaşmak gerekir. Bu anlamda onu kim beğenirse ona yöneleceği unutulmamalıdır. Çevre bu anlamda çok büyük önem taşır. Doğru ile yanlışlar anlatılırken, samimi ve abartmadan aktarılmalı, kıyaslamalardan mutlaka uzak durulmalıdır. Ailenin nasihatlerindense, saygı duyulan yetişkin insanlar, akıllıca devreye sokulmalıdır. Yakın çevrede bulunan aile yetişkinleri, öğretmenler ve arkadaşlar anne ve babadan çok daha fazla etkilidir. Anne ve baba, rollerini asla unutmamalı ve her zaman ince bir çizgi de olsa sınırlar yaratmalıdır. Sınır sözcüğü kulağa hoş gelmeyebilir ancak sınır, bir anlamda saygıdır. Sınır olmadan saygı, saygı duyulmadan da sınır olmaz.

Bir insanı eğitmek ciddi anlamda emek, zaman ve sabır gerektirir. Herhangi bir şeyin olmasına izin verilmesi bir diğerinin de olabilirliğini yaratacağı unutulmamalıdır. Bir insanın disiplinli olması için davranış değişikliği gösteriyor olması beklenir. Korku ve baskı ile yaratılan disiplinin kalıcı olmayacağı ya da travmatik izler bırakacağı riski de bir başka gerçektir.
Çocukların gelişiminde birçok etken vardır ancak sorumluluk belki de hayati anlamda en büyük öneme sahiptir. Kendi ayakları üzerinde durması ve toplumla barışık şekilde yaşamını sürdürmesi isteniyorsa, çocuklara ve gençlere yerine getirebilecekleri sorumluluklar verilmeli ve süreçler mutlaka değerlendirilmelidir.

Böylesine karmakarışık duygular içerisinde olan bir insan nasıl disipline edilir?

Ailesinde terbiye edilmiş, toplumsal ve evrensel değerleri öğrenmiş ve benimsemiş bir çocuk, okulda da gelişimini bu doğrultuda sürdürebilir. Ancak bu sözü edilenler ailede eksik verilmiş ya da hiç verilmemişse okulun yapacağı pek fazla şey kalmaz ve süreç bundan sonra çok daha belirsiz olur.

Çocukların başarılı olması isteniyorsa mutlaka sorumluluk almaları ve iç disiplin geliştirmeleri sağlanmalıdır.

Ömer Orhan

 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)