adscode

Emekliliğe Hazır mıyız?

Ne iş yaparsak yapalım sonu emekliliğe çıkıyor. Peki insan neden emekli olmak ister?

cemozel2021@gmail.com




İşinden memnun değilse,

İş hayatından yorulduysa,

Emekli olup, gelirini arttırmak için başka bir işe girmek isterse,

Güneye inme hevesi varsa,

Torunlarına bakmak istiyorsa,

Huzurlu bir hayat geçirmek istiyorsa…

 

Yanıtlar, uzar da uzar. Daha çalışma hayatına başlamadan evvel, emeklilikten korkum yine bir kitap sayesinde oldu. Aziz Nesin’in hikayelerinden birinde emekli olmak için yanıp tutuşan, emekli olduktan sonra da çalıştığı daireye özlem duyarak arada ziyaretlere giden, daha sonra hiç emekli değilmiş gibi çalışmaya, yardım etmeye devam eden bir karakter vardı. O hikayeyi okuyunca emekliliğin çok kısa bir süre zarfında bir hafta, bir ay, taş çatlasa bir yıl gibi bir keyfi olduğunu anladım. Sonrası kabusa dönüşüyor. Can sıkıntısından evde duramayan, sanki bir mesaiymişçesine kendini sokaklara atan, bahar ve yaz aylarında park alanlarında, çarşılarda, sahillerde başı boş dolaşan, iki üç emeklidaşına rast gelince mevcut hükümeti düşürüp yeni hükümet kuran sayısız emekli görürüz.

Onların bu halini görünce çok üzülüyorum. Neden böyle oluyor, acaba ben de böyle mi olacağım diye kara kara düşünüyorum. Sonra aklıma okuyacağım kitaplar gelince ferahlıyorum. Türkçeye Şimdi Ya Da Asla diye çevrilen The Bucket List adlı filmde, iki yaşlı kafadarın ölmeden önce yapmak istediklerini bir liste halinde önüne koydukları ve teker teker yaptıkları anlatılıyordu. Bence herkesin böyle bir listesi olmalı; ama içerik tamamen size kalmış. Zevklerinize, bütçenize ve ihtiyaçlarınıza göre bu listeyi oluşturabilirsiniz.

Ya dünyayı gezersiniz, ya yazlığınızda takılırsınız, ya da ya da ya da.

Emekliliğime daha çok var; ama ben de bir liste oluşturmaya başladım.

Eşim ve kızımla bol bol kültür gezileri yapacağız. Tabii küçük hanım, o sıralar bizi beğenip yanımızda gezmek isterse.

Bu listemin başında okuyacağım kitaplar da geliyor. O kadar çok kitap var ki okunması gereken. Bu nedenle çok sevinçliyim. Bir yandan da üzülüyorum; çünkü birçoğunu okumaya da ömrüm vefa etmeyecek. Kitap doğasının kanunu bu: “Çok kitap az zaman” Emekli maaşım kitapları almama yetmezse evime yakın kütüphanelere gidip üye olacağım. Oradan çok besleneceğim. Eski kurtlarla yani kitap kurtları dostlarımla da buluşacağım düzenli olarak.

Kalemi de elimden hiç bırakmayacağım. Bol bol yazacağım. Terapiyi de bedavaya getirmiş olacağım böylelikle.

Satranç öğrenmiştim. Oyun olarak satranç oynayacağım. Tek bulmam gereken satranç seven birileri.

65 yaşımdan sonra belediye otobüslerine de bineceğim, hem de bedava. Aslında bedava değil, bunca yıl çalışmışlığımın, ülkeme vermiş olduğum hizmetin bir karşılığı olarak. Gençler bana yer de verecek. Eee! Her şey sırayla. Ben de çok yer vermiştim büyüklerimize. Hem de her gün. Kartal’dan Beyazıt’a yolculuklarda birden fazla otobüs değiştirerek gittiğimizde sürekli yer verirdik büyüklerimize. Onların tebessümü, bize ayakta seyahat etmemiz için güç verirdi. Ben de gençlere tebessüm edeceğim bana yer verdiklerinde. Üstelik amaçsız da binmeyeceğim. Ya bir müze gezisi için bineceğim ya bir sanat galerisi gezmeye ya da bir konferans dinlemeye gideceğim. Onun dışında zaten binemem; çünkü o sırada evde kitap okuyor olacağım.

Diyeceğim o ki, ben emekliliğe hazırlıyorum kendimi. Deli dolu bir emeklilik beni bekliyor. Darısı size olsun.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
Cin Aynası