adscode
adscode

Uzmanlar açıkladı! Felsefe eğitimi çocuklara nasıl verilmeli?

Okullarda yeterince kıymeti bilinmeyen felsefe, sorgulamayı, düşünmeyi, doğru sonuçlara ulaşmayı, kendini özgürce ifade etmeyi sağlıyor.

Uzmanlar açıkladı! Felsefe eğitimi çocuklara nasıl verilmeli?
Eğitim
Güncelleme : 22-Kas-18 11:12



Uzmanlara göre anaokulundan itibaren uygulanması çok yararlı. Çünkü çocukların sabır, kendine güven, iletişim becerilerini geliştiriyor ve akademik başarıyı da artırıyor.


Felsefe yapma! Bir konuda görüşünüzü dile getirdiğinizde, özellikle karşı tarafın hoşuna gitmeyen bir şey söylediğinizde, duyduğunuz söz. Oysa ki felsefe çok yararlı. Çünkü düşünmeyi, sorgulamayı, kendini özgürce ifade etmeyi, empati kurmayı, yeni fikirler üretmeyi sağlar.
Bu becerilerin gelişmesi için lise dönemi geç bir tarih. Türkiye’de felsefe dersleri 10. ve 11. sınıflarda verilmekte, ilköğretimde ise sosyal bilgiler dersinin içinde sosyoloji, coğrafya gibi diğer sosyal bilimlerle birlikte bütünleştirilmiş şekilde ele alınmakta. Uzmanlara göre anaokulundan itibaren alınacak felsefe programı, sağlıklı ve özgür bir zihinle gelişmeyi sağlıyor. Peki, felsefe eğitimi çocuklara nasıl verilmeli? Uzmanlara sorduk.


Zihni özgürleştiriyor

MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan, “Felsefe yapmak sorgulamak; olayları, fikirleri, emirleri derinlemesine düşünmek, karşılaştırmak, doğru sonuçlara ulaşmaktır” diyor. Bunları yapabilmek için özgür bir zihin gerektiğinin altını çizen Özcan, felsefenin zihni özgürleştirdiğini, insanı robotlaşmaktan kurtardığını vurguluyor. Felsefenin müfredattan çok pedagoji olduğunu vurgulayan Özcan, çocuklara verilecek felsefe derslerinin nasıl olması gerektiği konusunda şunları söylüyor:

“Felsefe çocuğun gelişimine uygun olmalı. Çocuklar içine doğdukları kültürün doğrularını, karşılaştıkları olayları, kendilerine dayatılan emirleri vb. sorgulamaya, karşılaştırmaya ve onlar üzerinde fikir üretmeye başladıkları anda felsefe dersi almaya başlayabilirler. Felsefe, anaokulu yıllarından itibaren bir zihinsel gelişim yöntemi olarak uygulanabilir. Bu bağlamda çocuklar için soyut kavramları anlamanın kolay olmadığı unutulmamalı. Çocuklarla felsefe yaparken örnek olaylar çok yararlı olabilir. Doğayı ve hayvanları korumayı, adil olmayı, farklılıklara saygı duymayı ve benzeri çağdaş değerleri kazanması için felsefenin bir pedagoji olarak bütün derslerin içeriğine entegre edilmesi gerekir.”

 

Çıtır çıtır felsefe

TED Hatay Koleji, “Çıtır Çıtır Felsefe” adı altında anaokulundaki çocuklar için felsefe programı uyguluyor. “İnsan düşünen bir varlıktır ve düşünmeye başlamak küçük yaşta farkındalıkla geliştirilmelidir” diyen TED Hatay Koleji Kurucu Temsilcisi Doç. Dr. Mustafa Özat, o nedenle anaokulunda felsefe etkinliklerine başladıklarını belirtiyor. Özat, bu eğitimin çocuklar üzerindeki olumlu etkileriyle ilgili şunları söylüyor:

“Anaokulu çağındaki çocuklar küçük filozoflar gibidir. Merak eden, sürekli soru soran, kendini ifade etmeye çalışan yetileri vardır. Düzenli olarak yapılan çocuk felsefesi çalışmalarıyla çocukların sorgulayan, düşündüğünü ifade edebilen, karşısındakini dinleyen, empati kurabilen, eleştirel bakış açısına sahip, öz güveni yüksek, değişik fikirler üreten ve ürettikleri fikirleri savunan, değer yargıları gelişmiş bireyler olmaları sağlanıyor. Ayrıca araştırmalar felsefe eğitimi alan çocukların okuma- yazma ve matematik becerilerinin hızla geliştiğini gösteriyor.”


Derslerde onların yaş grubuna uygun, günlük yaşamla bağlantılı değerleri ele aldıklarını dile getiren TED Hatay Koleji Anaokulu Koordinatörü Seda Ege Karagöz, derslerde, “Büyük olmak ne demek; yetişkinler neden her istediğimizi yapmamıza izin vermez; Gerçek nedir, hayal nedir; Azarlanmaktan kurtulmak için yalan söylemek doğru mudur; Haklı nedir, haksız nedir” gibi konuları ele alarak, çocukların verdikleri soru ve cevaplarla felsefe uygulamaları yaptıklarını kaydediyor.

Soru üretiyorlar

Karagöz, uyguladıkları programla ilgili “Kesin bilgi, yanlış cevap, ders anlatımı yok. Çocuklar soru sormaya alışmışlar. Sorularına soruyla cevap alınca şaşırıyor, ezberci eğitim sistemi kurallarının dışına çıkıldığı için zorlanıyorlar. Zamanla tecrübe kazanıyor ve ilginç felsefik soru sormayı, düşüncelerini yönetmeyi öğreniyorlar.” Karagöz, derslerden sonra çocuklarda görülen farklılıklar şöyle sıralıyor:

- Çocuklar, uygulamada çember şeklinde oturdukları için birbirlerine bakarak konuşmak, başkasının sözünü kesmemek gibi iletişim becerilerini kazanıyorlar.

- İlk haftalarda doğru cevap veremeyecekleri düşüncesiyle sessizce oturan çocuklar zamanla felsefik sorularda cevapların net olmadığını, en çılgın fikirlere bile saygı gösterildiği bir ortamda olduklarını gözlemleyince yavaş yavaş sohbete katıldılar.

- Tabii akıllarına gelen her şeyi söylememeyi de öğreniyorlar. “Neden böyle düşünüyorsun?” diye sorduğum zaman “öyle, bilmem” diye cevap veremeyeceklerini, mutlaka bir gerekçelerinin olması gerektiğini zamanla kavrıyorlar. Böylece çocuklarda gerekçeli düşünebilme becerisi gelişiyor.

- Çocuk felsefesini uygulayan sınıflarda çocukların sabır, öz saygı, kendine güven, iletişim becerilerinin de geliştiği görülüyor.

Felsefeciler toplanıyor

Türkiye’de ilk kez, felsefe bölüm başkanlarının katılacağı bir çalıştay düzenlenecek. 22-23 Kasım’da Erciyes Üniversitesi’nde 60 bölüm başkanının katılacağı çalıştayda, felsefe bölümlerinin kapanma tehlikesi, felsefe öğrencilerinin istihdam sorunu ve Türkiye’de felsefeye bakış açısına dair ortak bir rapor hazırlanacak. Çalıştayda ilköğretimden üniversiteye felsefe, felsefe mezunlarının iş imkanları, felsefi danışmanlık gibi konularda da konuşmalar yapılacak.


Aysel Bozan Yılmaz/ MİLLİYET


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    1 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (1)