16.05.2018 09:27 | Son Güncelleme: 16.05.2018 09:27

İTÜ ve ODTÜ'de Neler Oluyor?..

İTÜ ve ODTÜ, ülkemizin iki güzide üniversitesi. Dün de böyleydiler, bugün ve yarın da öyle kalacaklar, bundan hiç kimsenin kuşkusu olmamalı. Ama belli ki bazı sıkıntıları var!..
E-Posta: aguclu@milliyet.com.tr / editor@egitimajansi.com
İTÜ ve ODTÜ, ülkemizin iki güzide üniversitesi. Dün de böyleydiler, bugün ve yarın da öyle kalacaklar, bundan hiç kimsenin kuşkusu olmamalı. Ama belli ki bazı sıkıntıları var!..

Ülkeleri önemli ve farklı kılan, köklü öğretim kurumlarıdır. Hele bir de dünyaya açılmışlar ve değer görüyorlarsa, onlarla gurur duyulur.
İTÜ ve ODTÜ de bu misyonunu, fazlasıyla yerine getiriyor. 
Modern Türiye'nin kurulmasında, ülkemizin dünyada temsilinde, bilim ve teknolojinin gelişmesinde çok önemli katkılar var.
Üniversiteler, özgür ortamlarda büyür,gelişir ve kök salarlar.
Özgürlükleri kısıtlandığında ya da öyle bir intiba oluştuğunda, hiç hak etmediği eleştirilere maruz kalırlar.
Zor dönemlerde, en büyük faturalar, hep üniversitelere çıkartılmıştır. Yine öyle olmamalı.
"Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer" derler. 
Bugünkü üniversite yönetimlerinin temkinliliği de bu yüzden diyenler çıkabilir ama görünen o ki, ortada bir rahatsızlık var.
Aşağıdaki açıklamalar, biraz uzun gibi gözükse de, bu iki güzide üniversitemizde, olup bitenleri anlama açısından, belki biraz ipuçları verebilir.
Her iki üniversitemizi de çok seviyoruz ve mezunuyla, öğrencisiyle, öğretim üyeleri ve yönetim kadrolarıyla, bu sıkıntılı günleri çok çabuk aşacaklarına inanıyoruz...

ODTÜ



 Sayın Abbas Güçlü,
Dün “ODTÜ Gecesi” başlıklı yazınızı okuyunca yazmak istedim.
Maalesef ülkemizin göz bebeği üniversitelerimizden ODTÜ de artık iyiden iyiye yıllardır ısrarla sürdürülen kalitesizleştirme opersayonunun hedefi halinde. Biliyorsunuz ODTÜ’de de “atamalı rektör” dönemi yaşanıyor. Ve ne acıdır ki yıllardır ODTÜ ile adı birlikte anılan ODTÜ Mezunlar Derneği ile ODTÜ arasındaki ilişkiler, rektör değişimi ile birlikte, diplomasi deyimiyle “Büyükelçilik düzeyinden maslahahatgüzar düzeyine inmiş durumdadır.” 
Örneğin, ODTÜ Mezunlar Derneği bünyesinde yıllardır faaliyetini sürdüren “ODTÜ Mezunları Türk Müziği Korosu” vardır. Koroyu, TRT Ankara Radyosu Kanun Sanatçısı, ünlü kanun virtüözü, aynı zamanda ODTÜ Fizik Bölümü mezunu olan Tahir AYDOĞDU çalıştırılmaktadır. Koro, konserlerinden elde edilen geliri prensip olarak ODTÜ Mezunları Derneği burs fonuna aktarmaktadır.
Korunun her yıl 2 kez konseri olmaktadır. Bu konserler, en son Aralık 2017 konserine kadar ODTÜ içerisinde bulunan Kemal Kurdaş Kongre Merkezinde düzenlenirdi. Bildiğim kadarıyla bunun için ODTÜ’ye belirli bir kira bedeli de ödenirdi. Aralık 2017 konseri için, yeni ODTÜ yönetimi salonu vermemiş, sanırım çok yüksek bir ücret istemişler  ve ilk olarak ODTÜ Mezunları Türk Müziği Korosunun konseri ODTÜ Kemal Kurdaş Kongre Merkezinde değil, Ankara Tevfik Fikret Lisesinde düzenlendi.
Yani her yerde olduğu gibi ODTÜ’de de geçmişle, eski mezunlarla bağlar hızla koparılıyor. Mezunların ODTÜ’ye olan aidiyet duygusu yok edilmeye çalışılıyor. Malumunuz ODTÜ’nün muhteşem bir kampüsü var. Burada çeşitli spor imkanları ve sosyal tesisler mevcut. Eski mezunların son zamanlarda sık sık dile getirdiği bir şikayet şudur: Zaman zaman bir misafirimizle birlikte ODTÜ’ye gittiğimizde girişlerde eskiden olmayan zorluklar çıkarılıyor.
Maalesef durum bu.
Yayımlarsanız adımdan bahsetmemenizi rica eder saygılar sunarım.


İTÜ

İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü, öğrenci kulüplerinin etkinliklerini sansürlemeye, yasaklamaya devam ediyor.

İTÜ İş Güvenliği Kulübü’nün 15 Mayıs Salı günü düzenleyeceği “Türkiye’de İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği” başlığını taşıyan ve gazeteci İsmail Saymaz ile akademisyen ve aydın Sungur Savran’ın katılacağı etkinlik rektörlük tarafından yasaklandı. Etkinliğin yapılabilmesi için konuşmacı Sungur Savran’ın etkinlikten çıkartılmasını şart koştu. İş Güvenliği Kulübü’ne etkinliğe uygulanan bu sansür için hiçbir sebep sunmadı. Etkiliğin diğer konuşmacısı İsmail Saymaz da okul yönetiminin Sungur Savran’a yasak koyma kararını protesto ederek İTÜ’ye gelmeyeceğini açıkladı.

İTÜ Rektörlüğü bununla birlikte son bir haftada İTÜ Sosyal Bilimler Kulübü’nün yapacağı etkinlikten konuşmacı İTÜ Mezunu Mücella Yapıcı’ya gerekçe göstermeden yasak koydu, İTÜ Makine Mühendisliği Kulübü’nün de 4.sünü düzenleyeceği mezun sohbetleri etkinliği yasaklandı.

İTÜ’de öğrenciler sık sık karşılaşılan benzer durumlara kayıtsız kalmıyor. Rektörlüğün bu keyfi yasaklamalarının ifade ve fikir özgürlüğüne birer saldırı olduğunu dile getiren öğrenciler tepkileri sürekli bir şekilde dile getiriyor.
Aşağıda sansüre ve yasaklara uğrayan İş Güvenliği Kulübü, Makine Mühendisliği Kulübü ve Sosyal Bilimler Kulübü’nün açıklamaları bulunuyor:
 
“Bütün İTÜ’lülere, basına ve kamuoyuna
Kulüp olarak 15 Mayıs Salı günü gerçekleştirmeyi planladığımız, Türkiye'de İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği sorunlarını tartışacağımız etkinliğimize konuşmacı olarak araştırmacı gazeteci İsmail Saymaz ile birlikte Sungur Savran'ı davet etmiştik. Sağlıklı, bol tartışmalı ve faydalı bir etkinlik olabilmesi için kulübümüz etkinlik çalışmalarına aylar öncesinden başlamıştır. Bu süre boyunca etkinliğimizin resmi başvurusu, danışman hocamızın ve rektörlük makamına kadar gerekli bütün alt mercilerin imzasından geçmiştir. Kulübümüze etkinlik onay işlemlerinin tamamlandığı bilgisinin gelmesine rağmen etkinliğimiz,  rektörlük makamı tarafından uygun görülmeyerek yasaklanmıştır.
Bu kararın ardından kulübümüz, rektör yardımcısı Prof. Dr. Ali Fuat Aydın ile görüşmüştür. Bunun üzerine etkinliğimizin izni, Sungur Savran'ın katılmaması koşulu ile verilmiştir. Kulübümüz ile rektörlük arasında gerçekleştirilen görüşme esnasında Sungur Savran'ınrektörlük makamınca uygun bulunmamasına gerekçe olarak, kulübümüze hiçbir geçerli sebep sunulmamıştır. Sungur Savran, daha önce defalarca çeşitli televizyon programlarına konuk olmuş, çeşitli gazetelere yazı yazmış, gerek yurt içinde gerek yurt dışında sayısız etkinlik ve organizasyona konuk olmuş bir aydındır. Ne Kültür Sanat Birliği yönetmeliğine, ne bu yönetmeliğin bağlı olduğu 2547 nolu Yükseköğretim Kanunu'na göre, Sungur Savran'ınengellenmesi için hiçbir sebep yoktur. Sungur Savran'a koyulan bu yasak, rektörlük makamının verdiği keyfi ve siyasi bir karardır. Etkinliğimizin ikinci konuşmacısı İsmail Saymaz da, Sungur Savran’ın engellenmesini protesto ederek etkinliğe katılmayacağını bildirmiştir. Bu durum dolayısıyla 15 Mayıs günü planladığımız etkinliğimizi iptal etmiş bulunuyoruz. İlgilerinden ötürü bütün İTÜ’lülere teşekkür ediyoruz.   
İTÜ İş Güvenliği Kulübü olarak, İstanbul Teknik Üniversitesi Kültür Sanat Birliğine bağlı çalışan bir öğrenci kulübüyüz. Kulübümüz, Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri olan işçi sağlığı ve iş güvenliği konusu üzerine çalışmak ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nde bu konu üzerine hem akıl yürütmek, hem de duyarlılık oluşturmak üzere faaliyetlerini sürdürüyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği konusuna farklı açılardan yaklaşmak, kulübümüzün temel görevidir. Ne olursa olsun bu görevi iyi bir şekilde yapabilmek için çalışmaya devam edeceğiz. Sungur Savran'ın etkinliğimize katılımını engelleyen kararı kabul etmediğimizi bütün kamuoyuna bildiriyoruz. Bütün İTÜ bileşenlerini, öğrenci kulüplerinin etkisizleşmesinin, uzmanlık kulüplerinin tek tipleşmesinin karşısında bir araya gelmeye davet ediyoruz.

İTÜ İş Güvenliği Kulübü”

İTÜ bileşenlerine, basına ve kamuoyuna

Kulüp olarak önümüze çıkarılan engellerden bıkmış bulunuyoruz. Rektörlük bizi bir uzmanlık kulübü olarak desteklemek bir yana önümüze sürekli olarak engeller koymaktadır. Son olarak daha önce ki yıllarda 3 defa düzenlemiş olduğumuz “Mezunlarla Sohbetler” etkinliğimizin dördüncüsünü gerçekleştirmek için gerekli her evrağı teslim etmemiz, hiçbir araç-gereç talep etmememiz ve hatta KSB’den her türlü onayı almamıza rağmen etkinliğimiz Rektörlükten gelen talimat doğrultusunda sebep gösterilmeden iptal etmiştir.

Biz kulüp üyeleri ve İTÜ öğrencileri olarak İTÜ’de kulüp faaliyetlerinin yönetim tarafından sadece sponsorluklar ile okula bütçe dışı gelir sağlayan yerler haline getirilmeye çalışıldığını görüyor ve sizlere üzülerek bunu bildiriyoruz. Tüm öğrenci kulüplerini tek tipleştirmeye, etkisizleştirmeye, baskı, sansür ve yasaklara karşı bir araya gelmeye davet ediyoruz.
İTÜ Makine Mühendisliği Kulübü”
 
 
İTÜ KAMUOYUNA!
 
Merhabalar 
Bizler Sosyal Bilimler Kulübü olarak yapmış olduğumuz ‘Mühendisliğin ve Mimarlığın Toplumsal Sorunları’ başlıklı etkinliğimizin süreci hakkında sizleri bilgilendirmek istiyoruz.

Bahsi geçen etkinliği aslında 21-22 Şubat’ta yapacaktık. Gerekli dilekçeleri aylar öncesinden vermemize ve sürekli KHŞM(KSB), Rektörlük arasında mesai harcamamıza rağmen bize cevap dahi verilmemişti ve biz de bu durumu sizlerle paylaşmıştık. 
 
Başka kulüplerin de sansürlenmesi ve bu sansüre karşı ses çıkarması sonucu tam da kulüpler birliği seçimi sırasında Kulüpler Birliği aracıyla “Sizin dilekçeler arada kaynadı, tekrar gönderin eksiksiz hemen işleme sokalım” dediler.  Biz önceki etkinliğe çok emek harcadığımızı eğer kabul edilmeyecekse boşa emek harcamayacağımızı söyleyerek KB’den etkinliğimizin onaylanacağına dair söz aldık ve etkinlik tarihinden 3-4 hafta kadar önce dilekçelerimizi verdik. Etkinliğin durumunu her sorduğumuzda bize rektörlükte imzalanacak diye geçiştirdiler. Etkinliğe 3 gün kala bize Mimarlar odasından İTÜ’75 mezunu yüksek mimar Mücella Yapıcı’yı konuşmacı listesinden çıkarmadığımız takdirde etkinliği yaptırmayacaklarını dayattılar. Biz başta bunu kabul etmedik ve etsek dahi tekrar afiş hazırlamamız ve dilekçeleri tekrar vermemiz gerekecekti. Yani kalan konuşmacılarla yapsak dahi yeteri kadar duyuramamış olacaktı. Daha sonra yine de kulüpte emek veren arkadaşlarımızın emekleri boşa gitmesin diye dilekçelerimizi verme kararı aldık. 
 
Devam eden süreçte aydın kimlikli başka konuşmacılarından İTÜ’den 2 sene önce mezun olmuş sıra arkadaşımıza kadar çok kişinin sansürlendiğini gördük. Dolayısıyla bu açıklamayı yapmaya karar verdik. İktidar dışındaki herkese küfür eden, mezhepçi ve ayrıştırmacısözleriyle tanınan Roterdam İslam Üniversite Rektörü’nün etkinlik yapabildiği bilim yuvası Teknik Üniversite’de  aydınlar yer alamıyor. Bu durum da ülkenin mevcut durumuyla bağdaşlaştırılıyor. 
 
Fakat üniversiteler bilim ve aydınlanma merkezleridirler. Üniversitelerin memleketin mevcut durumundan yakınması veya kaçınması değil toplumları mevcut durumdan çıkaracak yolu göstermesi, aydınlatması ve ileri çekmesi gerektiğine inanıyoruz.
 
İTÜ Asırlardır Çağdaş!              


İTÜ Sosyal Bilimler Kulübü        
Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn
En Çok Arananlar: itü, odtü, abbas güçlü, üniversite

Yorum Yazın

Diğer Haber Başlıkları

Anketler

Üniversitelerin bölünmesine nasıl bakıyorsunuz?


Editör Mail