13.11.2017 17:09 | Son Güncelleme: 13.11.2017 17:09

PISA Direktörü Kral Çıplak Dedi! Bakalım MEB Ne Diyecek!

PISA Direktörü Andreas Schleicher’in açıklamaları çok çarpıcı.
E-Posta: aguclu@milliyet.com.tr / editor@egitimajansi.com
PISA Direktörü Andreas Schleicher’in açıklamaları çok çarpıcı.

Eğitimde sınıfta kaldığımız daha çarpıcı bir şekilde ifade edilemezdi. Önemli olan Ankara’nın bunu ne kadar ciddiye alacağı! Sınav sonuçları gibi Schleicher’ri de tiye mi alacaklar yoksa gerçeklerle mi yüzleşecekler, hep birlikte göreceğiz!..

 
Schleicher, Habertürk'ten Nalan Koçak'ın sorularını cevaplandırırken, önemli dünyanın gidişatına ve bizdeki eğitim sistemine yönelik, önemli tespitlerde bulunuyor.

Bizi sevdiği ya da sevmediğinden değil, kendisine sorular yöneltilmiş o da cevap veriyor. Bir Fransız ya Japon gazeteci sorsaydı, bu kez de, onlara yönelik konuşurdu. İşte bu yüzden öküzün altında buzağı aramamak gerekir.

 
Peki Schleicher ne diyor?

İşte bazı satır başları ve kısa kısa yorumlar:

 
* Eğitimin genel başarısı asla öğretmenlerin başarısından fazla olamaz. En yetenekli kişiler öğretmen olmaya çekilmeli.

(Sadece bizim için değil tüm ülkeler için geçerli. İyi öğretmen olmadan iyi insan, iyi doktor, iyi mühendis, iyi yargıç ve her şeyden önemlisi de iyi yurttaş yetiştiremezsiniz)

* Türk öğrencilerin iyi oldukları alanlar artık dünyada daha önemsiz.

(En iyi öğrencilerimizi hep belli alanlara yönlendiriyoruz. Örneğin tıbba, mühendisliğe, oysa her alan çok önemli. Özellikle de temel bilimler! Ala nedense biz sosyal bilimleri yok sayıyoruz)

* Geleceğin öğretmeni daha az eğitmen, daha çok akıl hocası olacak.

(Bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Önemli olan onu, geleceği için nasıl şekillendireceği, keşke biraz da ona kafa yorsak)

* Değişen dünyada yeni yetenek çeşitlerine ihtiyacınız var. Ve Türk eğitim sistemi buna uyum sağlayamadı.

(Sınavlardan başka gözümüzün bir şey gördüğü mü var!)

* Matematik zor değil. Korkunun nedeni öğrencilerin temelinin olmaması.

(Sorun sadece Matematik değil ki, tüm dersler için durum farklı değil)

* Hükümet öğretmenliği hem finansal hem entelektüel açıdan çekici kılmalı.

(Sadece Hükemet mi, üniversiteler, veliler, öğrenciler, basın herkes öğretmeni ciddiye almalı)

* Sınavlara daha az, hayata daha çok kafa yorun.

(Aaa işte bak bu olmaz, milyarlık sınav sektörü ve aileler buna izin verir mi!)

* Çocuklarınızın yaratıcı, risk alan bireyler olmasını istiyorsanız hata yapmalarını göze almalısınız.

(hatasız kul olmaz diye şarkılar yapıyoruz ama benim çocuğum hata yapmaz takıntısından hiç kurtulamadık)

* Bence eğitimin geleceği toplumsal değerlerde. Açık olmak, farklı kültürlere saygı duymak, cesaret, merak.

(Sadece eğikimin mi, dünyanın geleceği uzlaşmada ama biz uzlaşan değil çatışan nesille yetiştiriyoruz. Çünkü benim başarılı olmam için, diğerlerinin başarısız olması gerekiyor!)

* En iyi öğretmenler için dezavantajlı okulları cazip kılma konusundaki çabanızı ikiye katlamanız gerek. Bu olmazsa eşitsizliği artırırsınız. Çünkü düşük gelirli öğrenciler, mahallelerindeki okullara sıkışır kalır.

(En iyi okulun, en yakın okul olması için başta devlet, yerel yönetimler ve aileler olmak üzere herkesin taşın altına elini koyması gerekir)

* En iyi öğrencilerin en iyi eğitime ulaşmasını istiyorsanız, her okul nitelikli olmalı.

(Bu hiçbir ülke için mümkün değil. Finlandiya gibi minnacık ülkeler de bize örnek teşkil etmez ama bu yolda çaba göstermek çok önemli)

* "Seçmek" eğitimde hiçbir zaman iyi bir yöntem değil.

(Seçmek yani sınavlar, elbette hiç kimsenin bayıldığı bir sistem değil ama zorunlu. İş o naktaya gelmeden sorun çözülmeli ama buna önce inanmak gerekir.)

 

Eğitimi, keşke biraz da entelektüel, evrensel ve daha geniş boyutlarda tartışabilsek. İşte o zaman farklılıklar yaratabilir ve bizleri de örnek almalarını sağlayabiliriz…
Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn

Yorum Yazın

Diğer Haber Başlıkları

Anketler

Türkiye'de çocuklar mutlu mu?


Editör Mail