İl Emri

Eş durumu atamalarından itibaren kalkmış olan İL EMRİ ibaresi ile birçok öğretmen mağdur bırakılmıştır.Ben gibi birçok öğretmen arkadaşım eşinden ve çocuklarından ayrı kilometrelerce uzakta yaşamaya çalışmaktadır ve sabırsızlıkla eş durumu özrü atamalarını beklemektedir.Ama İL EMRİnin kaldırılmış olması umutlarımızı gitgide azaltmaktadır.Yetkililerden bu konuda yardım bekliyoruz ve AĞUSTOS EŞ DURUMU ÖZRÜ atamalarına İL EMRİ ibaresinin geri gelmesini büyük bir umutla,merakla bekliyoruz... Ailelerin parçalanmasına göz yumulmayacağını temenni ediyorum... Saygılar...
Oyla Oy sayısı: 1
- 09 Mayıs 2009 Cumartesi 17:34

Eş Durumu Mağduruyum

Sayın Abbas GÜÇLÜ, Bende eş durumu mağdurlarından biriyim. Eşim İzmir'de ben Van 'da. Aramızda yaklaşık 1800 km mesafe. Biz sözde evliyiz. Nasıl evlilikse artık. (Ben Türkiye'nin en doğusunda eşim en batısında.) Şubat'ta kaldırılan il emri Ağustosta açılmazsa ben ve biz ve bizim gibi ayrı olan yuvalar yıkılacak. Uzaklığın vermiş olduğu sıkıntılar, psikolojik bunalımlara yeni evli çiftler daha ne kadar dayanabilecekler. Her gece başını yastığa koyduğunda ağlayarak uyuya kalan bir öğretmenin burdaki yavrucaklara verdiği eğitim kalitesi ne kadardır? Bunca şeye rağmen yine de elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmaktayız. Yeni Bakanımızın bu durumu göz önünde bulunduracağından adım gibi eminim. Evli olan kişilere soruyorum eşlerinden ne kadar ayrı kalabilirler? Biz zaten 1yıl staj süresi boyunca ayrılığı göze alıp çalışmaya geliyoruz. Bunun sıkıntısının üzerine bir de il emri kaldırılınca bu sürenin ne kadar uzayacağı belli bile değil. Şahsım adına çalıştığım yerde yılda 18 puan alıyorum. Ne yazık ki İzmir şubatta eş durumu atamalarını yaklaşık 144 le kapattı. Yaklaşık 8 yıl kadar bir süre ayrı mı kalacağım eşimden? Ne kadar mantıklı??? Bir an önce bu yanlışın düzeltilmesi gerekiyor. Yoksa eğitim camiasında bir sürü boşanmış çiftler olarak MUTSUZ bir geleceğe hapis edileceğiz. Saygılarımla
Oyla Oy sayısı: 0
- 09 Mayıs 2009 Cumartesi 17:33

DGS İçin Bazı Bölümlerden Kontenjan Açılmamış

Lisans öğrenimine devam etmek isteyen önlisans mezunlarının katılacağı DGS sınavı için başvurular 11 Mayıs Pazartesi günü başlayacak fakat yayınlanan klavuza göre bir çok üniversite bir çok bölümden kontenjan açmamış. İşin ilginç tarafı devlet üniversiteleri en çok talep edilen bölümlerine hiç kontenjan koymazken(Örneğin:Ege üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği önceki yıllarda 5 kişi alıyorken bu sene kontenjan açmamış) vakıf üniversitelerinin kontenjanları geçmiş yıllara oranla neredeyse %100 artmış durumda. Geneli meslek lisesi çıkışlı olan ve ÖSS'deki kat sayı adeletsizliği sebebiyle üniversite şansı neredeyse hiç olmayan, ara eleman olarakta hak ettikleri ilgiyi görmeyen bu insanlar , lisans mezunu olup bu olumsuzlukları bertaraf etmek için DGS'ye hazırlanıyorlar fakat ÖSYM'nin eziyetleri bitmiyor. Bütün sene dershaneye giderek gerek maddi gerek manevi hem kendisini hemde ailesini sıkıntıya sokan fakat yayınlanan klavuzla tercih edebileceği bölümün olmadığını gören bu kadar insanın şimdi ne yapması gerekiyor? ÖSYM tercihleri sınavdan sonraya bırakarak ağzımıza bir parmak bal çaldı ama 18 tercihi doldurabilecek kontenjan açığı yok. Vakıf üniversitesinde okuyamayacak durumda olan insanlar ne yapacak? Bunca gence istihdam sağlayamadığı gibi eğitim mevzusunda da önünü kapatan bu zihniyete nasıl bir çözüm bulunabilir? Bizde hayal edebilmek,çalıştığımız zaman bir şeylerin karşılığını alabilmek istiyoruz. Umarım sesimizi duyurabilirsiniz sayın Güçlü.
Oyla Oy sayısı: 0
- 08 Mayıs 2009 Cuma 20:28

Eğitim Sisteminden Şikayetçiyim

Böyle bi eğitim sistemine tabi tutulmaktan şikayetm var!! okullar bam başka yerlere gidiyo paralı eğitim aldı başını gitti buna kimsenin kulak astığı yok parası olmadan durumu yeterli olmayanın okuması iyi konumlara gelmesi o kadar zor ülkemizde okullar var diyolar. HII! bu diyen devlet okullarında okumamış olsa gerek hocalar ayrı bi alem öğrenciyi takmıyor herkes kendi sazından çalıyor(bunu işini gerektiği gibi yapan eğitimcilere demiyorum onları takdir ediyorum). özellikle bunu okullardaki idareciler yapıyolar ama en iyi bildikleri öğrenci okuldan soğutmak korkutmak öğrenciye istediği gibi davranan idareciler. ayrıca günümüz öğretmenlerinde de müthiş değişim var öğrenciye bişeyler vermek istemiyolar zil çalsada çıksak akşam olsada eve gitsem düşüncesinde günümüzde bunlar büyük bi çoğunluk oluşturuyor. tabi ki fazlasıyla laiki ile yapanlarda yok değil ama bunlar az sayıda olduğu için yetmiyorlar onları takdir ediyorum ve her öğrenciye onlar gibi öğretmen nasip etsin diyorum.İşte liselerde eğitim bu durumda iken bide yeni sınav sistemi getirdiler hiç bir hazırlık yok alt yapı yokken DAN!! diye konuldu sınav sistemi nasıl bi ülke nasıl bir eğitim sistemi şaşkınlık içindeyim çok kısa zaman içinde 4-5 kez sınav sistemi değişiyo buda türkiyedeki eğitim sistemine çok büyük darbe olarak görüyorum. Gelelim son gelen öss sistemine ben bir 11. sınıf öğrencisiyim geldiler seneye buna göre sınava gireceksin dediler ben bu zamana farklı şekilde hazrlanırken son sene herşey değişti bu da demektirki bu değişikliklerin her hangi bir alt yapı olmadan yapıldığının kanıtıdır. şu ana kadar bu sınav hakkında tam bir açıklamada yapılmadı seneye sınava girecek öğrenciler kapalı bir kutuda ki sınava hazırlanmaya başladı.SORARIM YETKİLİ YERLERE NASIL OLCAK BI İŞ!!! ayrıca bu sınav sistemi dershanecilere para ile eğitim verenlerrin ekmeğine yağ sürdü buda 'PARASI OLAN OKUYACAK' sözünü doğrulamaktadır. yetkililerin öğrencilerin bu sorununu duyması ve bir nebzede olsa duryarlılık göstermesini dileriz... SAYIN GÜÇLÜ sizi de liselerede bekliyoruz üniversitelerde olduğu gibi oralarda da konuşak gençler ve konuşulacak bir çok konu var saygılarımla
Oyla Oy sayısı: 1
- 08 Mayıs 2009 Cuma 16:04

ALES'te Puanım Düşürüldü

Hataydan sızlere selamlar. ben Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunuyum. ALES e basvurularda gecerli olan okul diploma notumuz düşürüldü. 71,4 olan okul puanım 56 ya düştü. yani 70 olan CC 53 e çekildi. benım puanım yaklaşık olarak 15 puan düştü. Ancak puanı yüksek olan arkadaslarda pek bir düşüş olmadı. kısacası bır umudumuz vardı o da bıtti.Bu durumu hiç kimse dile getirmedi. bu haksızlığa kım dur diyecek.
Oyla Oy sayısı: 0
- 08 Mayıs 2009 Cuma 13:27

Ailemden Ayrılmak İstemiyorum

Merhabalar Ben de parçalanmış bir öğretmen ailesi mağduru olarak size yazıyorum. Kadrolu 15 yıllık bir sınıf öğretmeniyim yaşım 38 ve açıktan atama yoluyla 10.yılımda istifa edip 4 yıl ara verdikten sonra tekrar göreve dönmüş bir öğretmenim.Dönüş için ailemin yanına değil de ikamet ettiğim İzmir'e yakın bir şehir olan Bursa'ya 3 eylül 2008 de tayinim çıktı ve gelip göreve başladım.Ancak 9 Eylül'2008'de yayınlanan bir genelge ile eş durumu özürlerin şubat ve ağustos aylarında yapılacağı açıklandı eğitimin aksatılmaması için ,üzülmüş olsak bile gayet doğal ve mantıklı diye düşündük.Bizde ailecek ne olacak şubata kadar idare ederiz ve zamanı gelince tayinimizi isteriz diyerek bekledik o güne kadar. Ocak 2009 da yayınlanan kılavuzda bu kez açıktan atama ile göreve başlayanlar 1 yılı görev yerinde doldurmadan eş durumu tayini isteyemezler ibaresi yer aldı ve maalesef şubatta isteyemedim.Hafta içi Bursa öğretmen evinde kalarak ve her hafta sonu İzmir -Bursa yolu yaparak zamanımı doldurmaya çalışıyorum . Ancak 3 eylül de göreve başlamış olduğumdan dolayı bir yılı doldurmadan ağustos ayında yapılacak olan eş durumu tayinlerinden de faydalanamaıyacağım söylenmekte ve böyle olursa ancak şubat 2010 da ailemin yanına gidebileceğim , bunun düşüncesi şimdiden ürkütüyor. Eşimde devlette anadolu lisesi öğretmeni İzmir'de, doğu görevimizi tamamlamış olmamıza rağmen halen sıkıntılar çekmekteyiz . Maddi manevi yıprandık , çocuğumu haftada ancak iki gün görme şansına sahibim .Onun da psikolojisi çok etkilendi.İnanın ailecek çok zor durumdayız. Benim gibi açıktan atama ile 1.5 yıl ailesinden ayrı kalacak öğretmenler var.Özel hayatı düzenli ve huzurlu olmayandan iş hayatının nasıl sağlıklı gitmesini beklenebilir?Hele ki bu kişiler geleceği hazırlayan biz öğretmenler isek. Bizlerin feryatlarını duyursanız sizlere çok minettar kalacağız. Saygılarımla.
Oyla Oy sayısı: 0
- 08 Mayıs 2009 Cuma 00:09

LÜTFEN SESİMİZE ÇARE OLMAMIZA YARDIM EDİN!

Merhaba Abbas Bey; ben ve eşim öğretmeniz. Ben Isparta'da, eşim Van'da çalışıyor eskiden eş durumu atamaları çok rahat oluyordu. Ama artık İL EMRİNE ATAMAYI kaldırdıkları için eşimle bir araya gelemiyoruz. Anayasada aile bütünlüğünün korunması zorunluluğu yer alırken binlerce öğretmen eşinden kilometrelerce uzakta. Yeni Milli Eğitim Bakanımız eski Aileden sorumlu bakandı o yüzden bizim derdimize çare bulacağını düşünüyoruz. Sesimizi Nimet Hanım'a duyurmamıza yardım edin. İyi çalışmalar. İnsani yarınlar diliyorum...
Oyla Oy sayısı: 0
- 08 Mayıs 2009 Cuma 00:04

Eş Durumu Mağduriyeti

Sayın Abbas GÜÇLÜ; Şu an dile getireceğim mağduriyet yüzlerce öğretmen gibi benim de mağduriyetimdir. Evlendim ve tüm evliler gibi eşimle aynı yerde yaşamak istiyorum. Aramızda 100 değil tam 1000 km mesafe var. Çünkü bakanlık özür grubu atamalarında yönetmeliği değiştirdi ve eşleri birbirinden ayrı düşürdü. Sadece ben değil yüzlerce meslektaşım aynı sorunu yaşıyor... Evet ben sadece eşimden ayrıyım... Ama gördüm ki çocuklarından ayrı olan, sağlık özrü olupta tedavi imkanlarına yüzlerce km uzakta olan meslektaşlarım da varmış... Bu durum kim bilir kaç aileyi parçalayacak, kaç çocuğu anasız babasız bırakacak ya da hasta olan kaç meslektaşımın zor günler geçirmesine sebep olacak... Bunca sorunla uğraşırken sınıflarımızda ne kadar verimli olabildiğimiz de düşünülmesi gereken bir konu. Ayrıca MEB bize atanamıyorsanız ve eşinizin yanında olmayı çok istiyorsanız ücretsiz izin hakkına sahipsiniz diyor. Açıkça ya eşin ya maaşın diyor.. Ben ve benim gibi mağdur arkadaşlarım karar vermekte çok zorlanıyoruz... Bu hepimizin çığlığıdır! Yazılarınızda bu konudan bahsederek belki bizlere umut ışığı olabilirsiniz... Şimdiden teşekkür ediyor saygılar sunuyorum...
Oyla Oy sayısı: 0
- 07 Mayıs 2009 Perşembe 23:57

Meb Özür Grubu Eş Durumu Atamaması

Evet eş durumu bu düzende oldukça zor hatta birçok kişi için imkansız oldu. ülkenin geleceğini emanet edeceğimiz öğrencilerin öğretmenlerinin sorunları geleceğede yansıyacaktır. il emri geri gelmeli yoksa birçok aile içinden çıkılmaz bir girdaba girecek.
Oyla Oy sayısı: 2
- 07 Mayıs 2009 Perşembe 23:51

BUGÜNKÜ YAZINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ.

Sayın Abbas GÜÇLÜ , Bugün kaleme aldığınız yazı için size parçalanmış öğretmen aileleri adına teşekkrü bir borç biliyoruz.Biz uzun zamandır size ulaşmaya çalıştık ve sonunda sizin bizim sesimize ses olduğunuzu görmek bizi bu zor günlerimizde az da olsa mutlu kıldı.Çünkü biz ailelerinden ayrı yaşamaya mahkum edilen öğretmenler , ocak ayından beri sesimizi duyurmaya çalıştık fakat ne bakanlık nede eski bakan bizim feryatlarımıza ,çığlıklarımıza kulaklarını tıkadılar.Bizi görmezden geldiler.Ama biz eşinden ayrı yaşayan öğretmenler pes etmedik ve sesimizi sonunda size ulaştırabildik.Bu durum şuan bizi magdur etti fakat ÖZÜR GRUBU KLAVUZUNDA '' İL EMRİNE ATANMA '' maddesi geri gelmez ise bir çığ gibi büyüyecek bu sorun.Anayasal bir hak olan ''AİLE DEVLET TARAFINDAN KORUNUR ''kavramının sadece yazılı olarak kalmasını değil uygulanmasını istiyoruz.Biz ailelerimizin parçalanmasını istemiyoruz.Yetkililerden ricamız bu durumu biran önce düzeltmeleri.Tekrardan size teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Oyla Oy sayısı: 0
- 07 Mayıs 2009 Perşembe 23:07

İngilizce Öğrenmek İstedim,Aldatıldım

Sayın Güçlü Ben Pendik Devlet hast. de görevli bir uzman doktorum. İngilizcemi geliştirmeyi çok istediğim ve gerekli bulduğum için maltepe amerikan kültür dil okuluna 2 yıl önce 2+1 için 3000tl ödeyerek ve markaya güvenerek kayıt yaptırdım. İlk kurdan itibaren sistemsiz, belli bir standartı olmayan, öğretmeyi değil göz boyamayı yeterli gören bir kursla karşılaştım. Çoğu zaman yetersiz ve modern ingilizce eğitim yöntemlerinden bihaber öğretmenlerle ders yapıldı. Defalarca şikayet etmemize rağmen, sorunlar devam etti. 2 yılın sonunda ben, dinlenme zamanım olan hafta sonlarımı, emeğimi ve paramı boşa harcamış, sinirlerim yıpranmış bir halde kalakaldım. Kendimi çok fazla kandırılmış, dolandırılmış, haksızlığa uğramış hissediyorum. İş bulmak, kendini geliştirmek gibi amaçlarla yola çıkan insanların böyle kurumlar için uyarılması gerektiğini düşünüyorum. İlginiz için şimdiden teşekkür ediyor iyi günler diliyorum
Oyla Oy sayısı: 2
- 07 Mayıs 2009 Perşembe 22:51

YÖK'ten Diploma Denkliğine Çözüm Bekliyoruz!

-Denkliklerini almış ancak " öğretmen atamalarında geçerli değildir" ibaresi olanlar, -Ön lisansını tamamladıktan sonra Lisans tamamlayanların denkliğinin yinede ön lisans olarak verilmiş olanlar, Eğitim enstitülerinden ( 3 yıllık) mezun olup, ön lisans denkliği alanların Lisans tamamlama olanaklarının arastırılması. Denklik işlemlerinin uzun süre devam etmesi bu gençlerimizi gerek askerlik gerekse çalışma hayatına atılmaları bakımından sıkıntıya sokmaktadır. Birçoğunda moral çöküntüsü gözlenmekte ve devlete olan güvenlerini yitirmelerine neden olmaktadır.Bu konuya çözüm bulunmasını istiyoruz !
Oyla Oy sayısı: 0
- 07 Mayıs 2009 Perşembe 16:17

Hepimizin ortak sesine kulak verin lütfen!!!!!

Sayın meb Bakanı Nimet Çubukçu , Kızım Bursa'da kadrolu sınıf öğretmeni. Eşi Ankara da zorunlu hizmet görevlisi. Şubat'ta istediğimiz eş durumu hizmet puanı yetmediğinden olmayınca ek eş durumu başvurularında ikisinin gidebileceği bir yerde bulamadık. Şu anda görünen kızım(20) hizmet puanı yetmediğinden eşi zorunlu tayine tabii olduğundan bir araya gelemiyorlar. Ağustos'ta isteyeceğimiz eş durumu atamalarında da hizmet puanı esasıyla olası görünmüyor. Ben kızımı öyle hayallerle öyle ideallerle ve zorluklarla okutup öğretmen olsun istedim ki Allah nasip etti sonsuz şükür. Eşinin 4 yıl sonra tayin sırası geliyor. İlk görev yeri doğuda bir il olduğundan normalde iki olan doğu hizmetini 3 kere yapmış olacak yani iki kere daha doğuda şark hizmeti görevi var. Yani konu doğudan kaçma mevzusu da değil. Şimdi biz ne yapalım Ya işin Ya eşin ikilemi arasında bırakılıp, ekonomik krizde zorlaşan hayatı bırakın, normalde iki eşin çalışmadığı durumlarda geçinmenin zorlaştığı günümüz koşullarında helal yemek, kimseye muhtaç olmamak için, ÖSS si KPSS si ile ele geçen nasibi kapatmak, elinden almak ne kadar adaletli olabilir ki! Çözümde çıkış da sizde. Sizleri seçerken etmiş olduğum gönül birliğime rağmen eşlerin kamuda bu kadar çaresiz bırakılıp aile olarak yaşama haklarının ellerinden alınması bende çok büyük hayal kırıklığı yaratmıştır. Kararlarımdan sonra başımızdaki büyüklerimizin biz sade vatandaşı mağdur etmeye imza atabileceği düşüncesini şimdilik her aklıma gelişte kovuyorum. Önümüzdeki dönemde ne olacağı ile belirsizlik hem çocuklarımızı hem de bizi umutsuzluk çukurunda adeta boğdu. Şu geçen 4 ay hiç kolay geçmedi. Her şey iki dudağınızın arasında. Seçtiklerimizin insani yönlerine olan inancımızı lütfen yıkmayın. Saygılarımla.
Oyla Oy sayısı: 0
- 07 Mayıs 2009 Perşembe 10:55

Öğrenci Affı

Sayın GÜÇLÜ. Herkesin hatırlayacağı gibi 28 Ekim 2008 tarihinde resmi gazetede yayınlanara yüyürlüğe giren 5806 sayılı kanun yani öğrenci affı konusundaki birçok arkadaşın mağduriyeti konusunda sizlere danışmak istiyorum. Kanun maddelerine göre başvuru süresi resmi gazetede yayınlandıktan itibaren 2 ay içerisindedir ve bu tarih 29 Aralık 2008 tarihinde sona ermiştir. Ayrıca yine kanunun 15. maddesi de budur: "Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı eğitim kurumları ile Polis Akademisi ve bağlı yükseköğretim kurumlarında ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenim görürken 7/6/1995 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar her ne sebeple olursa olsun okulları ile ilişiği kesilenler ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki aylık başvuru süresi içerisinde ilişiği kesilenlerin, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki ay içerisinde başvurmaları halinde, Yükseköğretim Kurulunca öğrenim görecekleri fakülte veya yüksekokulları belirlenir. Belirlenen yükseköğretim kurumlarınca intibakları yapılan öğrenciler de bu madde kapsamından diğer öğrenciler gibi yararlanırlar." Sayın GÜÇLÜ, şuanki tarih 7 Mayıs 2009. bu geçen zaman içerisinde sivil okullardan ilişiği kesilen öğrencilerin çok büyük bir kısmı ayrıldıkları okullara yerleştirildiler ve eğitimlerine devam etmektedirler hatta ve hatta eksik derslerini tamamlayıp diplomalarını alan arkadaşlarımızın olduğu da bir gerçektir. Ancak ben ve benim gibi bu kanunun 15 maddesi kapsamına giren bütün arkadaşlarım halen yerleştirilme beklemektedirler. Defalarca YÖK Başkanlığını aramamıza karşın bizlere halen kurulun toplanmadığı, kararın verilmediği, eksik belgelerin olduğu vb. mazeretlerle beklememiz istenilmektedir. Bu mazeretlerin yanı sıra, Şubat ayında YÖK ile yapmış olduğum telefon görüşmesinde sonuçların belli olacağı tarih olarak özellikle 15 Mart 2009 gibi bir tarih verilmiştir ancak görüldüğü gibi halen bir sonuç çıkmamıştır. Bu konuda ne yapmamız gerekmektedir. Bizlerin daha kaç yılını bekleterek yemeyi düşünmektedirler. Bizlere bu konuda bir yol göstermenizi, en azından bir şekilde gündeme getirmenizi istirham ediyoruz.. Saygılarımla..
Oyla Oy sayısı: 1
- 07 Mayıs 2009 Perşembe 05:21

İl Emri Kaldırılsın

SAYIN Abbas Güçlü bu kadar gencin sorunlarını gündeme getirdiğiniz için çok teşekkürler..fakat biz genç öğretmenlerinde bu yıl ki en büyük sorunu eş durumunda il emrinin kaldırılması..bu konuyuda gündeme getirirseniz hepimizi cok mutlu edeceksiniz..herkes mağdur durumda yeni bakanımızı programınıza davet ederseniz lütfen öğretmenlerin eş durumunuda unutmayın...TEŞEKKÜRLER
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 22:44

Polis koleji başvuruları

Merhaba Abbas bey bizler 8.sınıfta çocuklar olan ve polis koleji başvurularını kaçıran velileriz.Başvurular 1-10 nisan tarihleri arasında alınmış. Elimizde olmayan nedenlerden dolayı bu başvuruyu yapamadık.Bizler SBS başvurusunu yapamayanlar için nasıl tekrar elektronik ortamda başvuru hakkı sağlanmışsa bizlerede aynı hakkın sağlanmasını istiyoruz.BİLDİĞİNİZ GİBİ BUNUN İÇİN SADECE E ORTAMIN DUYURUYLA BİR (1) GÜNLÜĞÜNE AÇILIP OKULLARDAN ONAYININ YAPILMASI YETERLİDİR YETERKİ İSTENSİN BUNU İLGİLİ MERCİLER NEZDİNDE VE KÖŞENİZDE DİLE GETİRMENİZİ BEKLİYORUZ.çok mağdur durumdayız.İlginizi bekliyoruz. SELAMLAR AKYURT ÇOK PROGRAMLI LİSESİ REHBER ÖĞRETMENİ VE BİR GRUP VELİ ADINA MURAT AKTAŞ ANKARA
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 18:13

İl Emrine Atanma

Geçtiğimiz yılın sonlarına doğru yayınlanan 2009 yılı Özür Durumu Atama Kılavuzuna göre; il emrine atanma ibaresi kaldırılarak, özür durumundan başvuruda bulunan öğretmenler özürlerinin bulunduğu ilde açık gösterilen sınırlı sayıda okula puan esasına göre yerleştirildi.Milli Eğitim Bakanımızın yaşanılan bu mağduriyete kayıtsız kalmayacağına inanarak il emrine atanma uygulamasının tekrar başlatılmasını istiyoruz..
Oyla Oy sayısı: 2
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 15:56

EVLENMEK SUÇ MU HAKİM BEY?

EŞİMLE 15 TATİLDE EVLENDİK EŞİM KADROLU BENSE DEVLETTE MEMURUM , GÜZEL BİR DÜĞÜN GÜZEL BİR YUVAMIZ OLDU AMMA VELAKİN EŞİMİN TAYİNİ ÇIKMADI NEDENMİŞ HİZMET PUANI AZMIŞ.YANİ DİYORKİ HİZMET PUANIN AZSA ONA GÖRE EVLEN, DEVLET BU MU YA, AİLE BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMA BÖYLEMİ YA? BU DÖNEMDE ATANAMAYACAK BÜYÜK İHTİMAL ZATEN ATANAMAZSA ÖGRETMENLİĞİ HAKKIM OLMASADA BIRAKMASINI İSTEYECEĞİM.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 15:39

Beyin Göçü ve Yeni Askerlik Sistemi

Sayın Güçlü Genelkurmay Başkanının son basın toplantısını hepimiz dikkatle dinledik ve artık ülkemizde tek tip askerliğin olacağını öğrendik.Buna göre artık üniversite mezunlarıda 12 ay er statüsünde askerlik yapacakmış.Şimdi sorarım ülkenin beyin takımını oluşturan insanlara reva görülen uygulama nasıl olurda yurtdışında dönercilik yapan(bunu küçümsemek için yazmıyorum) vatandaşımıza uygulanmaz ve ona 21 gün askerlik yapma fırsatı verilir.Bu İlker Başbuğ paşanın eşitlik ilkesinin neresindedir.Siz 11 yıl üniversite ve asistanlık eğitimi görmüş bir uzman doktora nasıl bildiklerini ve öğrendiklerini bir kenara bırak ve gel 12 ay kışlada boş otur dersiniz.Bu kaymakam,hakim,savcı,öğretmen,öğretim üyelerimiz için de geçerlidir.Şu an ülkemizin en iyi üniversitelerinde okuyan gençlerimiz bunun üzerine yurtdışına çıkıp beyin göçüne katkıda bulunmazlar mı? Düşünün bu insanlar daha liseyi bile zor bitirmiş bir uzman çavuş(küçümsemek için yazmıyorum) karşısında nasıl hazır ola geçerler,yat kalk sürün yaparlar.Ülkemizin nadide beyinleri ve birikimleri nasıl böylesine heba edilebilir. Sizin bu konularda duyarlı olacağınızı biliyor,güçlü kaleminizle yorumlarınızı bekliyor ve saygılarımı sunuyorum.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 15:38

Artık Sesimizi Duyun

Sayın GÜÇLÜ ;Biz eş durumu mağduru öğretmenlerin sesine ses olmaya ne zaman başlayacaksınız.Öğretmenlerin en büyük özlük sorunu olan ''eşlerinmizden ayrı yaşamaya mahkum edildik'' özür grubu yer değiştirmelerinde (eş durumu) İL EMRİNE ATANMA maddesi kaldırıldığı için mağdur edildik.Size uzun zamandır ulaşmaya çalışıyoruz.Lütfen bu hususta sesisimize ses olun.Teşekkürler.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 15:37

Evli Öğretmenler Neden Ayrı Bırakılıyor

Adaylığı kalkmayan eşinin yanına gidemiyor. yıllarca ayrı yaşamak zorundamıyız. H. çelik gitti en azından yüzünü bir daha görmeyeceğiz. Aileler artık parçalanmasın bir an önce eş durumu tayinlerine bir çözüm bulunsun...
Oyla Oy sayısı: 1
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 15:18

Bilgisayar öğretmenleri

Ben Kütahyada bilgisayar öğretmenliği yapmaktayım. Sürekli bakanlığın değişen uygulamaları ve bakanlığı bile umursamıyan bir il Milli Eğitim Müdürlüğümüz var.Bilişim Teknolojileri dersi birçoğumuzun önünde sonu bilinmez bir akibette ilerliyor. Not verme, değerlendirme hakkımız elimizden alındı. Ve ders saatimiz 1'e düşürüldü. Derken okulların etkisiz elemanları oldu. Ve tamirci, angarya iş memurları haline düştük.Birde ilden ile değişen formatörlük uygulaması. Benim bulunduğum ilde görevlendirme 2 dönem, bakanlık yazısına rağmen yapılmadı. Sonra mecbur kalıncada kimse istemesin, isteyenlerde vazgeçsin diye uğraşılmaya başlandı.İnanın balirsizlik çok sevdiğim mesleğimden beni soğuttu. Bizler artık tam bir yönetmelik istiyoruz. Kimsenin bir öğretmenini etkisiz eleman yada angarya memuru yapmaya hakkı yoktur. Bizim 2 saat dersimizi ve değerlendirme hakkımızı versinler yada formatörlük rehber öğretmenlik gibi düzenlensin. Ve bizde arada kalmayalım. Tüm bilgisayar öğretmenlerinin sesinin duyulmasında lütfen yardımcı olun.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 14:51

Öğrenim kredisi borçları

Bir öğrenim kredisi mağduru olarak size sesleniyorum. artık resmen depresyondayım. bu konuda neden yetkililer hala üzerlerine düşen görevi yapmıyolar inanın bilemiyorum. binlerce mezun hakkında icra takibi başlatılmış durumda. biz sadece makul ölçülerde taksitlendirme bekliyoruz. bu konuda desteğinizi bekliyoruz. lütfen bize yardım edin. inanın o kadar zor durumdayız ki. hükümet zevk mi alıyor acaba bu kadar genci üzdüğü için ? hırsızlık mı yapalım yoksa yasadışı işlere mi bulaşalım. böylesine ekonomik krizin olduğu bir ortamda biz bu borcu nasıl ödeyeceğiz? lütfen bizim gibi gençlere destek olun çünkü bu ülkede biz gençlerin sahibi yok. 29 yaşındayım ve öğrendiğim en doğru şey bu oldu.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 14:48

ÖZÜRÜN PUANI MI OLUR? AİLELER PARÇALANMASIN

Bir de bu mağduriyeti bir annenin gözünden izleyin istedim. Ben meb'den memur emeklisii kızı ve gelini öğretmen olan bir anneyim. Çıkan her kanuna saygı duyduk hep kanunlara uyarak yaşadık. Memleketimizin ve milletimizin çıkarlarını hep önde tuttuk. Hep buna göre yaşadık. Kızım kpss puanıyla kadrolu sınıf öğretmeni olarak atandı. 27 yaşında karar verebildiği evlilik planını, Kurban Bayramında nikahını yaparak hayata geçirdik. Eşide kamu görevlisi ve kızım şu anda eş durumu mağduru. Zorunlu olarak daldırıldığı ayrılık denizinde, hasret girdabıyla baş edemedi. Yanında kalmak zorunda kaldık. Evimizi ocağımızı kapatıp, kendine bir zarar vermesi endişesiyle bulunduğu şehre geldik. Normal zamanlarında o kadar dalgın ki unuttuğu her şey hayati tehlike taşıyor. Açtığı ocağı, fırını, gaz sobasını vs. kapatmayı unutuyor. Sair zamalarda (okulda işittiği bir söz. müstakbel eşiyle mesafeden dolayı telefonda halledemedikleri yanlış anlamalar, temmuz'un ilk haftasında olacak düğünden sonra gidebilecek bir evi dahi olmaması gibi daha bir sürü sebeple) ağlama ve öfke nöbetleri bizi çok üzüyor, baş edemiyoruz. Her gün yanında kalmaya karar vermekle ne kadar iyi ettiğimizi düşünsekde bizimde yakın çevre olarak hayatımızı çekilmez hale getirdi. Kızınızın görmekte olduğunuz çıkmazları yanında, mad di manevi imkansızlıklarla oğlunuz ameliyat olmuş yanına bile gidemiyorsunuz.Birini avutayım derken diğer evledınızı küstürüyorsunuz. Anne baba olarak iki evlada bile yetemiyorsunuz. İyiki daha çok çocuk yok diyorsunuz. Hele de atama döneminden sonra 3 ay geçtiği halde gelecek atama dönemine de umut vaat eden bir şey yok ortada. Yani önümüzdeki atama döneminde de eş durumu tayini il emri olmadıkca mümkün değil. 2 senelik öğretmenin ne kadar hizmet puanı olabilir ki atansın akıl var yakın var. Kısacası ne çocuklarımız nede bizler bu travmayla başedecek halimiz kalmadı. Çünki bir insanın en doğal hakkı olan aile hayatını elinden alıyorsunuz. Sonra da hizmet alanlara yönelik uygulamalar yapıyoruz deyip bu işin içinden sıyrılıyorsunuz. Ya hizmet verenleri, bizim binbir emekle yetiştirip, yine binbir hayalle okuttuğumuz yavrularımızı Japonya'dan ısmarlayıp robota çevirdiniz de bizim haberimiz yok galiba. Yada siz öyle addediyorsunuz. Kamuda çalışan çocuklarımızın bu mağduriyetlerinin acısı konu aile olduğu için kademe kademe kademe her alana yayılmaktadır. Zaten uzun vadede bu mağduriyetlerin, toplum yapısının bozulmasında çok büyük rol oynayacak bir etken olduğunu kimse inkar edemez. Şimdi Sayın Çelik ve onun üstü tüm makamlara sesleniyorum. Siz de insansınız. Siz de babasınız, sizin de anne olan bir eşiniz var, sizin de oğlunuz kızınız var, Siz de eşinizin. evlatlarınızın ana ve babalarınızın kardeşlerinizin hatta amca dayı teyze komşularınızın dertleriyle dertlenip üzülüyorsunuz. Hele evlatlarınızın acısı ne kadar yürek yakıcıdır. Her anne baba bunu, evladının büyümesi ayakları üzerinde durması için her alanda hissettirmese de en ufak sıkıntısı olsa yüreğinde hisseder. İşte bende bir anne olarak size bu yönünüzle sesleniyorum sayın yetkililer. Artık durdurun ocaklardaki bu yangını. Saygılarımla. NOT ; Eşi de kamuda olup, kızımın bulunduğu yere gelemiyor.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 14:45
Sayfa Başına: Sayfa: