Öğrenim kredisi borçları

Bir öğrenim kredisi mağduru olarak size sesleniyorum. artık resmen depresyondayım. bu konuda neden yetkililer hala üzerlerine düşen görevi yapmıyolar inanın bilemiyorum. binlerce mezun hakkında icra takibi başlatılmış durumda. biz sadece makul ölçülerde taksitlendirme bekliyoruz. bu konuda desteğinizi bekliyoruz. lütfen bize yardım edin. inanın o kadar zor durumdayız ki. hükümet zevk mi alıyor acaba bu kadar genci üzdüğü için ? hırsızlık mı yapalım yoksa yasadışı işlere mi bulaşalım. böylesine ekonomik krizin olduğu bir ortamda biz bu borcu nasıl ödeyeceğiz? lütfen bizim gibi gençlere destek olun çünkü bu ülkede biz gençlerin sahibi yok. 29 yaşındayım ve öğrendiğim en doğru şey bu oldu.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 14:48

ÖZÜRÜN PUANI MI OLUR? AİLELER PARÇALANMASIN

Bir de bu mağduriyeti bir annenin gözünden izleyin istedim. Ben meb'den memur emeklisii kızı ve gelini öğretmen olan bir anneyim. Çıkan her kanuna saygı duyduk hep kanunlara uyarak yaşadık. Memleketimizin ve milletimizin çıkarlarını hep önde tuttuk. Hep buna göre yaşadık. Kızım kpss puanıyla kadrolu sınıf öğretmeni olarak atandı. 27 yaşında karar verebildiği evlilik planını, Kurban Bayramında nikahını yaparak hayata geçirdik. Eşide kamu görevlisi ve kızım şu anda eş durumu mağduru. Zorunlu olarak daldırıldığı ayrılık denizinde, hasret girdabıyla baş edemedi. Yanında kalmak zorunda kaldık. Evimizi ocağımızı kapatıp, kendine bir zarar vermesi endişesiyle bulunduğu şehre geldik. Normal zamanlarında o kadar dalgın ki unuttuğu her şey hayati tehlike taşıyor. Açtığı ocağı, fırını, gaz sobasını vs. kapatmayı unutuyor. Sair zamalarda (okulda işittiği bir söz. müstakbel eşiyle mesafeden dolayı telefonda halledemedikleri yanlış anlamalar, temmuz'un ilk haftasında olacak düğünden sonra gidebilecek bir evi dahi olmaması gibi daha bir sürü sebeple) ağlama ve öfke nöbetleri bizi çok üzüyor, baş edemiyoruz. Her gün yanında kalmaya karar vermekle ne kadar iyi ettiğimizi düşünsekde bizimde yakın çevre olarak hayatımızı çekilmez hale getirdi. Kızınızın görmekte olduğunuz çıkmazları yanında, mad di manevi imkansızlıklarla oğlunuz ameliyat olmuş yanına bile gidemiyorsunuz.Birini avutayım derken diğer evledınızı küstürüyorsunuz. Anne baba olarak iki evlada bile yetemiyorsunuz. İyiki daha çok çocuk yok diyorsunuz. Hele de atama döneminden sonra 3 ay geçtiği halde gelecek atama dönemine de umut vaat eden bir şey yok ortada. Yani önümüzdeki atama döneminde de eş durumu tayini il emri olmadıkca mümkün değil. 2 senelik öğretmenin ne kadar hizmet puanı olabilir ki atansın akıl var yakın var. Kısacası ne çocuklarımız nede bizler bu travmayla başedecek halimiz kalmadı. Çünki bir insanın en doğal hakkı olan aile hayatını elinden alıyorsunuz. Sonra da hizmet alanlara yönelik uygulamalar yapıyoruz deyip bu işin içinden sıyrılıyorsunuz. Ya hizmet verenleri, bizim binbir emekle yetiştirip, yine binbir hayalle okuttuğumuz yavrularımızı Japonya'dan ısmarlayıp robota çevirdiniz de bizim haberimiz yok galiba. Yada siz öyle addediyorsunuz. Kamuda çalışan çocuklarımızın bu mağduriyetlerinin acısı konu aile olduğu için kademe kademe kademe her alana yayılmaktadır. Zaten uzun vadede bu mağduriyetlerin, toplum yapısının bozulmasında çok büyük rol oynayacak bir etken olduğunu kimse inkar edemez. Şimdi Sayın Çelik ve onun üstü tüm makamlara sesleniyorum. Siz de insansınız. Siz de babasınız, sizin de anne olan bir eşiniz var, sizin de oğlunuz kızınız var, Siz de eşinizin. evlatlarınızın ana ve babalarınızın kardeşlerinizin hatta amca dayı teyze komşularınızın dertleriyle dertlenip üzülüyorsunuz. Hele evlatlarınızın acısı ne kadar yürek yakıcıdır. Her anne baba bunu, evladının büyümesi ayakları üzerinde durması için her alanda hissettirmese de en ufak sıkıntısı olsa yüreğinde hisseder. İşte bende bir anne olarak size bu yönünüzle sesleniyorum sayın yetkililer. Artık durdurun ocaklardaki bu yangını. Saygılarımla. NOT ; Eşi de kamuda olup, kızımın bulunduğu yere gelemiyor.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 14:45

ÖĞRETMENLERİN EŞ DURUMU TAYİNLERİ

Sayın Abbas GÜÇLÜ,sizde şimdiye kadar aktarılmış olan öğretmenlerin eş durumu özrü atamalarında il emrine atanmanın yeniden gelemesi gerektiği konusunda yardımcı olmanızı bekliyoruz. Sizinde bilidğiniz gibi hüseyin çelik in milli eğitim bakanlığı yaptığı 6 yılda yapmış olduğu değişiklikler kaostan başka bir sey yaramamıştır. Yeni bakanımıza bu gibi durumların aktarılmasında bize tercüman olacağınızı biliyoruz. Saygılarımla
Oyla Oy sayısı: 2
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 05:26

ÖĞRETMENLERİN AİLELERİ PARAMPARÇA...

BİZ ÖĞRETMENLER AİLELERİMİZDEN AYRI YAŞAMAYA MAHKUM EDİLDİK.ÖĞRETMENLERE YA EŞİN YA DA MAAŞIN TERCİHİ SUNULDU... Evet bu ve bunun gibi başlıklara çok sık rastlıyoruz. Ama kimse bizi dikkate almak istemiyor.Siz Abbas bey dikkate alırsınız bizi,bunu ümit ediyorum. Mağdur olan tüm öğretmen arkadaşlarım adına diyorum ki;İl emrinin geri gelmesini istiyoruz.
Oyla Oy sayısı: 2
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 02:07

Öğretmenim,Yine Eşimle Ayrı Kaldık.Sistem Değişsin Artık

Abbas bey iyi günler.Sitenizin hayırlı olması dileklerimle.Öğrenim yıllarımdan beri programınızı ilgiyle takip ediyorum.Şimdi öğretmenim.Hala MEB deki çarpıklıkları en iyi şekilde ifade etmenizi ilgiyle, dikkatle izliyor ve tebrik ediyorum.Bu çarpıklıklar içerisinde tenik eğitim mezunu olarak 2 yıl sonra atanmayı başardım.Hemde Türkiye derecesiyle 92 gibi iyi bir puanla.Fakat her şeyi hallettim derken 2 yıl önce atanmış olan ve beni bekleyen eşimle kavuşacağım derken 700 km ayrı düştük.Ben Afyon'a atandım o Kastamonu da kaldı.Eş durumu tayinlerinde eşim sözleşmeli oldugundan ve ben 1. bölgede yani çok talep edilen bir yerde olduğumdan eşim gelemiyor.Ben 2. bölge olan Kastamonuya gideyim diyorum.Norm yüzünden gidemiyorum ki Kastamonu ilinde 2 tane branşımdan norm var.(kastamonu mem den bilgidir).Şimdi biz ne yapalım da kavuşalım.Bu kötü sistemin içinden sıyırılarak ,Meslek lisesi mezunu olarak üniversiteyi kazandım , atanması en zor branşlardan birinde 2 yıl sonra 28 kişi alındı ve ben Türkiye de 3. olarak atandım.Ama hayatımın en mulu yıllarında yıllarca beni bekleyen eşimden ayrı kalıyorum.Ne kadar ayrı kalacağımız bile belli değil.(Eski) Bakanın "doğu hizmeti olan yere sen git,ben hemen göndereceğim" dediği olayı bile yapamıyorum.Evet il emrine atanma uygulaması suistimale açık ama ben ve benim gibiler ne olacak?.Neyi ne zamana kadar bekleyeceğiz.Sizden dileğimiz bu en can yakıcı düğümlenmiş olayı dile getirmenizdir. İlgi ve alakanızı eksik etmeyeceğinizi umuyor, iyi çalışmalar diliyorum.
Oyla Oy sayısı: 3
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 00:45

MEB’den Evli Öğretmenlere Acı Sürpriz: Ya Eşin Ya Maaşın

Sayın Abbas GÜÇLÜ ;Milli eğitim bakanlığı 2009’da yaptığı düzenleme ile eş durumu tayinlerini son derece zorlaştırmış hatta teorikte değil ama pratikte kaldırmıştır. Önceki yıllarda eş durumu tayinleri aşağıdaki şekilde uygulanmakta ve herhangi bir sorunla karşılaşılmadan öğretmenler eş durumu tayini isteyebilmekteydiler. Örneğin 2008 yılı atama kılavuzunda: “2.1. İller Arası Özür Durumundan Yer Değiştirmek İsteyenler” maddesinin c bendinde şu ifade yer almaktaydı: “Tercihlerime atanamadığım takdirde boş kalan diğer eğitim kurumlarına, boş kalan diğer eğitim kurumlarına da atanamadığım takdirde dağıtım için il emrine atanmak istiyorum.” Bu madde sayesinde öğretmenler eşlerinin bulunduğu milli eğitim müdürlükleri emrine atanmakta ve daha sonra ihtiyaç olan okullara dağıtılmaktaydılar. Bu madde şu yüzden gereklidir; MEB genellikle çok az sayıda okulu açık gösterip tercihleri çok az sayıda tutmaktadır.Bunu da yine eş durumu tayinlerini zorlaştırmak için yapmaktadır. Ancak bu maddenin varlığı sayesinde öğretmenler tercihlerine atanamasalar bile İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin emrine atanmaktaydılar ve ihtiyaç olan okullara dağıtılmaktaydılar.Ancak yeni düzenlemeyle bu madde kaldırılmış ve eş durumu tayinleri tamamen MEB’in insafına bırakılmıştır.Bu kılavuzun “2.1. İller Arası Yer Değiştirmek İsteyenler” başlıklı bölümünde ilk defa bu yıla mahsus olmak üzere aşağıdaki ibare yer almaktadır. “Hizmet puanı üstünlüğü esasına göre yer değiştirme istekleri alanında norm kadro açığı bulunmaması nedeniyle yerine getirilemeyen öğretmenler; takip eden yer değiştirme dönemlerinde özür durumundan tekrar başvuru yapabilecekleri gibi yürürlükteki Yönetmeliğin 40’ıncı maddesi kapsamında aylıksız (ücretsiz) izinli sayılma isteğinde de bulunabileceklerdir”.Yani MEB artık İl emrine atanmayı kaldırmış bunun yerine sadece MEB’in belirleyeceği sayıda kadroya eş durumu tayini yapılmasını zorunlu kılmıştır. Yani eş durumu atamaları artık tamamen MEB’de çalışan birkaç bürokratın insafına bırakılmıştır. Şöyle ki; eğer MEB yetkilileri Ankara için 1 tane Resim Öğretmenliği kadrosu açık gösterirlerse (ki geçen yıl sadece 3 tane gösterildi) Ankara’ya eşinin yanına gelmek isteyen resim öğretmenlerinden sadece 1 tanesi o kadroya atanabilecek diğerleri ise ya ücretsiz izin alıp eşlerinin yanına gidecek(yani maaştan vazgeçecek), ya da bulunduğu yerde çalışmaya devam edecek(yani eşine kavuşmaktan vazgeçecek.Eğitim sistemimizin temel taşı olan öğretmenlerimizin aile bütünlüğünü önemli ölçüde sarsan ve onların düzensiz aile yaşamları nedeniyle öğretim performanslarını olumsuz etkileyen bu uygulamanın sonlandırılması için desteklerinizi ister, ilgilerinize arz ederim.
Oyla Oy sayısı: 4
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 00:29

Sözleşmeli Öğretmenlerin Sorunları

EĞİTİM HAKKINDA BU KADAR DUYARLI OLDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.BİZ ŞU AN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN OLARAK ÇALIŞMAKTAYIZ.KAFA OLARAK RAHAT DEĞİLİZ. HEM KPSS YE ÇALIŞIYORUZ HEM DE OKUL DERSLERİMİZE.ZATEN ZOR ŞARTLAR ALTINDA ÇALIŞTIĞIMIZ İÇİN YETERİ KADAR VERİMLİ OLAMIYORUZ.SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİN DAHA ÇOOOOOK SORUNLARI VAR.BİR AN ÖNCE ÖĞRETMENLER ARASINDAKİ BU AYRICALIĞIN SON BULMASINI İSTİYORUZ. SİZDEN DE BU KONUYU DAHA ÇOK GÜNDEME GETİRMENİZİ İSTİYORUZ.GÖSTERDİĞİNİZ BU İLGİDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDİYORUZ.
Oyla Oy sayısı: 3
- 05 Mayıs 2009 Salı 21:15

Krediler

Benim şikayetim alınan kredilerle ilgili. Zaten çocuklar iş bulamıyor bide her ay faiz işletiliyor. Bu kredilerin ödemesiyle ilgili bir kolaylık düşünülemez mi? Sizden rica ediyorum yetkililere iletin.
Oyla Oy sayısı: 5
- 05 Mayıs 2009 Salı 19:21

Okullar öğrencilerden gençlik lisesi için sürekli para topluyor

Ben İstanbul ‘da bir ilköğretim okulunda öğretmenim. Geçen yıldan beri İstanbul il milli eğitim müdürlüğü okul müdürlerini ve öğretmenlerini öğrencilerden para toplamaya zorluyor. Geçen yıl “En az 5 lira.” dendi utanarak söylüyorum ki topladık. Bu yıl da 1. dönem yine “En az 5 lira.” dendi kiminden 3 kiminden 2 lira topladık. Kendimi bir öğretmen değil gaspçı olarak hissettim. “Neyse atlattık” derken bu yıl yine aynı baskı. Bizde üçüncü defa bazı okullarda dördüncü defa bunun için para toplanıyor. Lütfen bu konu ile ilgilenin. Bu para ile Şişli’de bir gençlik lisesi yapacaklarmış. Lise yapacağız diye çocuklardan zorla para toplanır mı? Üstelik bunu öğretmenler yaparsa çocuğun bu ülkeye bakışı nasıl olur? O da büyüdüğünde kendi gücünün yettiklerini soymayı mübah sayar. Çocuklardan para toplamaya zorlanmak istemiyorum. Zaten yok katkı payı, yok kermes, yok kırtasiye şimdi de bu çıktı. Çok utanıyorum. İlgileneceğinizi düşünüyorum teşekkür ederim.
Oyla Oy sayısı: 0
- 05 Mayıs 2009 Salı 18:21

Ne Olacak Bu Gençlerin Hali

Ülkemiz gerçekten ilginç bir ülke! Binlerce öğretmen adayı boşta gezerken her branştan onbinlerce kişi işsizken YÖK sürekli yeni eğitim fakülteleri açıyor yada kontenjanlar arttırılıyor. Bunlar planlama nedir bilmiyorlar mı? Acaba ne olacak bu gençlerin hali ?
Oyla Oy sayısı: 3
- 05 Mayıs 2009 Salı 15:44

Destek Bekliyoruz

Ben Avni Akyol Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi'nde Okul Aile Birliğinde yönetimde calışıyorum.23 Kasım'da göreve başladım.Kızım dört yıldır bu okulda müzik bölümünde okuyor.Bu okul Türkiye'de açılan ilk güzel sanatlar lisesidir.Müzik ve Resim alanında okuyan 200 öğrenci var ve bu öğrenciler zorlu bir sınavdan geçerek bu okula girerler.Bundan sonra çocuklar okulda var olan eksikliklerle yüzyüze kalırlar ve mutsuz olurlar... Bu okulda bir konser salonu var ama çocuklarımız sahnede çalarken biz veliler sandalye gıcırtılarının sahneye eşlik ettiğini duyarız.Önümüzdeki yıl İstanbul Kültür Başkentliğine ev sahipliği yapacak ve bu koca kentin tek güzel sanatlar lisesi ,adına yakışır bir konser salonuna kavuşsun diye yazdım.Dileğim sanata duyarlı kurumlar okulumuzun bu küçük salonunu yeniler,sahnede konser veren öğretmen ve çocuklarımız o sahneden hüzünle inmezler. Umarım sesim seslere karışır... Saygılar,Sevgiler.
Oyla Oy sayısı: 1
- 05 Mayıs 2009 Salı 14:01

Öğretmenin çilesi bitmiyor

Öğretmenlerin gelecek için kaygıları var. Önümüzü göremez ve plan kuramaz olduk. Evlenmek istiyorum ama ilk olarak stajerlik engeli getirdiler. Daha sonra askerlik oldu. Ben 3,5 yıldır evlenmeyi bekliyorum şimdi ise Eş Özür Atamasında puan esası geldi. yani puan yetersiz olursa atama yok eşimizden ayrı kalacağız. Kaldırılan İl Emri uygulamasının tekrar başlamasını istiyoruz.
Oyla Oy sayısı: 1
- 05 Mayıs 2009 Salı 13:17

YÖK'ten Cevap İstiyorum

Yurtdışından diplomama denklik onayı almak için YÖK ‘ e başvurdum.YÖK tarafından denklik ( sts ) sınavına tabi tutuldum.Tarafıma sınavda başarısız olduğum söylendi.Girdiğim sınav bilimsellikten uzak ve objektif değildi.Girmiş olduğum sınav kafamda soru işaretleri bıraktı.Neden başarısız olduğumu ve sorulmuş sınav sorularının – cevaplarının niçin basından ve kamuoyundan gizlendiğini öğrenmek ve sorulan soruların -cevaplarının tarafıma gönderilmesi için YÖK'e dilekçe ile başvurdum.Bu konuda hiçbir cevap alamadım.Bu konuyu araştırmanızı saygılarımla arz ederim.
Oyla Oy sayısı: 0
- 05 Mayıs 2009 Salı 13:02

SBS'de Okul Puanı İptal Edilsin

SBS'de okul puanının iptal edimesini istiyorum.Büyük bir adaletsizlik olduğunu düşünüyorum.Sınavda alınan puanla yerleştirme yapılsa hiçbir sorun kalmayacak.
Oyla Oy sayısı: 3
- 05 Mayıs 2009 Salı 12:23

Tıp Sekreterliği

Ben Balıkesir de İvrindi Sağlık Meslek Lisesinde tıbbi sekreterlik bölümü okuyorum.Fakat tıp sekreterliği ile ilgili kurs açılarak birkaç haftalık kurstan sonra tıp sekreteri olunuyor.Biz o zaman boşu boşuna 4 sene eğitim ve 2 sene staj mı görmüş oluyoruz. O zaman bizde okulu bırakalım ve bir kaç haftalık bir kurs ile tıp sekreteri olalım. Bizim bu şekilde önümüz kapanmış oluyor bizim yerimize bir kaç haftalık eğitim görmüş kişiler tıp sekreteri oluyorlar.Bu nasıl birşey biz bilmek istiyoruz....
Oyla Oy sayısı: 0
- 04 Mayıs 2009 Pazartesi 22:03

Çağ dışı okul

Ben nevşehirde yaşıyorum.lise öğrencisiyim.Okuduğum lise o kadar çağ dışı bi haldeki bunu birileri duysun görsün istiyorum.Okulumuzda sosyal etkinlik adına hiçbir şey yapılmamakta.Çünkü müdürümüz izin vermiyor.Okulda nerdeyse bir kız öğrenciyle bir erkek öğrencinin konuşması bile yasak.Öğle aralarında okul bahçesinden dışarı çıkmak yasak.Bunları bir şekilde alıştık diyorduk ama son duyduklarımız beni isyan noktasına getirdi.Şehrimizde sadece bir tane sinema var. Sinema da okul kimliklerimizi gösteriyoruz öğrenci indirimi için.Sinemadaki görevliler bizim okulun kimliğini gördüklerinde müdüre haber veriyorlar.Kız erkek karışık bir grupsak azar işitiyoruz.Geçenlerde bir arkadaşımızı hafta sonu bir erkek arkadaşıyla çarşıda dolaşırken müdür görmüş.Yanına çağırdı kızdı azarladı.bir daha olursa disiplin cezası alacağı konusunda uyardı ki ilimizde okul dışındaki uygunsuz davranışları adı altında uzaklaştırma cezası alanlar var.Uygunsuz davranış da erkek arkadaşla kafede oturmak.Biz bu çağda bu tip şeylere katlanamıyoruz.Ailemizi çağıramıyoruz çünkü bir sürü yalan yanlış bilgi verliyor onlara.Bir de onlardan azar işitiyoruz yani.günümüz de hala bunlarla uğraşıyor olmak bizi çok üzüyor.İnanın okuldan soğuduk…Biliyorum sizlerinde yapabileceği çok bir şey yok ama lütfen az da olsa duyarlılık gösterin bu konuya…iyi çalışmalar diliyorum.şimdiden teşekkür ederim…
Oyla Oy sayısı: 0
- 02 Mayıs 2009 Cumartesi 14:09

Beyin Göçü Durdurulsun Artık

Hayatta her şeyin bir sınavdan ibaret olduğunu görüyoruz sürekli.Orta okulda OKS lise de ÖSS üniversitedeyse hocalarla geçiyor ömrümüz.Artık öyle bir noktaya geldik ki eğitimli çoğu insan dışarda işsiz gezerken eğitimi noksan insanlar bizlerin hayatlarını zorlaştırıyorlar.Mecburen biz öğrenci milleti de istiyoruz ki yurt dışına kaçalım orda eğitimimizi tamamlayalım yoksa Les var KPDS var Torpil var Tanıdıklar var KPSS var ama iş yok.Türkiye bu gün daha ileri bir nokta da değil ise bunun tek suçu sürekli olarak yurt dışına beyin göçü vermesi değil mi? Artık bizler istiyoruz ki ya devletimiz bizi anlasın beyin göçünü durdursun.Durdursun ki yarın bizler çoluğumuz çocuğumuz olduğu zaman Türkiye'de yaşamak isteyelim.
Oyla Oy sayısı: 0
- 01 Mayıs 2009 Cuma 12:09

Kredi Borçları

MERHABA.SİZE İLETMEK İSTEDİĞİM KONU MEZUN OLAN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN KREDİ BORÇLARI HAKKINDA BİR YAYIN YAPMANIZ.MALUM ÜLKEMİZDEKİ EKONOMİK KRİZ BIRAKIN KRİZİ KRİZDEN ÖNCEDE İŞ BULAMAYAN DİPLOMALI İŞSİZLER .BİZLER ÜNİVERSİTE YILLARINDA DEVLETİN GÜVENİNİDE HİSSEDEREK YARDIM ALDIK VE ÖYLE OKUDUK YA ŞİMDİLERİ İSE NE İLE BOĞUŞACAĞIMIZI ŞAŞIRDIK.EVLİLİK,KİRA ,DOĞALGAZ,ELEKTRİK SU, VE BUNUN YANINDA EN BÜYÜK SORUN İŞSİZLİK BU ÜLKEDE HERKES AFFEDİLDİ DAĞDAKİ TERRORİSTLERİ BİLE AFFETMEYİ DÜŞÜNEN ,ZENGİN İŞ ADAMLARININ BORÇLARINI GEREKTİĞİNDE SİLEN SOSYAL DEVLET ,ZORLUKLARLA ÜNİVERSİTEYİ ZORLKLARLA OKUYAN ,ASKERE GİDEN ,İŞ ARAYAN AMA BULAMAYAN SADE VATANDAŞINDAN BORCUNU SÖKE SÖKE ALMAYA ÇALIŞIYOR.KORKUYORUM YAKINDA İNSANLARDA PATLAMA OLACAK VE HERKES SOKAKLARA DÖKÜLECEK DUA ETSİNLER BU ÜLKENİN İNSANLARININ İNANÇLARI VAR YOKSA HIRSIZLIK VS GİBİ DURUMLAR DA PATLARDI. NEYE SİZDEN RİCAM BİZİM YANIMIZDA OLMANIZ BİZE DESTEK VERMEK İÇİN HABERLER YAPMANIZ VE BU BOÇLAR İÇİN BİR ÇÖZÜM BULUNMASI . TEŞEKKÜRLER
Oyla Oy sayısı: 3
- 30 Nisan 2009 Perşembe 15:09

Üniversite mezunu okulöncesi öğremenleri

Eğitim fakültesi okulöncesi öğretmenliği mezunuyum. Eğitim Sen'in açmış olduğu davadan ve bunu kazanmış olmasından haberdarım. Ancak MEB bu konuda hala bir açıklama yapmadı. MEB 'in bilgi alma sistemine başvurdum ancak uygun kriterler taşımadığı gerekçesi ile cevaplanmadı. Üniversite mezunu okulöncesi öğremenleri olarak hepimiz artık açıklama bekliyoruz. Bunun lise mezunlarına vurulmuş bir darbe olarak nitelendirilmesi de son derece bizi huzursuz ediyor. Ben sınavla Anadolu Öğretmen Lisesini kazandım.Sınavla Fen Bilgisi Öğretmenliği okudum ve atama yok diye bıraktım. Tekrar sınavla Okulöncesi Öğretmenliğini kazandım. Çocuk edebiyatında kitap yazdım-alanımda araştırmalar yapıp-seminerler verdim hatta biran önce iş hayatına atılabilmek için okulumu yüksek başarı ile 3yılda bitirdim. Tev yüksek başarı ödülleri aldım ancak şimdi gelin görün ki evimde oturdum KPSS'ye hazırlanıyorum. Eğitim Sen'in kazanmış olduğu dava ile biraz yüzüm gülmüştü ancak bunda da uyarlama çalışmaları yapılmaya başlandığını duyunca çok üzüldüm. Bu ülkenin geleceğinin eğitim sayesinde kurtulacağı söyleniyor ancak lise mezunları eğer yine işe devam edeceklerse artık bu yaşamdan ve bu ülkeden hiçbir ümidim kalmadı. Eğitimin en önemli basamağı olan okulöncesi eğitimi 'heryere bir sınıf açıp başına lise mezununu öğretmen diye yerleştirmekle' ilerlemez. Bekleyen binlerce lisans mezunu okulöncesi öğretmeninin atanması yerine yine farklı işlere gidilecekse bizim çabalarımız-emeklerimiz tamamen boşuna. Bu konu hakkında kesinleşmiş bir karar varsa bunu öğrenmek istiyorum. ARTIK GELECEĞE ÜMİTLE BAKMAK İSTİYORUZ-ARTIK EĞİTİM SİSTEMİ DÜZELSİN İSTİYORUZ-ARTIK ÖĞRETMENLİK FARKLI KATEGORİLERE AYRILMASIN İSTİYORUZ-ÖĞRETMENİZ VE ÖĞRETMEN GİBİ YAŞAMAK İSTİYORUZ.Yayın hayatınızda başarılar dilerim ve böyle bir program yaptığınız için çok teşekkür ederim...
Oyla Oy sayısı: 4
- 30 Nisan 2009 Perşembe 15:04

İngilizce Hazırlık Sınıfları

Hazırlık sınıfları saçmalığı konusunda şikayetim var. Bence isteyen hazırlık okumalı istemeyen okumamalı. İngilizceyi üniversiteli bir genç tabiki bilmeli ama en azından bilmediği için bir senesini ingilizce hazırlık okuyarak harcamamalı. Mesela mezun oluncaya kadar ingilizceden sorumlu olmalı. Kendi bir şekilde kursa giderek yada derslerden aldığı bilgilerle halletmeli bu konuyu. Bizim ülkemizde sırf ingilizce öğrenmek için harcıyacak koskoca 1 YIL'ımız yok. Olmamalı da. Zaten üniversiteye girmek için bu saçma ÖSS sistemiyle ilk girişte kazanamayıp 2-3 yıl harcıyoruz. Ve ardında üniversiteyi kazanıncada 1 yılımızı da hazırlıkla harcıyoruz.SAÇMA.
Oyla Oy sayısı: 0
- 28 Nisan 2009 Salı 20:38

6 Senedir Atama Bekliyorum

Ben liseyi öğretmen lisesinde, üniversiteyi de eğitim fakültesinde bitirmiş bir öğretmen adayıyım. 2003 mezunuyum ve hala atama bekliyorum. Okullara 2 yıllık mezunları ücretli olarak atadıklarından dolayı hiç bir zaman açık gözükmemekte ve atama yapılmamaktadır. Ben atamayı falan geçtim sonuçta özel sektörde öyle yada böyle çalışıyorum. Beni asıl rahatsız eden o 2 yıllık mezunların yerime öğretmenlik yapması da değil. Bu çocuklar eğitimsiz olarak yetişiyor. Şöyle ki MEB'in yaptığı bir sınav var. SBS sınavı. Bu sınavda başarılı olanlar güzel liselere gidip iyi eğitim alabiliyor. Peki şimdi matematik dersine ilahiyat mezunu , ingilizce dersine büro yönetimi mezunu giren bir öğrenci nasıl başarılı olabilir ? Olamaz! Hadi ekonomik durumu iyi olanlar dershaneye gönderip bu durumu biraz olsun düzeltiyor. Ya durumu olmayanlar. Onların çocukları bu ülkenin vatandaşı değilmi. Nerede adalet? Nerede fırsat eşitliği? Derslere öğretmen olmayanların girdiği sürece bu ülke ne çağdaş milletler seviyesine çıkmayı daha da kötüye gider. Bu durumu ne veliler ne öğrenciler ne de vatandaş bilir. Bunu anca eğitimin içinde olan insanlar bilir. Ben bu ülke vatandaşı olarak çok üzüntü duyuyorum çocukların boş yetişmesinden. Eğitim öyle bir hale getirildi ki parası olanın okuduğu bir durum aldı. Parası olan başarılı olmasa bile özel okullarda özel üniversitelerde yurt dışlarında bir şekilde eğitimini tamamlıyor. Peki olamayanları bu iki yıllıklar mı eğitecek? Bunlar mı vatana millete hayırlı olacaklar? Hani bizim devletimiz sosyal bir devletti? Hani eşitlikçi bir devletti? Bugün bu şekilde derse giren 100 bin ücretli öğretmen var. Ve bugün alanı dışında ( coğrafya öğretmeni olup edebiyat dersine giren ) 50 bin öğretmen var. Ve bugün 200 bin atama bekleyen öğretmen adayı var. Şimdi burdan soruyorum size acaba Türkiye'de eğitim ne seviye de? Devlet ne derece görevini yerine getiriyor? Bu çocuklara yazık günah. Ekonomik durum ne olursa olsun eğitim ve sağlıktan kısamazsın. Eğer kısıyorsan herşey bitmiştir.
Oyla Oy sayısı: 3
- 27 Nisan 2009 Pazartesi 20:29

Avrupa Birliği

AB'ye girmekten bahsediyoruz. Ama ben bir genç olarak bu gün aldığımız nefesi borçlu olduğumuz Atatürk'ün resmi kurumlardaki resimlerini kaldırmayı uyum olarak gösteren AB anlayışına karşıyım. Kendi kendine yetecekken, yettirtilmeyen(?) bir ülke içindeyiz. AB ye girmeden de kendimize yetebiliriz. Önemli olan yettirtmeyi bilmek. Herşeyden önce unutturulmaya çalışılan ve ülkenin en büyük değeri olan Atamızı daha çok anlatmalı ve daha çok benimsetmeliyiz, unutturmalı değil. AB için bu kadar yalvarmasak NATO'da olduğu gibi kendileri gelceklerdi zaten.
Oyla Oy sayısı: 0
- 26 Nisan 2009 Pazar 05:05

Önlisans'lılara Genç Bakış'ta yer verin

Ben bir önlisans mezunu olarak bizlere yapılan haksızlıklarından şikayetçiyim. KPSS yerleştirmelerinde en az kontenjan verilen önlisanslılar madem yok sayılacak neden yüksekokul açılıp insanların umutları ile oynanıyor önlisanslılar konusuna değinmenizi rica ediyorum.
Oyla Oy sayısı: 2198
- 17 Nisan 2009 Cuma 18:38

Genç Bakış Bizimde Misafirimiz Olsun

Evet şikayetim var. Türkiyenin dört bir yanındaki üniversitelere gidiyosunuz fakat İstanbul Aydın Üniversitesine gelmiyosunuz bunun özel bi sebebi mi var yoksa talep mi yok ? Lütfen bizim üniversitemizide ziyaret edin inanın pişman olmazsınız çok keyifli ve ciddi anlamda etki bırakan bir program olacağından eminiz.Saygılar.
Oyla Oy sayısı: 0
- 17 Nisan 2009 Cuma 04:23
Sayfa Başına: Sayfa: