YÖK'ten Diploma Denkliğine Çözüm Bekliyoruz!

-Denkliklerini almış ancak " öğretmen atamalarında geçerli değildir" ibaresi olanlar, -Ön lisansını tamamladıktan sonra Lisans tamamlayanların denkliğinin yinede ön lisans olarak verilmiş olanlar, Eğitim enstitülerinden ( 3 yıllık) mezun olup, ön lisans denkliği alanların Lisans tamamlama olanaklarının arastırılması. Denklik işlemlerinin uzun süre devam etmesi bu gençlerimizi gerek askerlik gerekse çalışma hayatına atılmaları bakımından sıkıntıya sokmaktadır. Birçoğunda moral çöküntüsü gözlenmekte ve devlete olan güvenlerini yitirmelerine neden olmaktadır.Bu konuya çözüm bulunmasını istiyoruz !
Oyla Oy sayısı: 0
- 07 Mayıs 2009 Perşembe 16:17

Hepimizin ortak sesine kulak verin lütfen!!!!!

Sayın meb Bakanı Nimet Çubukçu , Kızım Bursa'da kadrolu sınıf öğretmeni. Eşi Ankara da zorunlu hizmet görevlisi. Şubat'ta istediğimiz eş durumu hizmet puanı yetmediğinden olmayınca ek eş durumu başvurularında ikisinin gidebileceği bir yerde bulamadık. Şu anda görünen kızım(20) hizmet puanı yetmediğinden eşi zorunlu tayine tabii olduğundan bir araya gelemiyorlar. Ağustos'ta isteyeceğimiz eş durumu atamalarında da hizmet puanı esasıyla olası görünmüyor. Ben kızımı öyle hayallerle öyle ideallerle ve zorluklarla okutup öğretmen olsun istedim ki Allah nasip etti sonsuz şükür. Eşinin 4 yıl sonra tayin sırası geliyor. İlk görev yeri doğuda bir il olduğundan normalde iki olan doğu hizmetini 3 kere yapmış olacak yani iki kere daha doğuda şark hizmeti görevi var. Yani konu doğudan kaçma mevzusu da değil. Şimdi biz ne yapalım Ya işin Ya eşin ikilemi arasında bırakılıp, ekonomik krizde zorlaşan hayatı bırakın, normalde iki eşin çalışmadığı durumlarda geçinmenin zorlaştığı günümüz koşullarında helal yemek, kimseye muhtaç olmamak için, ÖSS si KPSS si ile ele geçen nasibi kapatmak, elinden almak ne kadar adaletli olabilir ki! Çözümde çıkış da sizde. Sizleri seçerken etmiş olduğum gönül birliğime rağmen eşlerin kamuda bu kadar çaresiz bırakılıp aile olarak yaşama haklarının ellerinden alınması bende çok büyük hayal kırıklığı yaratmıştır. Kararlarımdan sonra başımızdaki büyüklerimizin biz sade vatandaşı mağdur etmeye imza atabileceği düşüncesini şimdilik her aklıma gelişte kovuyorum. Önümüzdeki dönemde ne olacağı ile belirsizlik hem çocuklarımızı hem de bizi umutsuzluk çukurunda adeta boğdu. Şu geçen 4 ay hiç kolay geçmedi. Her şey iki dudağınızın arasında. Seçtiklerimizin insani yönlerine olan inancımızı lütfen yıkmayın. Saygılarımla.
Oyla Oy sayısı: 0
- 07 Mayıs 2009 Perşembe 10:55

Öğrenci Affı

Sayın GÜÇLÜ. Herkesin hatırlayacağı gibi 28 Ekim 2008 tarihinde resmi gazetede yayınlanara yüyürlüğe giren 5806 sayılı kanun yani öğrenci affı konusundaki birçok arkadaşın mağduriyeti konusunda sizlere danışmak istiyorum. Kanun maddelerine göre başvuru süresi resmi gazetede yayınlandıktan itibaren 2 ay içerisindedir ve bu tarih 29 Aralık 2008 tarihinde sona ermiştir. Ayrıca yine kanunun 15. maddesi de budur: "Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı eğitim kurumları ile Polis Akademisi ve bağlı yükseköğretim kurumlarında ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenim görürken 7/6/1995 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar her ne sebeple olursa olsun okulları ile ilişiği kesilenler ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki aylık başvuru süresi içerisinde ilişiği kesilenlerin, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki ay içerisinde başvurmaları halinde, Yükseköğretim Kurulunca öğrenim görecekleri fakülte veya yüksekokulları belirlenir. Belirlenen yükseköğretim kurumlarınca intibakları yapılan öğrenciler de bu madde kapsamından diğer öğrenciler gibi yararlanırlar." Sayın GÜÇLÜ, şuanki tarih 7 Mayıs 2009. bu geçen zaman içerisinde sivil okullardan ilişiği kesilen öğrencilerin çok büyük bir kısmı ayrıldıkları okullara yerleştirildiler ve eğitimlerine devam etmektedirler hatta ve hatta eksik derslerini tamamlayıp diplomalarını alan arkadaşlarımızın olduğu da bir gerçektir. Ancak ben ve benim gibi bu kanunun 15 maddesi kapsamına giren bütün arkadaşlarım halen yerleştirilme beklemektedirler. Defalarca YÖK Başkanlığını aramamıza karşın bizlere halen kurulun toplanmadığı, kararın verilmediği, eksik belgelerin olduğu vb. mazeretlerle beklememiz istenilmektedir. Bu mazeretlerin yanı sıra, Şubat ayında YÖK ile yapmış olduğum telefon görüşmesinde sonuçların belli olacağı tarih olarak özellikle 15 Mart 2009 gibi bir tarih verilmiştir ancak görüldüğü gibi halen bir sonuç çıkmamıştır. Bu konuda ne yapmamız gerekmektedir. Bizlerin daha kaç yılını bekleterek yemeyi düşünmektedirler. Bizlere bu konuda bir yol göstermenizi, en azından bir şekilde gündeme getirmenizi istirham ediyoruz.. Saygılarımla..
Oyla Oy sayısı: 1
- 07 Mayıs 2009 Perşembe 05:21

İl Emri Kaldırılsın

SAYIN Abbas Güçlü bu kadar gencin sorunlarını gündeme getirdiğiniz için çok teşekkürler..fakat biz genç öğretmenlerinde bu yıl ki en büyük sorunu eş durumunda il emrinin kaldırılması..bu konuyuda gündeme getirirseniz hepimizi cok mutlu edeceksiniz..herkes mağdur durumda yeni bakanımızı programınıza davet ederseniz lütfen öğretmenlerin eş durumunuda unutmayın...TEŞEKKÜRLER
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 22:44

Polis koleji başvuruları

Merhaba Abbas bey bizler 8.sınıfta çocuklar olan ve polis koleji başvurularını kaçıran velileriz.Başvurular 1-10 nisan tarihleri arasında alınmış. Elimizde olmayan nedenlerden dolayı bu başvuruyu yapamadık.Bizler SBS başvurusunu yapamayanlar için nasıl tekrar elektronik ortamda başvuru hakkı sağlanmışsa bizlerede aynı hakkın sağlanmasını istiyoruz.BİLDİĞİNİZ GİBİ BUNUN İÇİN SADECE E ORTAMIN DUYURUYLA BİR (1) GÜNLÜĞÜNE AÇILIP OKULLARDAN ONAYININ YAPILMASI YETERLİDİR YETERKİ İSTENSİN BUNU İLGİLİ MERCİLER NEZDİNDE VE KÖŞENİZDE DİLE GETİRMENİZİ BEKLİYORUZ.çok mağdur durumdayız.İlginizi bekliyoruz. SELAMLAR AKYURT ÇOK PROGRAMLI LİSESİ REHBER ÖĞRETMENİ VE BİR GRUP VELİ ADINA MURAT AKTAŞ ANKARA
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 18:13

İl Emrine Atanma

Geçtiğimiz yılın sonlarına doğru yayınlanan 2009 yılı Özür Durumu Atama Kılavuzuna göre; il emrine atanma ibaresi kaldırılarak, özür durumundan başvuruda bulunan öğretmenler özürlerinin bulunduğu ilde açık gösterilen sınırlı sayıda okula puan esasına göre yerleştirildi.Milli Eğitim Bakanımızın yaşanılan bu mağduriyete kayıtsız kalmayacağına inanarak il emrine atanma uygulamasının tekrar başlatılmasını istiyoruz..
Oyla Oy sayısı: 2
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 15:56

EVLENMEK SUÇ MU HAKİM BEY?

EŞİMLE 15 TATİLDE EVLENDİK EŞİM KADROLU BENSE DEVLETTE MEMURUM , GÜZEL BİR DÜĞÜN GÜZEL BİR YUVAMIZ OLDU AMMA VELAKİN EŞİMİN TAYİNİ ÇIKMADI NEDENMİŞ HİZMET PUANI AZMIŞ.YANİ DİYORKİ HİZMET PUANIN AZSA ONA GÖRE EVLEN, DEVLET BU MU YA, AİLE BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMA BÖYLEMİ YA? BU DÖNEMDE ATANAMAYACAK BÜYÜK İHTİMAL ZATEN ATANAMAZSA ÖGRETMENLİĞİ HAKKIM OLMASADA BIRAKMASINI İSTEYECEĞİM.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 15:39

Beyin Göçü ve Yeni Askerlik Sistemi

Sayın Güçlü Genelkurmay Başkanının son basın toplantısını hepimiz dikkatle dinledik ve artık ülkemizde tek tip askerliğin olacağını öğrendik.Buna göre artık üniversite mezunlarıda 12 ay er statüsünde askerlik yapacakmış.Şimdi sorarım ülkenin beyin takımını oluşturan insanlara reva görülen uygulama nasıl olurda yurtdışında dönercilik yapan(bunu küçümsemek için yazmıyorum) vatandaşımıza uygulanmaz ve ona 21 gün askerlik yapma fırsatı verilir.Bu İlker Başbuğ paşanın eşitlik ilkesinin neresindedir.Siz 11 yıl üniversite ve asistanlık eğitimi görmüş bir uzman doktora nasıl bildiklerini ve öğrendiklerini bir kenara bırak ve gel 12 ay kışlada boş otur dersiniz.Bu kaymakam,hakim,savcı,öğretmen,öğretim üyelerimiz için de geçerlidir.Şu an ülkemizin en iyi üniversitelerinde okuyan gençlerimiz bunun üzerine yurtdışına çıkıp beyin göçüne katkıda bulunmazlar mı? Düşünün bu insanlar daha liseyi bile zor bitirmiş bir uzman çavuş(küçümsemek için yazmıyorum) karşısında nasıl hazır ola geçerler,yat kalk sürün yaparlar.Ülkemizin nadide beyinleri ve birikimleri nasıl böylesine heba edilebilir. Sizin bu konularda duyarlı olacağınızı biliyor,güçlü kaleminizle yorumlarınızı bekliyor ve saygılarımı sunuyorum.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 15:38

Artık Sesimizi Duyun

Sayın GÜÇLÜ ;Biz eş durumu mağduru öğretmenlerin sesine ses olmaya ne zaman başlayacaksınız.Öğretmenlerin en büyük özlük sorunu olan ''eşlerinmizden ayrı yaşamaya mahkum edildik'' özür grubu yer değiştirmelerinde (eş durumu) İL EMRİNE ATANMA maddesi kaldırıldığı için mağdur edildik.Size uzun zamandır ulaşmaya çalışıyoruz.Lütfen bu hususta sesisimize ses olun.Teşekkürler.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 15:37

Evli Öğretmenler Neden Ayrı Bırakılıyor

Adaylığı kalkmayan eşinin yanına gidemiyor. yıllarca ayrı yaşamak zorundamıyız. H. çelik gitti en azından yüzünü bir daha görmeyeceğiz. Aileler artık parçalanmasın bir an önce eş durumu tayinlerine bir çözüm bulunsun...
Oyla Oy sayısı: 1
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 15:18

Bilgisayar öğretmenleri

Ben Kütahyada bilgisayar öğretmenliği yapmaktayım. Sürekli bakanlığın değişen uygulamaları ve bakanlığı bile umursamıyan bir il Milli Eğitim Müdürlüğümüz var.Bilişim Teknolojileri dersi birçoğumuzun önünde sonu bilinmez bir akibette ilerliyor. Not verme, değerlendirme hakkımız elimizden alındı. Ve ders saatimiz 1'e düşürüldü. Derken okulların etkisiz elemanları oldu. Ve tamirci, angarya iş memurları haline düştük.Birde ilden ile değişen formatörlük uygulaması. Benim bulunduğum ilde görevlendirme 2 dönem, bakanlık yazısına rağmen yapılmadı. Sonra mecbur kalıncada kimse istemesin, isteyenlerde vazgeçsin diye uğraşılmaya başlandı.İnanın balirsizlik çok sevdiğim mesleğimden beni soğuttu. Bizler artık tam bir yönetmelik istiyoruz. Kimsenin bir öğretmenini etkisiz eleman yada angarya memuru yapmaya hakkı yoktur. Bizim 2 saat dersimizi ve değerlendirme hakkımızı versinler yada formatörlük rehber öğretmenlik gibi düzenlensin. Ve bizde arada kalmayalım. Tüm bilgisayar öğretmenlerinin sesinin duyulmasında lütfen yardımcı olun.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 14:51

Öğrenim kredisi borçları

Bir öğrenim kredisi mağduru olarak size sesleniyorum. artık resmen depresyondayım. bu konuda neden yetkililer hala üzerlerine düşen görevi yapmıyolar inanın bilemiyorum. binlerce mezun hakkında icra takibi başlatılmış durumda. biz sadece makul ölçülerde taksitlendirme bekliyoruz. bu konuda desteğinizi bekliyoruz. lütfen bize yardım edin. inanın o kadar zor durumdayız ki. hükümet zevk mi alıyor acaba bu kadar genci üzdüğü için ? hırsızlık mı yapalım yoksa yasadışı işlere mi bulaşalım. böylesine ekonomik krizin olduğu bir ortamda biz bu borcu nasıl ödeyeceğiz? lütfen bizim gibi gençlere destek olun çünkü bu ülkede biz gençlerin sahibi yok. 29 yaşındayım ve öğrendiğim en doğru şey bu oldu.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 14:48

ÖZÜRÜN PUANI MI OLUR? AİLELER PARÇALANMASIN

Bir de bu mağduriyeti bir annenin gözünden izleyin istedim. Ben meb'den memur emeklisii kızı ve gelini öğretmen olan bir anneyim. Çıkan her kanuna saygı duyduk hep kanunlara uyarak yaşadık. Memleketimizin ve milletimizin çıkarlarını hep önde tuttuk. Hep buna göre yaşadık. Kızım kpss puanıyla kadrolu sınıf öğretmeni olarak atandı. 27 yaşında karar verebildiği evlilik planını, Kurban Bayramında nikahını yaparak hayata geçirdik. Eşide kamu görevlisi ve kızım şu anda eş durumu mağduru. Zorunlu olarak daldırıldığı ayrılık denizinde, hasret girdabıyla baş edemedi. Yanında kalmak zorunda kaldık. Evimizi ocağımızı kapatıp, kendine bir zarar vermesi endişesiyle bulunduğu şehre geldik. Normal zamanlarında o kadar dalgın ki unuttuğu her şey hayati tehlike taşıyor. Açtığı ocağı, fırını, gaz sobasını vs. kapatmayı unutuyor. Sair zamalarda (okulda işittiği bir söz. müstakbel eşiyle mesafeden dolayı telefonda halledemedikleri yanlış anlamalar, temmuz'un ilk haftasında olacak düğünden sonra gidebilecek bir evi dahi olmaması gibi daha bir sürü sebeple) ağlama ve öfke nöbetleri bizi çok üzüyor, baş edemiyoruz. Her gün yanında kalmaya karar vermekle ne kadar iyi ettiğimizi düşünsekde bizimde yakın çevre olarak hayatımızı çekilmez hale getirdi. Kızınızın görmekte olduğunuz çıkmazları yanında, mad di manevi imkansızlıklarla oğlunuz ameliyat olmuş yanına bile gidemiyorsunuz.Birini avutayım derken diğer evledınızı küstürüyorsunuz. Anne baba olarak iki evlada bile yetemiyorsunuz. İyiki daha çok çocuk yok diyorsunuz. Hele de atama döneminden sonra 3 ay geçtiği halde gelecek atama dönemine de umut vaat eden bir şey yok ortada. Yani önümüzdeki atama döneminde de eş durumu tayini il emri olmadıkca mümkün değil. 2 senelik öğretmenin ne kadar hizmet puanı olabilir ki atansın akıl var yakın var. Kısacası ne çocuklarımız nede bizler bu travmayla başedecek halimiz kalmadı. Çünki bir insanın en doğal hakkı olan aile hayatını elinden alıyorsunuz. Sonra da hizmet alanlara yönelik uygulamalar yapıyoruz deyip bu işin içinden sıyrılıyorsunuz. Ya hizmet verenleri, bizim binbir emekle yetiştirip, yine binbir hayalle okuttuğumuz yavrularımızı Japonya'dan ısmarlayıp robota çevirdiniz de bizim haberimiz yok galiba. Yada siz öyle addediyorsunuz. Kamuda çalışan çocuklarımızın bu mağduriyetlerinin acısı konu aile olduğu için kademe kademe kademe her alana yayılmaktadır. Zaten uzun vadede bu mağduriyetlerin, toplum yapısının bozulmasında çok büyük rol oynayacak bir etken olduğunu kimse inkar edemez. Şimdi Sayın Çelik ve onun üstü tüm makamlara sesleniyorum. Siz de insansınız. Siz de babasınız, sizin de anne olan bir eşiniz var, sizin de oğlunuz kızınız var, Siz de eşinizin. evlatlarınızın ana ve babalarınızın kardeşlerinizin hatta amca dayı teyze komşularınızın dertleriyle dertlenip üzülüyorsunuz. Hele evlatlarınızın acısı ne kadar yürek yakıcıdır. Her anne baba bunu, evladının büyümesi ayakları üzerinde durması için her alanda hissettirmese de en ufak sıkıntısı olsa yüreğinde hisseder. İşte bende bir anne olarak size bu yönünüzle sesleniyorum sayın yetkililer. Artık durdurun ocaklardaki bu yangını. Saygılarımla. NOT ; Eşi de kamuda olup, kızımın bulunduğu yere gelemiyor.
Oyla Oy sayısı: 0
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 14:45

ÖĞRETMENLERİN EŞ DURUMU TAYİNLERİ

Sayın Abbas GÜÇLÜ,sizde şimdiye kadar aktarılmış olan öğretmenlerin eş durumu özrü atamalarında il emrine atanmanın yeniden gelemesi gerektiği konusunda yardımcı olmanızı bekliyoruz. Sizinde bilidğiniz gibi hüseyin çelik in milli eğitim bakanlığı yaptığı 6 yılda yapmış olduğu değişiklikler kaostan başka bir sey yaramamıştır. Yeni bakanımıza bu gibi durumların aktarılmasında bize tercüman olacağınızı biliyoruz. Saygılarımla
Oyla Oy sayısı: 2
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 05:26

ÖĞRETMENLERİN AİLELERİ PARAMPARÇA...

BİZ ÖĞRETMENLER AİLELERİMİZDEN AYRI YAŞAMAYA MAHKUM EDİLDİK.ÖĞRETMENLERE YA EŞİN YA DA MAAŞIN TERCİHİ SUNULDU... Evet bu ve bunun gibi başlıklara çok sık rastlıyoruz. Ama kimse bizi dikkate almak istemiyor.Siz Abbas bey dikkate alırsınız bizi,bunu ümit ediyorum. Mağdur olan tüm öğretmen arkadaşlarım adına diyorum ki;İl emrinin geri gelmesini istiyoruz.
Oyla Oy sayısı: 2
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 02:07

Öğretmenim,Yine Eşimle Ayrı Kaldık.Sistem Değişsin Artık

Abbas bey iyi günler.Sitenizin hayırlı olması dileklerimle.Öğrenim yıllarımdan beri programınızı ilgiyle takip ediyorum.Şimdi öğretmenim.Hala MEB deki çarpıklıkları en iyi şekilde ifade etmenizi ilgiyle, dikkatle izliyor ve tebrik ediyorum.Bu çarpıklıklar içerisinde tenik eğitim mezunu olarak 2 yıl sonra atanmayı başardım.Hemde Türkiye derecesiyle 92 gibi iyi bir puanla.Fakat her şeyi hallettim derken 2 yıl önce atanmış olan ve beni bekleyen eşimle kavuşacağım derken 700 km ayrı düştük.Ben Afyon'a atandım o Kastamonu da kaldı.Eş durumu tayinlerinde eşim sözleşmeli oldugundan ve ben 1. bölgede yani çok talep edilen bir yerde olduğumdan eşim gelemiyor.Ben 2. bölge olan Kastamonuya gideyim diyorum.Norm yüzünden gidemiyorum ki Kastamonu ilinde 2 tane branşımdan norm var.(kastamonu mem den bilgidir).Şimdi biz ne yapalım da kavuşalım.Bu kötü sistemin içinden sıyırılarak ,Meslek lisesi mezunu olarak üniversiteyi kazandım , atanması en zor branşlardan birinde 2 yıl sonra 28 kişi alındı ve ben Türkiye de 3. olarak atandım.Ama hayatımın en mulu yıllarında yıllarca beni bekleyen eşimden ayrı kalıyorum.Ne kadar ayrı kalacağımız bile belli değil.(Eski) Bakanın "doğu hizmeti olan yere sen git,ben hemen göndereceğim" dediği olayı bile yapamıyorum.Evet il emrine atanma uygulaması suistimale açık ama ben ve benim gibiler ne olacak?.Neyi ne zamana kadar bekleyeceğiz.Sizden dileğimiz bu en can yakıcı düğümlenmiş olayı dile getirmenizdir. İlgi ve alakanızı eksik etmeyeceğinizi umuyor, iyi çalışmalar diliyorum.
Oyla Oy sayısı: 3
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 00:45

MEB’den Evli Öğretmenlere Acı Sürpriz: Ya Eşin Ya Maaşın

Sayın Abbas GÜÇLÜ ;Milli eğitim bakanlığı 2009’da yaptığı düzenleme ile eş durumu tayinlerini son derece zorlaştırmış hatta teorikte değil ama pratikte kaldırmıştır. Önceki yıllarda eş durumu tayinleri aşağıdaki şekilde uygulanmakta ve herhangi bir sorunla karşılaşılmadan öğretmenler eş durumu tayini isteyebilmekteydiler. Örneğin 2008 yılı atama kılavuzunda: “2.1. İller Arası Özür Durumundan Yer Değiştirmek İsteyenler” maddesinin c bendinde şu ifade yer almaktaydı: “Tercihlerime atanamadığım takdirde boş kalan diğer eğitim kurumlarına, boş kalan diğer eğitim kurumlarına da atanamadığım takdirde dağıtım için il emrine atanmak istiyorum.” Bu madde sayesinde öğretmenler eşlerinin bulunduğu milli eğitim müdürlükleri emrine atanmakta ve daha sonra ihtiyaç olan okullara dağıtılmaktaydılar. Bu madde şu yüzden gereklidir; MEB genellikle çok az sayıda okulu açık gösterip tercihleri çok az sayıda tutmaktadır.Bunu da yine eş durumu tayinlerini zorlaştırmak için yapmaktadır. Ancak bu maddenin varlığı sayesinde öğretmenler tercihlerine atanamasalar bile İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin emrine atanmaktaydılar ve ihtiyaç olan okullara dağıtılmaktaydılar.Ancak yeni düzenlemeyle bu madde kaldırılmış ve eş durumu tayinleri tamamen MEB’in insafına bırakılmıştır.Bu kılavuzun “2.1. İller Arası Yer Değiştirmek İsteyenler” başlıklı bölümünde ilk defa bu yıla mahsus olmak üzere aşağıdaki ibare yer almaktadır. “Hizmet puanı üstünlüğü esasına göre yer değiştirme istekleri alanında norm kadro açığı bulunmaması nedeniyle yerine getirilemeyen öğretmenler; takip eden yer değiştirme dönemlerinde özür durumundan tekrar başvuru yapabilecekleri gibi yürürlükteki Yönetmeliğin 40’ıncı maddesi kapsamında aylıksız (ücretsiz) izinli sayılma isteğinde de bulunabileceklerdir”.Yani MEB artık İl emrine atanmayı kaldırmış bunun yerine sadece MEB’in belirleyeceği sayıda kadroya eş durumu tayini yapılmasını zorunlu kılmıştır. Yani eş durumu atamaları artık tamamen MEB’de çalışan birkaç bürokratın insafına bırakılmıştır. Şöyle ki; eğer MEB yetkilileri Ankara için 1 tane Resim Öğretmenliği kadrosu açık gösterirlerse (ki geçen yıl sadece 3 tane gösterildi) Ankara’ya eşinin yanına gelmek isteyen resim öğretmenlerinden sadece 1 tanesi o kadroya atanabilecek diğerleri ise ya ücretsiz izin alıp eşlerinin yanına gidecek(yani maaştan vazgeçecek), ya da bulunduğu yerde çalışmaya devam edecek(yani eşine kavuşmaktan vazgeçecek.Eğitim sistemimizin temel taşı olan öğretmenlerimizin aile bütünlüğünü önemli ölçüde sarsan ve onların düzensiz aile yaşamları nedeniyle öğretim performanslarını olumsuz etkileyen bu uygulamanın sonlandırılması için desteklerinizi ister, ilgilerinize arz ederim.
Oyla Oy sayısı: 4
- 06 Mayıs 2009 Çarşamba 00:29

Sözleşmeli Öğretmenlerin Sorunları

EĞİTİM HAKKINDA BU KADAR DUYARLI OLDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.BİZ ŞU AN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN OLARAK ÇALIŞMAKTAYIZ.KAFA OLARAK RAHAT DEĞİLİZ. HEM KPSS YE ÇALIŞIYORUZ HEM DE OKUL DERSLERİMİZE.ZATEN ZOR ŞARTLAR ALTINDA ÇALIŞTIĞIMIZ İÇİN YETERİ KADAR VERİMLİ OLAMIYORUZ.SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİN DAHA ÇOOOOOK SORUNLARI VAR.BİR AN ÖNCE ÖĞRETMENLER ARASINDAKİ BU AYRICALIĞIN SON BULMASINI İSTİYORUZ. SİZDEN DE BU KONUYU DAHA ÇOK GÜNDEME GETİRMENİZİ İSTİYORUZ.GÖSTERDİĞİNİZ BU İLGİDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDİYORUZ.
Oyla Oy sayısı: 3
- 05 Mayıs 2009 Salı 21:15

Krediler

Benim şikayetim alınan kredilerle ilgili. Zaten çocuklar iş bulamıyor bide her ay faiz işletiliyor. Bu kredilerin ödemesiyle ilgili bir kolaylık düşünülemez mi? Sizden rica ediyorum yetkililere iletin.
Oyla Oy sayısı: 5
- 05 Mayıs 2009 Salı 19:21

Okullar öğrencilerden gençlik lisesi için sürekli para topluyor

Ben İstanbul ‘da bir ilköğretim okulunda öğretmenim. Geçen yıldan beri İstanbul il milli eğitim müdürlüğü okul müdürlerini ve öğretmenlerini öğrencilerden para toplamaya zorluyor. Geçen yıl “En az 5 lira.” dendi utanarak söylüyorum ki topladık. Bu yıl da 1. dönem yine “En az 5 lira.” dendi kiminden 3 kiminden 2 lira topladık. Kendimi bir öğretmen değil gaspçı olarak hissettim. “Neyse atlattık” derken bu yıl yine aynı baskı. Bizde üçüncü defa bazı okullarda dördüncü defa bunun için para toplanıyor. Lütfen bu konu ile ilgilenin. Bu para ile Şişli’de bir gençlik lisesi yapacaklarmış. Lise yapacağız diye çocuklardan zorla para toplanır mı? Üstelik bunu öğretmenler yaparsa çocuğun bu ülkeye bakışı nasıl olur? O da büyüdüğünde kendi gücünün yettiklerini soymayı mübah sayar. Çocuklardan para toplamaya zorlanmak istemiyorum. Zaten yok katkı payı, yok kermes, yok kırtasiye şimdi de bu çıktı. Çok utanıyorum. İlgileneceğinizi düşünüyorum teşekkür ederim.
Oyla Oy sayısı: 0
- 05 Mayıs 2009 Salı 18:21

Ne Olacak Bu Gençlerin Hali

Ülkemiz gerçekten ilginç bir ülke! Binlerce öğretmen adayı boşta gezerken her branştan onbinlerce kişi işsizken YÖK sürekli yeni eğitim fakülteleri açıyor yada kontenjanlar arttırılıyor. Bunlar planlama nedir bilmiyorlar mı? Acaba ne olacak bu gençlerin hali ?
Oyla Oy sayısı: 3
- 05 Mayıs 2009 Salı 15:44

Destek Bekliyoruz

Ben Avni Akyol Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi'nde Okul Aile Birliğinde yönetimde calışıyorum.23 Kasım'da göreve başladım.Kızım dört yıldır bu okulda müzik bölümünde okuyor.Bu okul Türkiye'de açılan ilk güzel sanatlar lisesidir.Müzik ve Resim alanında okuyan 200 öğrenci var ve bu öğrenciler zorlu bir sınavdan geçerek bu okula girerler.Bundan sonra çocuklar okulda var olan eksikliklerle yüzyüze kalırlar ve mutsuz olurlar... Bu okulda bir konser salonu var ama çocuklarımız sahnede çalarken biz veliler sandalye gıcırtılarının sahneye eşlik ettiğini duyarız.Önümüzdeki yıl İstanbul Kültür Başkentliğine ev sahipliği yapacak ve bu koca kentin tek güzel sanatlar lisesi ,adına yakışır bir konser salonuna kavuşsun diye yazdım.Dileğim sanata duyarlı kurumlar okulumuzun bu küçük salonunu yeniler,sahnede konser veren öğretmen ve çocuklarımız o sahneden hüzünle inmezler. Umarım sesim seslere karışır... Saygılar,Sevgiler.
Oyla Oy sayısı: 1
- 05 Mayıs 2009 Salı 14:01

Öğretmenin çilesi bitmiyor

Öğretmenlerin gelecek için kaygıları var. Önümüzü göremez ve plan kuramaz olduk. Evlenmek istiyorum ama ilk olarak stajerlik engeli getirdiler. Daha sonra askerlik oldu. Ben 3,5 yıldır evlenmeyi bekliyorum şimdi ise Eş Özür Atamasında puan esası geldi. yani puan yetersiz olursa atama yok eşimizden ayrı kalacağız. Kaldırılan İl Emri uygulamasının tekrar başlamasını istiyoruz.
Oyla Oy sayısı: 1
- 05 Mayıs 2009 Salı 13:17

YÖK'ten Cevap İstiyorum

Yurtdışından diplomama denklik onayı almak için YÖK ‘ e başvurdum.YÖK tarafından denklik ( sts ) sınavına tabi tutuldum.Tarafıma sınavda başarısız olduğum söylendi.Girdiğim sınav bilimsellikten uzak ve objektif değildi.Girmiş olduğum sınav kafamda soru işaretleri bıraktı.Neden başarısız olduğumu ve sorulmuş sınav sorularının – cevaplarının niçin basından ve kamuoyundan gizlendiğini öğrenmek ve sorulan soruların -cevaplarının tarafıma gönderilmesi için YÖK'e dilekçe ile başvurdum.Bu konuda hiçbir cevap alamadım.Bu konuyu araştırmanızı saygılarımla arz ederim.
Oyla Oy sayısı: 0
- 05 Mayıs 2009 Salı 13:02
Sayfa Başına: Sayfa: