adscode

Kelebekli Battaniye, Google ve Mülteci Olmak

Mülteci olmak kader değildir.

damlaaktan@gmail.com




Bir akademisyen, bir doktora öğrencisi, bir battaniye ve kelebeler arasında muhtemelen normal bir günde hiçbir bağlantı kuramazsınız değil mi? Ben de kuramazdım. 

Birkaç sene evvel birbirinden habersiz tüm arkadaşlarım, bana doğumgünümde kelebekli şeyler hediye ettiler, “Kelebek gibisin” diyerek… Kelebeklerle ilk farkındalıklı bağlantım sanırım o doğumgününde başladı. Renkli kanatları, tırtıldan kelebeğe dönüşürken verdikleri mücadeler, uçuşları ve özgürlükleri… Hep güzel şeyler anımsattı. Kelebeklerin ömrü kısadır diye hiç düşünmedim.

Bir-iki sene evvel, kelebekli bir battaniye aldım. Pazardan. Öyle ucuz, 15 TL’lik falan birşeydi sanırım. Mavi. En sevdiğim renklerden… Üzerinde rengarenk kelebekler vardı. O kadar sevdim ki, annem babam bile kullanamazdı onu. Benim himayemdeydi. Beni tanıyanlar bilir, ne kadar paylaşımcı olursam olayım, çok sevdiklerim sadece bana aittir. Gözümden sakınırım, korurum, kollarım. Hatta sevdiğim birine biri zarar verecek olsun, tanıyamazsınız beni. 

İzmir’liyiz biz, İzmir, candır. Yeşilin ve mavinin içiçe geçtiği, her yolun denize çıktığı, toprak ve çiçek kokusunun palmiyelerle taçlandırıldığı bu güzel şehirde, İzmir’in en güzel sokaklarında bizim gibi ama bizden farklı bir milliyete sahip, Suriye’li onlarca vatandaş var bu sıralar… Bizim gibi İNSAN, ama bizden farklı olarak sıcacık evlerinden uzakta, gece yataklarında değil, bizim sokaklarımızın kaldırımlarında, sahillerimizde uyumak zorunda kalan. Biz sıcacık battaniyelerimize sarınıp ısındığımızı zannederken, üşüyen... Korkan, belirsizliğin içinde savrulan hayatlar…

Kendilerine bir hayat kurmak için çırpınırken, oradan oraya sürüklenen, kıyılara vuran, ölen, yaralanan, ailesinden kopan, geleceğin belirsizliğinin girdabında harcanan yüzlerce, binlerce hayat. Oyun oynuyor olması lazımken korkuyla tanışan ve dünyaya güvenini kaybeden yüzlerce çocuk, insanlara güvenini kaybeden yüzlerce anne/baba… 

Senelerce dinlediğimiz soykırım tarihçelerinden ne farkı var şu an dünyaca bu millete yaşattığımız şeyin? Yok. Hiçbir farkı yok. 

Kelebekler diyorduk değil mi? Akademisyenler, doktora öğrencileri, ve Google diyorduk…

Tez danışmanım pazarlama akademisyenlerinden. İki tane küçük dünya tatlısı çocuğu var, uzun olsun ömürleri… Sanırım ondan daha fazla kimse empati kuramaz sokakta ağlayan bir Suriyeli çocuk, ve onu korumaya çalışan anneyle.  Bir yardım kampanyası başlattı kendi küçük çevresinde, ihtiyacı olan mültecilere battaniye, çocuk bezi, vb. ihtiyaçları ulaştırabilmek adına… En azından kendi yaşadığımız şehirdekilerin bir bölümüne.  Aklıma ilk gelen “kelebekli battaniyem”di. Anneme babama bile vermediğim kelebekli battaniyem. Gözüme ilk gelen kare, karanlık bir gecede onunla belki de güzel bir düş görüp üzerindeki kelebekle hayal kurabilecek küçük Suriyeli bir kız çocuğu. Ya da erkek bilmiyorum, aklıma ilk gelen esmer, saçı başı dağınık, ama yüzü hala karanlığın içinde parlayan bir kız çocuğu… Vedalaştım kelebekli battaniyemle, gidip her kimin yüreğini ısıtması gerekiyorsa ısıtsın diye. Sanırım onunla vedalaşmam için bir çocuğun daha az üşümesi ve daha çok gülümsemesi ihtimalinden daha güzel bir sebep olamazdı… 

Az evvel, Google’da bir sayfa açtım, dünya da neler olup bitiyor öğrenmek için. Üstte bir link çıktı. "Yardıma ihtiyacı olan mülteci ve göçmenlere yardım edin. Biz de bağışınız kadar katkıda bulunalım." yazan bir bağış butonu yapmış Google. Tıklayınca da sizi “Together we can do more” yazan bir siteye yönlendiriyor. Sizin bağış yaptığınız miktar kadar Google’da bağış yapıyor.

https://onetoday.google.com/page/refugeerelief?c=TR

Bir akademisyen, bir doktora öğrencisi, bir battaniye ve kelebeler arasında bize bağlantı kurduran şey yaşamın ta kendisiyken, oturduğunuz sıcacık evde üzülmekten başka yapabileceğiniz çok fazla küçük, ve bir o kadar büyük şey var. Google bunlardan sadece biri… Mültecilere yardım eden dernekler bir diğeri… Kendi çabalarınız ise bir başkası…

Kelebekler kadar kısa olmasa da, insan ömrü de çok da uzun değil aslında. Anne babalar da elbette çok değerli ama, henüz kelebek olamamış tırtıllara benzeyen o güzelim çocuklar için siz de birşeyler yapabilirsiniz. Geç değil. Ve belki o kanatlarını açıp uçarsa bir gün, bunda sizin de bir kelebek ömrü kadar katkınız olmuş olur. Değmez mi? Bence değer… Bir tırtılın kelebek olabildiğini görmek ya da bilmek için herşeye değer…

 

 

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)