Ömer ORHAN

Ömer ORHAN Biyografi

Eğitimci

Yurt-içi beni, dışı seni yakar- durumları…

07.12.2016 10:20 | Son Güncelleme: 08.12.2016 10:19

Günümüzde çoğu insan yurt dışına yerleşmeyi maalesef kurtuluş olarak görüyor.

Oysa ülke yokluk, yoksulluk içindeyken ve elinde yurt dışına çıkabilme olanağı varken birçok bilim insanı yurdunda kalmış ve mücadele etmeyi tercih etmişti.


Herkes yıllarca kapalı kalmaktan, cehaletten ve karanlıktan öylesine korkmuştu ki birçok bilim insanı da ülkeyi aydınlatma telaşına düştü.

Cumhuriyet kurulduktan sonra yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalıydı!

Kullandı da…

Çaresizlik çok kötüydü ve tam bağımsız olabilmek için kimseye el açılmayacaktı.

Açılmadı!

Eğitim seferberliği ile yüzde 8 olan okuma yazma oranı, birçok devrimin desteği ve inançla zaman içerisinde kendini aştı. Hatta okuma ve yazma becerisinin ötesine de geçildi. Köy enstitüleri, ilkokullar, ortaokullar, liseler ve üniversiteler açıldı. Öğrenen öğretti ve ulus aydınlanmaya başladı. Yokluk ve yoksulluktan ortak bir ideal yaratılmıştı. Ülkenin en ücra köşelerine gitmeyi göze alan binlerce genç, öğretmen oldu.

Bu duygular, sağcısından solcusuna hemen hemen herkes tarafından kabul görür ve toplumsal bir uzlaşı olarak değerlendirilirdi. Cumhuriyet’in ateşinin hâlen görüldüğü, bağımsız olma, aydınlanma ve gelişim için öz kaynaklarının kullanılmasına özen gösterilen, değerlerin içe döndürüldüğü yıllardı.

dı…

Zaman ne kadar çabuk geçti.

Ateş mateş kalmadığı gibi öz kaynak yerini süslü püslü ekonomik lafa ve bolca yabancı mala bıraktı.

Okuma yazma öğrenildi ama hepsi o kadar, ne okuyan var ne yazan ne de yazana saygı duyan.

Ülkemizde yurt dışı öğrenime oldum olası pek sıcak bakılmadı ama paranın sıcaklığına sahip olanlar için her zaman yurt dışı bir alternatif oldu ama para herkeste olmadığından bu da çok düşük oranlarda kaldı.

Parasızlar ise dışarı çıkmanın burslu yollarını aradı ancak bunu daha çok yüksek lisans ve doktora için düşündü. Gidenler de oldu ama ülkesine dönenlerin sayısı bugünlere kıyasla o günlerde daha çoktu.

Bundan 10 yıl öncesine kadar yurt dışına çıkan akademisyenler ve öğrenciler için “beyin göçü” diye bir deyim kullanılırdı. Önemsenen beyin miydi, yoksa göç müydü tam olarak hiçbir zaman anlaşılamasa da çoğunlukla gidenler tam mutlu olamadı.

Şimdilerde öğretmen liseleri kapatıldı, Anadolu liselerinde Türkçe öğretime geçildi, kadroları dağıtıldı, birçok Anadolu lisesi meslek lisesine dönüştürüldü. Okullarda okul kültürü diye bir şey kalmadı.

Adı yıllar içerisinde değişmiş olsa da millet, OKS, SBS, TEOG sınavlarına iyi kötü hazırlanmayı öğrenmişti. Bir şekilde çocuklarını Anadolu lisesi ya da birkaç özel okula göndererek onlara bir gelecek yaratabileceklerini düşünüyor, iyi bir liseyi iyi üniversitenin anahtarı gibi görüyordu.

İyi okullara” girmek için hazırlık şarttı. Bunun için de dershane…

Önce kapatıldı, sonra isteyen dershanelere okul olma “şansı” verildi.

Sonra birkaç düzenleme ile yeniden “dershanelerin” yolu açıldı.

Halk bu arada çocuklarını bir o yana bir bu yana taşımaktan helak oldu.

Hatırı sayılır liselerin mezuniyet törenlerinde öğrencilerin yönetimlerine verdikleri tepkiler sosyal medyada paylaşıldı. Böylece halkın gözü liselere çevrildi ve sorgulama başladı.

Güven azaldı.

2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı’nda parası olan da olmayan da özel liselere yöneldi. Kafalar iyice karıştı.

15 Temmuz darbe girişimi, gözleri bir kez daha eğitim öğretime çevirdi. Yıllardan beri eğitimde yaşanan çirkinlikler, haksızlıklar bir bir gözler önüne serilmeye başlandı.

Merkezî sistemlerce yapılan hemen hemen her tür sınavda yaşanan usulsüzlükler, emek hırsızlıkları ortaya çıktıkça ve itiraflarla onaylandıkça, insanların azalan güveni de bitti

Çeşitli nedenlerle ülkemizde olan yabancıların ülkelerine geri dönmeye başladıkları haberleri yayıldı. Ülkede yaşanan olaylar ve gelişmeler halkı da iyice tedirgin etti. Şimdilerde yurt dışına yönelim olduğu söylentileri dolaşmaya başladı.

Büyük bir kesimin dilinde “buralardan gitmek” var. Özellikle yükseköğretim için çocuklarını yurt dışına gönderme olasılığı çok daha ciddi değerlendiriliyor. Bunun ne oranda gerçekleşeceği önümüzdeki yıllarda belli olacak.

Koskoca ABD Başkanı Trump, dünyanın farklı ülkelerinde yatırım yapan ABD’li şirketlere doları ülkeye getirme çağrısı yaptı. Bu bile doların hızla yükselmesine neden oldu. En büyük beyin göçü alan ve bu beyinlerle gerçek anlamda inovasyon yapan ABD, görünen o ki önümüzdeki yıllarda çok daha agresif stratejiler hayata geçirecek.

Sıkıntılı eğitim sistemimizde güçlükle eğittiğimiz ve yurt dışına kaçırdığımız beyinlere her zamankinden çok ihtiyacımız var.

İthal eden değil, “beyin hariç” ihraç eden bir ülke olabilmek için öncelikle okul kültürlerine sahip çıkılmalı, bilimsel temelli öğretim ve farklı düşüncelere saygı duyan bir düşünce kültürü oluşturulmalıdır.

Üretmek, toplumsal uzlaşının sağlandığı ortak bir zeminde temel amaç olarak benimsenmeli ki göçler önlenebilsin.

Bu ülkeyi yeniden yaratırken kendini feda etmiş insanlara verilmiş bir sözümüz var.

Unutmayalım

 

Yorum Yazın

Ömer ORHAN Diğer Yazıları

Sanal sanmayın. Korunun ve koruyun! 24 Mart 2017 - 13:34
Biat-8 09 Mart 2017 - 13:39
İşte “O”nun taktiği: Önce karıştır, sonra barıştır. 25 Şubat 2017 - 08:38
BİAT-6 18 Şubat 2017 - 15:56
BİAT-5 15 Şubat 2017 - 11:35
BİAT-4 09 Şubat 2017 - 10:33
BİAT-3 04 Şubat 2017 - 13:34
Biat-2 30 Ocak 2017 - 11:03
BİAT 23 Ocak 2017 - 12:13
Eğitim-Öğretimin Geleceği? 12 Ocak 2017 - 12:10
Yurt-içi beni, dışı seni yakar- durumları… 07 Aralık 2016 - 10:20
Grisiz bir öğretmen?.. 25 Kasım 2016 - 15:15
Osmanlı’dan günümüze yabancı dil öğrenimi… 31 Ekim 2016 - 11:37
Bu kadar okumak bana yeter… 26 Eylül 2016 - 10:25
Ah şu okullar… 01 Eylül 2016 - 14:05
Değersiz… 01 Ağustos 2016 - 11:11
Teflon kişilikler… 12 Temmuz 2016 - 11:10
Bitki ihtiyacımız... 24 Haziran 2016 - 14:42
Eğitimcilere mesaj var… 18 Haziran 2016 - 14:27
Pahalı bir fotoğraf 08 Haziran 2016 - 12:18
Guguk kuşu 31 Mayıs 2016 - 11:39
Unutmak… 27 Mayıs 2016 - 12:57
Başardık! 16 Mayıs 2016 - 13:30
BULAŞTIRIN! 06 Mayıs 2016 - 10:54
​Geleneksel gıybet günleri 28 Nisan 2016 - 14:03
​Model aramaktan helak olduk… Peki, aynı kafayla başkası mümkün mü? 19 Nisan 2016 - 13:05
Eğitimde tutum birliğinin önemi 08 Nisan 2016 - 10:45
Başarı rastlantısal değildir 29 Mart 2016 - 09:18
Sınavın ardından... 18 Mart 2016 - 14:22
Gölge etme, başka ihsan istemem senden! 12 Mart 2016 - 12:46