ÖZKAN GÖĞERCİN

ÖZKAN GÖĞERCİN Biyografi

Psikolog

EĞİTİM, HERKESİN ÜZERİNE KONUŞMASIYLA DEĞİL, ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMASIYLA DEĞER KAZANIR

04.12.2017 23:21 | Son Güncelleme: 04.12.2017 23:21

Eğitim dediğimiz zaman, herkesin söyleyecek bir sözü oluyor. Peki, herkes eğitime gereken değeri verebiliyor mu?

Ülkemizin eğitim konusunda yaşadığı sıkıntıları gördüğümüz zaman, bu sorunun cevabını bulmak hiç zor olmasa gerek. Peki, hepimiz nihayetinde birer okumuş insan isek, eğitimin süreçlerini yaşamışsak, neden eğitim konusunda sıkıntıları aşamıyoruz?

Tüm bu soruların cevabı, eğitimin temelini tam anlamıyla alamamaktan kaynaklanıyor. Tam anlamıyla derken, okulda başlayan eğitim sürecini değil, ailede başlayan eğitim sürecinden bahsediyorum. Tüm insanlar hayata gözlerini sıfır öğrenme ile açar. O sebeple de, ilk eğitim ve öğrenme ailede başlar. Burada, çocuklara verilecek olan değer, sahiplenme ve sorumluluk duyguları, onların okul hayatlarında da derslerine de aynı özeni göstermesini sağlayacaktır. Bu bilinçle büyüyen ve okuyan insanlar da, eğitimin daha hakkını vererek, topluma faydalı bireyler olacaktır. Bu süreç uzun vadeli bir süreçtir. Bu sebeple, tüm ailelerin bu süreçte, anlayış, özveri ve desteklerini de çocuklarından eksik etmemeleri, onları daha çok okumaya ve erdemli bir insan olmaya teşvik etmelidirler. Bu hassasiyet ne kadar yaygınlaşırsa, topluma o kadar sorumluluk sahibi bireyler de yetişecektir.

İşte bu noktada “erdem” derken ayrı bir parantez açmak istiyorum. Okuyan insan, sadece gözü kapalı okuyan bir insan değil, kendisine ve çevresine değer veren, ön yargılarından arınmış, örnek bir insan olmalıdır. Biz belki de, bunu tam beceremediğimiz için, eğitim alsak bile tam anlamıyla öğrenemiyoruz. Çünkü, buna insan olarak kendimiz de izin vermiyoruz. Bu sürecin içine birçok unsur katıyoruz, çıkarlar üzerinden konuşuyoruz, önyargılarımızla hareket ediyoruz ve bahaneler üretiyoruz. Sonra da, eğitim üzerine bir şeyler yapacağız deyip, aslında hep yerimizde sayıyoruz. Lise ve üniversite giriş sınavları ne kadar değişse de, eleştirilmesi ve aynı noktaya gelinmesi de, bunun bir örneği değil midir?

Eğitim konusunda, ailelerin verdiği temel eğitim yanında, tabii ki öğretmenlerimizin ve tüm eğitim kurumlarımızın öğrencilere yaklaşımı da büyük önem taşıyor. Öğrenci, ailesinden sonra okulunu da ailesi gibi görüyor ve öğretmenlerini örnek alıyor. O yüzden, öğretmenlerimize, her konuda gereken desteğin verilmesi gerekiyor. Mesela, bir öğretmen coğrafya ya da tarih sorusu sınavda azaldı diye işinden olmamalı, onbinlerce öğretmen de atama umuduyla günler saymaya mecbur bırakılmamalıdır. Onların verdiği emeği hiçe saymak, eğitimi de hiçe saymak demektir. Ancak, bununla birlikte, öğretmenlerimizin değer görmesi gerektiği kadar, onların da mesleğine sahip çıkması ve kıymetini bilmesi gerekiyor. Öğretmenlerin birbirini çekememesi, müdür-öğretmenler arasında yaşanan problemler, öğretmenlerin motivasyonunu düşürdüğü kadar, eğitim kalitesini de düşürüyor. Ondan sonra eğitim sadece rant yeri ve sınav odaklı olmaktan da öteye gidemiyor.

Sonuç olarak, eğitim konusunda bir yerlere varabilmemiz için, öncelikle kendi sorumluluklarımızın farkında olmalı ve kendimizi de eleştirebilmesini bilmeliyiz. Kendinin farkında olan bir insan, eğitime ve öğrenmeye her zaman daha açık bir insan olacaktır. Ön yargılardan arınmış, objektif bakabilen eğitimli insanlar ise, bu alanın gelişmesi adına daha sağlam ve şeffaf bir sistem getirebileceklerdir. Böylece, eğitim yerinde sayan bir sistem olmaktan kurtulacak, her gün üzerine koyan bir alan haline gelecektir. Ancak, bunu yapabilmenin yolu da, bu özelliklere sahip erdemli bir insan olmak ve erdemli insanlar yetiştirmekten geçecektir. Bu sebeple, bu alanda sadece sen ya da ben değil, herkes görev ve sorumluluğunu bilmeli ve ortak bir paydada hareket edebilmelidir.

Unutmayınız ki, birlikten kuvvet doğar ve kuvvetle güçlenen bir eğitim de asla ve asla yıkılmaz.

Eğitimin tam anlamını bilen ve eğitime hakkını veren, nice nice insanların yetiştiği güzel bir gelecek dileğiyle…

Yorum Yazın

ÖZKAN GÖĞERCİN Diğer Yazıları

TEMELSİZ EĞİTİMİ ÖNLEMENİN YOLU, EĞİTİMDE “TEMEL-SİZ” OLABİLMEKTEN GEÇER 04 Ocak 2018 - 16:45
ALES’TE ÇALINAN SADECE SINAV SORULARI DEĞİL, İNSANLARIMIZIN VE ÜLKEMİZİN GELECEĞİDİR 19 Aralık 2017 - 16:14
BİR ÜNİVERSİTEYi KAZANMANIN TEMEL YETERLİLİĞİ ÖĞRENCİNİN BİLGİSİ Mİ YOKSA SADECE BARAJI GEÇMESİ Mİ? 06 Aralık 2017 - 16:35
EĞİTİM, HERKESİN ÜZERİNE KONUŞMASIYLA DEĞİL, ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMASIYLA DEĞER KAZANIR 04 Aralık 2017 - 23:21
SADECE 24 KASIM DEĞİL, HER GÜN ÖĞRETMENLERİMİZİN GÜNÜ OLMALIDIR 24 Kasım 2017 - 12:48
EĞİTİM VE SINAV SİSTEMİNE DAİR, NE SORULAR CEVAPSIZ NE DE SORUNLAR ÇÖZÜMSÜZ KALMALIDIR 21 Kasım 2017 - 16:39
BİR ÖĞRETMEN ATANMAYI BEKLEYEN DEĞİL, TOPLUMA EĞİTİMLİ BİREYLER ATAYAN OLMALIDIR 17 Kasım 2017 - 17:21
EĞİTİMDE PISA SIRALAMASINA HERKES GİREBİLİR, ASIL MESELE SIRADIŞI OLABİLMEKTİR 16 Kasım 2017 - 14:19
REHBER ÖĞRETMEN, BİR OKULUN ELEMANI DEĞİL PSİKOLOJİK DANIŞMANIDIR 14 Kasım 2017 - 10:21
Yükseköğretim Kurumları Sınavı mı, yoksa “Y”apboz “K”arıştır “S”ınavı mı? 13 Kasım 2017 - 10:22
BİR OKULUN NİTELİĞİNİ İSMİ VE ŞEKLİ DEĞİL, ÖĞRETMENİ VE ÖĞRENCİSİ BELİRLER 09 Kasım 2017 - 20:08
BİR İNSANIN MEMLEKETİ DOĞDUĞU YA DA DOYDUĞU DEĞİL, ARTIK OKUDUĞU YER OLACAK! 08 Kasım 2017 - 15:41
KENDİNİ BİLEN TOPLUMLAR, ÖĞRETMENİNE NOT YERİNE, DEĞER VERMESİNİ DE BİLİR 02 Kasım 2017 - 16:50
BİR EĞİTİMİN KALİTESİNİ ÜNİVERSİTE SAYISI DEĞİL, SAYILI ÜNİVERSİTELER BELİRLER 01 Kasım 2017 - 15:42
EĞİTİM SİSTEMİ NE KADAR SAĞLAM OLURSA, HER DEĞİŞİME O KADAR DA HAZIRLIKLI OLUR 31 Ekim 2017 - 16:41
YENİ SİSTEM, KENDİNİ TEKRARLAYAN DEĞİL, FARKINI ORTAYA KOYAN BİR SİSTEM OLMALIDIR. 30 Ekim 2017 - 16:55