ÖZKAN GÖĞERCİN

ÖZKAN GÖĞERCİN Biyografi

Psikolog

EĞİTİM SİSTEMİ NE KADAR SAĞLAM OLURSA, HER DEĞİŞİME O KADAR DA HAZIRLIKLI OLUR

31.10.2017 16:41 | Son Güncelleme: 31.10.2017 16:41

Üniversite giriş sınavı ile ilgili, son açıklamalardan sonra, belirsizlikler kendini korumaya devam ederken, TEOG’un yerine gelecek yeni sistem ile ilgili hala açıklama yapılmaması da ayrı bir merak k

Ülkemizde hangi sistem uygulanırsa uygulansın, tüm eğitim kurumlarının her sisteme hazır ve dayanıklı öğrenciler yetiştirmeleri gerekiyor. Bunun yolu da, kalıcı bir öğrenmeden geçiyor. Sadece sınava odaklı öğrenciler yetiştirmek, hem verilen eğitimin kalitesini düşürüyor, hem de öğrenciler yüklenen onca bilginin kalıcılığı da ortadan kalkıyor. Birkaç yılda bir sürekli sınav sistemi değiştirmektense, eğitim ile ilgili genel bir revizyona gidilmesi gerekiyor.

Ağaç yaşken eğilir misali, öğrencilere, en temelden itibaren itinalı ve özverili bir eğitim ve öğretim yaklaşımı gösterilmesi gerekiyor. Tabii ki, milyonlarca öğrencinin olduğu eğitim kurumlarında, bire-bir böyle bir yaklaşımı göstermek kolay değil. Ancak, sınıflara giren her öğretmen, tüm öğrencilere kendilerini özel hissettirebilirlerse, derslerde daha çok aktif ve söz sahibi olmalarını sağlayabilirlerse, yukarda bahsettiğim kalıcı öğrenme adına önemli adımlar atmış olacaklardır. Bununla birlikte, öğretmenlerin sadece kitaba bağımlı kalmadan, günlük hayattan örnekler sunmaları, öğrencilerden bu örneklerle ilgili proje ve ödevler istemeleri çok faydalı olacaktır. Öğrenci böylece teori ve uygulama anlamında sentezi yapabilecek ve öğrendiklerini hayata daha iyi bir şekilde entegre edebilecektir.

Milyonlarca öğrencinin okuduğu ve binlercesinin üniversiteye girdiği bir ülkede, tabii ki şu an sınavsız öğrenci alımı mümkün değil. Ancak, öğrencilere yapılacak sınavlar sadece, ezbere bilgiyi ölçen sınavlardan ibaret de olmamalı. Öğrenci, sınava girdiğinde, kendisine öğretilen bilgi ve dayatılan şıklar arasında boğulmamalı. Kendi bilgi ve iradesini özgürce kullanabileceği sorular ile ölçme ve değerlendirme yapılmalıdır. Bazen, çok sayıda birbirine benzeyen yığınlarca soru çözülmesi yerine, kaliteli ve belli sayıda sorunun çözülmesi daha verimli olacak ve beklenen başarı da gelecektir.

Öğrencilere verilen müfredat derslerle birlikte, rehberlik ve danışma anlamında da tam ve yetkin bir hizmet verilmesi gerekmektedir. Öğrencinin geleceğini seçeceği bu yolda, doğru bilgilendirme ve yönlendirme olmazsa olmazdır. Öğrenci, eğitim hayatının sonunda, istediği mesleği kazanabileceğini bilmeli ve sorumluluk sahibi olmalıdır. Alacağı eğitimin hem meslek hayatında, hem de günlük hayatta önemli yer tutacağını, onların verdiği birikim ile doğru adımlar atacağını da unutmamalıdır. İşte, bu bilincin ve farkındalığın oluşmasında, rehber öğretmenlerimiz, branş öğretmenlerimiz ile koordineli bir şekilde çalışmalı, ortak bir yol haritası çıkarmalıdır. Tüm öğrenciler de, değerli öğretmenlerimizin görüş ve tavsiyelerini dikkate almalı, en sonunda da özgür iradesi ile geleceğine yön verebilmelidir.

Aslında burada, tüm söylediklerimizin özünde, kendine güvenen ve ne yaptığını bilen bir insan profili amaçlanmaktadır. Bu amacın gerçekleşmesinde, eğitim kurumları kadar, ilk eğitimin başlangıcı olan aile de çok önem taşımaktadır. Aile içerisinde, huzur ve mutluluk içinde olan, sorumluluk duygusu ile büyüyen çocuklar, yukarıda söylediğimiz sistemin oluşmasında başrol oynayacaklardır. O yüzden, siz değerli ailelerden isteğimiz, çocuklarınızın geleceğinde en önemli ve aktif rolü oynadıklarını bilmeleri ve onların geleceklerine her daim sahip çıkmalıdır. Eğitimlerini sonuna kadar desteklemeleri ve bu desteklerinden de asla vazgeçmemeleri gerekmektedir.

Sonuç olarak, kararlı ve sağlam eğitimin oluşmasında, yukarıda belirtmiş olduğumuz aile-öğrenci-öğretmen üçgeni, birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Bu bütün içerisinde, karşılıklı etkileşimin önemi de asla yadsınamaz. Bu sebeple, toplumun tüm bireyleri olarak, eğitimin hak ettiği yere gelmesini, ülkesine sahip çıkacak bilinçli insanlar yetiştirmek istiyorsak kısacası;

Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” olacağız.

Eğitimin hakkını vereceğimiz nice nice güzel yarınlara….

Yorum Yazın