adscode

“EĞİTİM SİSTEMİNİN AMACI PARTİLERE MİLİTAN YETİŞTİRMEK DEĞİLDİR“ DİYEN LİDER KİM?

Bilimi ve Bilgiyi Reddedenler Çökmeye Mahkûmlardır

www.sahinaybek.com.tr

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta yaptığı bir konuşmada; hükümetin eğitim politikalarını eleştirerek eğitimle ilgili açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarındaki noktaları daha yakından ele almaya çalışalım.

Eğitimin Amacı Bir Partiye Militan Yetiştirmek Değildir

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının eğitimin önemini vurguladığı kısmı şu şekildedir: “Eğitimin amacı bir partiye militan yetiştirmek değildir. Ülkeyi yönetenler, eğitimin amacını hala kavramış değiller. Ayrı ayrı politikalar oluşturuldu. Eğitim politikası bakandan bakana değişti. “ Kılıçdaroğlu, konuşmasının bu kısmında; ülkeyi yöneten erkin yani hükümetin, eğitimin önemini kavramadığından, eğitime de gereken önemi vermediğini vurguluyor. Bir diğer önemli nokta da; mevcut hükümet döneminde çok fazla eğitim bakanının değiştiğinden, aynı hükümetin bakanları olmalarına rağmen, bakandan bakana değişen farklı eğitim politikaları olduğundan söz ediyor.

Eğitim Siyaset Üstü Bir Devlet Politikası Olmalıdır

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının üniversite ve düşünce özgürlüğü vurgusu yaptığı kısım ise şu şekildedir: “ Biz eğitim politikalarımızla, kendi çocuklarımızı denek olarak kullandık. Her bakana göre politika oluşturduk. Oysa eğitim milli olmak zorundaydı. Üniversiteler bilgi üretemiyor. Bizim yetişmiş insan gücümüz, yani bilim insanlarımız, geleceği Türkiye’de değil de, geleceği uygar ülkelerde, demokrasisi gelişmiş ülkelerde arıyorlarsa bu ayıp; Türk siyasetinin ayıbıdır. Düşünce özgürlüğünün önüne siz hangi gerekçeyle duvar örersiniz? Üniversiteleri Orta Çağ üniversitelerine dönüştürdüler. Düşüncesini açıklayanın hapse atıldığı bir ülkede, demokrasi de bilim de gelişmez ve siz katma değeri yüksek bir ürün de üretemezsiniz. Çok hızlı, kararlı ve tutarlı adımlar atmak zorundayız.” Türkiye’nin eğitiminin milli olarak siyaset üstü bir devlet politikası olması gerektiğini vurguluyor. Bilim insanlarımızın yurt dışına gitmek zorunda kaldıklarını, bu beyin göçünün ülkemiz adına üzücü olduğunu, demokrasinin, bilimin gelişebilmesinin önündeki en önemli engelin; düşünce özgürlüğünün olmaması olduğunu belirtiyor.

Üstün Yetenekli Çocukları Eğitim Yoluyla Köreltiyorlar

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının, Osmanlı üzerinden eğitim açıklamaları yaptığı kısmıysa şöyledir:“ Türkiye, Osmanlı’nın son dönemlerini yaşıyor. Üstün yetenekli çocuklar, eğitim yoluyla köreltiliyor. Devletlerin doğuşuna ve batışına iyi bakmalıyız. Osmanlı’nın batışına da iyi bakmalıyız. Osmanlı, bilimi ve bilgiyi reddettikten sonra çöküş sürecine girmiştir. Dünyadaki saygınlığınız ürettiğiniz ürünlerle paraleldir. Sihirli anahtar; bilgi artı üretimdir. Bilgiyi reddederseniz zaten üretemezsiniz. Üzülerek ifade edeyim; iktidar olanlar hala bunun farkında değiller ve Türkiye, Osmanlı’nın son dönemlerini yaşıyor; bilgi açısından, birikim açısından, teknoloji açısından. Bizler, toplumu aydınlatmak zorundayız.” Kılıçdaroğlu, ülkelerin bilgiye ve bilime sırt çevirmemeleri gerektiğini, bir güç olan bilginin üretimle tamamlanması halinde, ülkelerin şahlanacağını belirtiyor.

Kısacası; Ana Muhalefet Lideri Kemal Kılıçdaroğlu; eğitim sistemlerinin siyasi partilere militan yetiştirme yerleri olmadığı, iktidarın eğitime gereken önemi vermediği, eğitimin siyaset üstü bir devlet politikası olması gerektiği, düşünce özgürlüğünün bilimin, üniversitelerin ve demokrasinin gelişmesinin olmazsa olmazı olduğu, üstün yetenekli çocuklarımızın eğitim yoluyla köreltilmemesi gerektiği, bilimi ve belgiyi reddeden ülkelerin çökeceği ve daha güçlü bir Türkiye’nin bilgi ve üretimle mümkün olabileceği noktaları üzerinde duruyor. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin…


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)