adscode
adscode

İŞİMİZ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM, GÜCÜMÜZ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM

Kapsamlı Bir Mesleki Eğitim Reformu Gerçekleştirilmelidir

www.sahinaybek.com.tr

Mesleki teknik eğitim Cumhuriyetimizin ilk günlerinden itibaren Türkiye Eğitim Sisteminin önemli tartışma konularından biri olmuştur. Nitekim ülkelerin ekonomik kalkınmaları büyük ölçüde mesleki ve teknik eğitimde yetiştirilmiş insan gücüne bağlıdır. Mesleki teknik eğitim yalnızca bir uzmanlık alanı değildir, aynı zamanda üretim-birey-toplum ve ekonomi dengesi içinde ele alınması gereken bütünlüklü bir konudur. Bu nedenle İŞİMİZ GÜCÜMÜZ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM olmalı diyoruz. İŞİMİZ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM, GÜCÜMÜZ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM.Çünkü bir toplum mesleki teknik eğitimi işi haline getirirse, bu toplum üretip büyüyüyeceği için bir süre sonra gücünü de mesleki teknik eğitimden alır. İstedik ki; bilimsel, etkin, kaliteli, kalkınmaya dönük, iş gücü piyasasının beklentilerini de karşılayan, ilgiyi ve yeteneği merkeze alan, sanatsız da zanaatsız da olmayacağını ortaya koyan bir mesleki teknik eğitimin nasıl olması gerektiğine dair, bilimsel ve dizgeli olarak şu önerilerde bulunalım:

Mesleki Ortaöğretim

Meslek eğitimi dokuz yıllık (1+8) temel eğitim tamamlandıktan sonra, ortaöğretim aşamasında başlatılmalıdır. Kapsamlı bir mesleki eğitim reformu gerçekleştirilmelidir. İlköğretimi başarıyla tamamlayan öğrencilerin, öğretmenlerinin değerlendirmeleri ve ebeveynlerinin onayıyla meslek liselerine sınavsız girişine olanak tanınmalıdır. Temel Eğitimin 9. ve 10. sınıflarında, bölgesel özellikleri gözeten, meslek tanıtımını, yetenek ölçümünü ve mesleğe yönlendirmeyi esas alan iki yıllık ‘’Mesleki Yönlendirme Programı’’ uygulanmalıdır. Öğrencilerin, genel kültür, sosyal bilimler, fen ve matematik alanlarındaki yetenekleri ve meslek derslerine olan ilgi ve başarıları uzman öğreticiler tarafından değerlendirmeye alınmalıdır. Öğrenciler, 10. sınıfın sonunda yapılacak bir Genel Değerlendirme Sınavı’nın sonuçları ve başarı puanlaması esasına göre, İki Yıllık Akademik Liseye veya Meslek Lisesine yönlendirilmelidir.

Mesleki eğitimde, meslek liseleri ile meslek yüksekokulları arasındaki uyum ve devamlılık esas alınmalıdır. Meslek liseleri ile yükseköğretim bünyesinde eğitim veren meslek okullarının yönetim bütünlüğünü sağlamak amacıyla merkezi bir eşgüdüm kurumu oluşturulmalıdır. Mesleki ortaöğretimden mesleki yükseköğretime geçiş tamamen sınavsız yapılmalıdır.

 

Mesleki Ortaöğretimden Mesleki Yükseköğretime Geçiş Tamamen Sınavsız Yapılmalıdır

Akademik veya Mesleki Lise eğitiminin nitelikli ve etkin şekilde verilmesi sağlanmalıdır. İki yıl süresince yapılacak değerlendirme ve yönlendirmeler sonucu, öğrencilerimizin yaklaşık üçte birinin üniversitelere, diğerlerinin ise meslek yüksekokullarına yönlendirilmesi hedeflenmelidir.

2 Yıllık Meslek Liseleri

Mesleki teknik eğitim veren liselerin diplomalarının onayı için Ulusal Meslek Standartları Kurumu kurulmalıdır. Mesleki Teknik Eğitim ile istihdam ilişkisini sağlamak için, ders programları, eğitici ve staj konularında yol gösterici olmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK ve Sanayi, Ticaret, Esnaf Odaları temsilcilerinin katılımı ile Danışma Kurulları oluşturulmalıdır. Danışma Kurulları, Üst Kurul ve İl Mesleki Eğitim Danışma Kurulları olarak yapılandırılmalıdır.

Meslek Lisesi eğitimi gören öğrenciler, teşvik ve destek amacıyla, 2 yıl süre ile tam gün sigorta kapsamına alınmalı, primleri devlet tarafından ödenmelidir. Özel meslek liselerini de kapsayacak olan bu özendirici sigorta uygulamasında primlerin yarısı ilgili eğitim kurumunca, diğer yarısı ise devlet tarafından karşılanmalıdır. Mesleki teknik liselere yerleştirilecek öğrenciler sınavsız olarak iki yıllık Meslek Yüksek Okullarına geçiş hakkına sahip olmalıdırlar.


 

Meslek Eğitimi Çalışma Yaşamıyla Birlikte Gelişecek

Sanayi kuruluşları ile iş birliği içerisinde, OSB’lerde ve Sanayi Sitelerinde çıraklık merkezi ve yatılı meslek liseleri kurulmalıdır. Meslek okullarında okuyan gençler tam zamanlı sigortalı statüsüne yükseltilmelidir. Meslek okullarının bölgelerindeki ekonomiyle bütünleşmiş, esnek bir yapıya sahip olmalarını sağlanmalıdır. Meslek odaları, sendikalar ve iş dünyasının kendi bölgelerinde faaliyet gösteren meslek okullarına en üst düzeyde destek olmalarını sağlayacak yeni bir örgütlenme modeli geliştirilmelidir. Yeni mesleki eğitim sistemi yapılanması; arazi tahsisi, çeşitli vergi muafiyetleri gibi kolaylıklar yanında, kamu kaynakları aracılığıyla da doğrudan desteklenmelidir. Meslek okullarında diplomaya yönelik programlar yanında yetişkinleri de kapsayacak daha kısa süreli sertifika programları ve çeşitli kursların bulunması sağlanmalıdır.

Meslek Yüksekokulları

Meslek Yüksekokullarının (MYO) donanım ve kadroları yeterli düzeye getirilerek nitelikleri geliştirilmelidir. MYO’lar gençler için tercih edilebilir kurumlar haline getirilmelidir. Mesleki ve teknik eğitim fakülteleri ön lisans programlarının devamı olarak iki yıl eğitim verecek şekilde kurgulanmalıdır. İki yıllık meslek yüksekokulu mezunlarının, ayrılan kontenjanlar dâhilinde, mesleki ve teknik eğitim fakültelerindeki lisans programlarına sınavsız olarak dikey geçiş yapabilmeleri sağlanmalıdır. Mesleki Eğitim Fakülteleri mezunlarının kanunla belirlenecek unvanlarla iş hayatına atılmaları veya mesleki eğitim için öğretmen yetiştiren tezsiz yüksek lisans programlarına girebilmeleri sağlanmalıdır.

 

Mesleki Eğitim Yüksek Enstitüsü

Mesleki eğitimin eşgüdümünden sorumlu bir Mesleki Eğitim Yüksek Enstitüsü (MEYE) kurulmalıdır. Meslek liseleri, meslek yüksekokulları ve mesleki ve teknik eğitim fakültelerinin yapılandırılması ve yönetimi MEYE eliyle yürütülmelidir. Mesleki yeterlilik ölçütlerinin belirlenmesinde yetki ve sorumluluk MEYE’ye verilmelidir. Kuruma yaşam boyu eğitim ve İş-Kur ile iş birliği içerisinde mesleki sertifikalar verme yetkisi verilmelidir. MEYE’nin merkezi yönetim kurulunda iş ve çalışma dünyasından gelen üyelerin bulunması sağlanmalıdır. Mesleki yükseköğretim kurumlarında görev alacak öğretim elemanlarının atama, yükseltme usul ve esaslarının MEYE tarafından düzenlenmesi sağlanmalıdır.

 

Eğitim Boş, Masa Başı Teorik Eğitimi Değil, İş ve Meslek Eğitimi, Üretim Eğitimi Olmalıdır

Sonuç olarak; mesleki teknik eğitimi önemseyeceksiniz. Eğitim boş, masa başı teorik eğitimi değil, iş ve meslek eğitimi, üretim eğitimi olmalıdır. Eğitimi bir meslek eğitimi olarak anlamalı ve bu çerçevede gerçekleştirmeliyiz. Bireysel-sosyal-ekonomik ve ulusal gereksinimler açısından ele alınabilecek mesleki teknik eğitim, sadece piyasanın değil toplumunda gereksinimlerine uygun olarak, BİLİMSEL-demokratik-nitelikli-üretken-uluslararası seviyede kabul gören-kendisine ve toplumuna yabancılaşmamış, ülkemizin gelişmesine ve ilerlemesine liderlik yapabilecek-dayanışma bilinci olan insanlar yetiştirmelidir. Bu nedenle İŞİMİZ GÜCÜMÜZ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM olmalı, diyoruz. İŞİMİZ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM, GÜCÜMÜZ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM. Türkiye Hepimizin Eğitim Hepimizin…

 

 


Bu Yazıyı Paylaş :

Emoji ile tepki ver!

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)