adscode
adscode
adscode
adscode
adscode

TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ BÜYÜCÜLERE DEĞİL; ERKEN ÇOCUKLUK ÖĞRETMENLERİNE SORUN

Kaliteli Bir Yaşamın İlk Önemli Koşulu Erken Çocukluk Eğitimidir

www.sahinaybek.com.tr

Kaliteli bir yaşamın ilk ve önemli koşulu erken çocukluk döneminde çocuklarımızın beyin gelişimi, bilişsel gelişim, dil, fiziksel-motor, duygusal ve sosyal açılardan iyi bir eğitim almasından geçiyor. Dünya genel olarak 0-8 yaş aralığını erken çocukluk olarak kabul etse de, birçok kaynak 0-6 yaş aralığını erken çocukluk olarak tanımlamaktadır. Şimdinin çocukları yarının yetişkinleri olacaklarından bu yaş grubunu ve bu dönemki eğitimi önemsemek gerekmektedir. Ne ekersen onu biçersin ve ağaç yaş iken eğilirden hareketle, ülkemizin geleceğini merak ediyorsak büyücülere değil, bunu erken çocukluk dönemindeki öğretmenlere sormak gerekiyor. Nitekim ülkemizin geleceğini belirleyecek olanları bu öğretmenler yetiştiriyor. Çünkü sağlıklı ve güçlü bir toplumun inşası da bu dönemden geçiyor. Ve bu konu sadece toplumu kalkındırması ve sağlıklı yetişkinler adına değil, bir temel çocuk hakkı olduğu için de önemlidir.

Anne Babalar Erken Çocuklukla İlgili Bilinçlendirilmelidir

Erken çocukluk dönemi, çocuğun öğrenmelere açık olması, öğrenmelerin hızlı gerçekleşmesi ve tüm kişiliğin alt yapısının atılması boyutuyla şansa bırakılamayacak ve evde plansız geçirilemeyecek kadar hayati bir dönemdir. Bu dönemde, çok bilinçli ve dikkatli olunması gerektiğinden; çocuklar rastgele bakıcılara ve evde yakınlara bırakılmamalıdır. Bunun için anne ve babaların erken çocukluk dönemiyle ilgili bilinçlendirilmeleri gerekmektedir. Ayrıca erken çocukluk eğitimi veren kurumlar iyi seçilmelidir. Bu dönemde çocuklar kendi yetenek, özellik ve ilgi alanlarını tanımadıklarından, onlarla ilgilenen yetişkinler dikkatli olmak zorundadırlar. Tüm bunların sonunda çocuk kendi bedenini tanıyacak, öz bakım ihtiyaçlarını karşılayabilecektir. Çocuk bu dönemde sosyalleşecek, paylaşma ve yardımlaşma gibi beceriler kazanacak, cinsel kimliğini kazanarak benliğini geliştirecektir.

Erken Çocukluk Döneminde Eğitim Niye Önemlidir?

Bu dönemde verilecek sağlıklı bir eğitimle çocuğun her açıdan gelişmesi, ilköğretime hazırlanması, ilerleyen yıllarda daha başarılı olması, daha az suç işlemesi, temel davranışları öğrenmesi, kendi dilini ve ikinci bir dili kolayca öğrenebilmesi, sorumlu ve işbirliği içinde çalışabilmesi, kendini daha rahat ifade edebilmesi sağlanacaktır.

Peki, Daha İyi Erken Çocukluk Eğitimi İçin Ne Yapmalı?

Bu döneme dair geliştirilecek tüm politikalar bütüncül bir şekilde ele alınmalıdır. İlkokul öncesi dönemin tamamını ele alacak şekilde eğitim yanıyla beraber, tüm yanlarını ele alarak incelemek gerekmektedir. Ayrıca, erken çocukluk eğitimi, erişilebilirlik sağlanarak, olabildiğince erken dönemlerden başlatılmalıdır. Konunun eğitim boyutuyla beraber; sağlık, sosyal politika ve istihdam yönleri de ele alınmalıdır. Ve de erken çocukluk eğitimini tek bir bakanlığın yönetmesi sağlanmalıdır. Aileler bu konuyla ilgili pedagojiye uygun bir şekilde, ilgili kurumlarca uygun yöntemlerle eğitilmelidir. Ama en önemlisi, erken çocukluk eğitimiyle ilgili toplumsal bir farkındalık oluşturulmalıdır. Bu yönüyle toplumu merkeze alan projeler uygulanarak, kamuoyunda seslendirilmelidir.

Erken Çocukluk Eğitimi Olabildiğince Erken Yaşa Çekilip; Profesyonelce Yürütülmelidir

Ülkemizdeki erken çocukluk eğitimi veren kurum sayısı arttırılmalı ve daha profesyonelleştirilmelidir. Yine toplumumuzdaki geleneksellikten kaynaklı olarak bu iş sadece annenin işi gibi algılanmaktadır. Babalar daha fazla bu işin içine çekilmelidir. Devlet bu dönem için de daha fazla teşvik uygulamalıdır. Bu yönüyle, özellikle, 0-3 yaş grubundaki kurum sayısı arttırılmalı ve bu dönemdeki eğitimin ve bakımın kalitesi arttırılmalı ve ciddi bir şekilde denetlenmelidir.

Erken Çocukluk Dönemi Enstitüleri Kurulmalıdır

Erken çocukluk dönemi, enstitüleri kurulup üzerine araştırmalar yapılması gereken ve bu yolla da daha da güçlendirilmesi ve önem verilmesi gereken bir alandır. En değerlimiz olan çocuklarımızın bu yıllarını boşa harcamamalı ve çocuklarımızı rastgele insanlara baktırmamalıyız. Evde çocuk bakacak kişilerin yasayla meslek tanımları yapılmalı ve üniversitelerden en az ön lisans diploması olmayanlar bu işi yapmamalıdırlar. Ve MEB, ülkemizin geleceğini büyücülere değil; erken çocukluk öğretmenlerine sormamız adına gerekli bütün çalışmaları yapmalıdır. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin…


 








 


Bu Yazıyı Paylaş :

Emoji ile tepki ver!

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)