adscode
adscode

ÇİÇEĞİ BURNUNDA ÜNİVERSİTELİLER NELERE DİKKAT ETMELİ?

Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar, üniversiteye yeni giren gençlere başlangıçta ev yerine yurtta kalmalarını öneriyor.

ÇİÇEĞİ BURNUNDA ÜNİVERSİTELİLER NELERE DİKKAT ETMELİ?
Eğitim
Güncelleme : 11-Sep-19 16:31



Ailesinden ilk kez ayrı kalanlara kimsenin ders çalışma uyarısı yapmayacağına dikkat çeken Koçkar, “Gençler kendi programlarını yapmayı ve uygulamayı, zaman yönetimini öğrenmeli” dedi.

Altınbaş Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar, üniversiteye yeni giren öğrencilerin karşılaşabileceği uyum sorunları ve bunların nasıl aşılabileceği konusunda öğrenciler ve ailelerine çeşitli önerilerde bulundu. İşte Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar’ın çiçeği burnunda üniversiteliler ile ailelerine yönelik uyarı ve önerileri:

Başlangıçta yurt tercih edilmeli

Üniversiteyi başka bir şehirde okuyacak gençler ailelerinden de ayrılacakları için öncelikle barınma sorununu çözmek zorundadır. Ama daha önce ailesinden ayrılmamış bir genç hemen bir evi çekip çevirmekte zorlanabilir. Bu yüzden başlangıçta yurtta kalmayı tercih etmelerini öneririm. İlerleyen dönemde, okula ve şehre uyum sürecinde yol aldıktan sonra durumu yeniden değerlendirebilirler. Yurtta veya evde kalan öğrencilerin yaşam tarzları ve olayları ele alış biçimleri farklı olabilir. Kimi genç derli toplu, kimi dağınık olabilir. Bazıları sessiz iken kimileri gürültücüdür. Ailesi dışındaki kişilerle bir arada yaşamaya çalışmak zorlayıcı olabilir. Gençler bu konularda yurt yetkililerinden ya da okullarındaki danışmanlardan, arkadaşlarından destek istemeli.

Öğretim üyelerine, danışmanlara sor

Doğru okul ve bölümü seçtim mi? Aldığım dersleri değiştirmeli miyim? Okuduğum bölüm gerçekten istediğim meslekle mi ilgili? Bu ve benzeri sorulara cevap arayacak gençler tercih ve kararlarını uzun döneme yaymalı. Öğretim üyeleri, danışmanlar ve akranlarından da fikir almalı.

Aile genci anlamaya çalışmalı

Kimi gençler anne-baba ya da yakınlarından açıkça destek isterken kimileri aslında kendileri açısından çok önemli bazı ayrıntıları başkalarına aktarmamayı tercih edebilir. Anne-babalar, çocuklarının neler yaşadığını, nelerle karşılaştığını elbette anlamaya çalışacaklardır. Ama bunları çok fazla sorgulamaya girmeden onların anlatmasını sağlamaya çalışmalılar.

Üniversitede okumak, girmekten zordur

Üniversiteye yeni başlamış bir gence akademik yaşam başlangıçta zor gelebilir. Düşük notlar alan genç şaşırabilir. Zira üniversiteye girmek, üniversitede okumaktan çok daha kolaydır. Lise ise üniversiteye kıyasla çok daha kolaydır.

Her hocanın yoğurt yiyişi farklıdır

Gençler, her öğretim üyesinin kendi dersinde öğrenciden ne istediğini anlamaya çalışmalı, onların beklentilerine göre hazırlanmalı. Bu da belirli düzeyde bilişsel esneklik, çalışma ve çaba gerektirir.

İyi çalışma alışkanlığı geliştirmek

Üniversitenin liseden en önemli farklarından biri, öğrencinin kendi programını takip etme zorunluluğudur. Üniversitede öğrenciye ‘ders çalış, okula git, gece iyi uyu’ diyecek kimse olmayacaktır. Öğrenci, kendisi için en iyi yöntemi bulmalı, çalışma alışkanlığı geliştirmeli.

Zaman yönetimini öğrenmek şart

Gençler, tabiri caizse onları dürtükleyecek bir yakınları olmayacağı için kendi özdenetim mekanizmalarını da geliştirmeli. Örneğin zaman yönetimi çok önemlidir. Öğrencinin bunu öğrenmesi gerekir.

Okuma-yazma gerektiren ödevler

Kimi yeni üniversiteliler, kendilerinden lisede beklenenin bir hayli üzerinde okuma yazma görevi ile karşılaşınca şaşırabilir. Bazı okumalar oldukça karmaşık ve zorlayıcı gelebilir. Çalışmalar, beklediğinden daha uzun sürebilir, bu da öğrencinin performans kaygısı yaşamasına yol açabilir. Gençler böylesi durumlarda rehberlik ve danışmanlık birimlerinden destek istemeli.

En önemli destekçiniz danışmanlar

Üniversitede öğrencinin destek alabileceği en önemli kişi danışmanı olacaktır. Ancak bazen, danışman ile öğrenci anlaşamayabilir. Bu durumda bazen danışman değiştirmek en iyi seçenek olabilir. Ama en küçük zorlanmada danışman değiştirmek de doğru olmaz.

Abur cubur yiyerek kilo almamalı

Yeni üniversiteliler yeme içme konusunda sıkıntılar yaşayabilir. Hiçbir yemek anne yemeğine, ev yemeğine benzemez. Alışılan yeme içme düzeni de değişecektir. İlk yıl abur cubur ile beslenen öğrencilerin kilo aldıkları sıklıkla görülür, buna dikkat etmeliler.

Ders dışı etkinlikler de önemli

Üniversitelerde çok sayıda kulüp ve ders dışı etkinlik imkanı bulunabilir. Öğrenci bunlardan hangilerine gideceğine karar vermekte zorlanabilir. Eğer çok sayıda aktiviteye katılır ve dikkati dağılırsa, başarısı düşebilir. Tabii belirli düzeyde aktiviteye katılmak, öğrencinin zamanını daha iyi değerlendirmesine ve başarısının artmasına da yardımcı olur. Yapılacak şey her öğrencinin kendine göre bir denge oluşturmasıdır.

Farklı kültürlerle karşılaşma

Gençler üniversiteye gelince, kültürü, dini, değer yargıları ve yaşam stili farklı kişilerle yan yana gelecektir. Yeni insanlarla tanışmak, onlarla arkadaş olmak kimilerine zorlayıcı, kimilerine heyecan verici gelebilir. Gençlere farklılık zenginliktir anlayışıyla hareket etmeleri önerilir.

Aile çocuğa beklentisini aktarmalı

Üniversiteye yeni adım atan öğrencilerden bazıları sık sık evini ailesini ararken bir bölümü de nadiren aramayı tercih edebilir. Aile bireylerinin öğrenciden beklentilerini ona aktarması yararlı olabilir. Ayrıca arama saatleri ve öğrencinin uyku saatlerinin de ailesi tarafından biliniyor olması yararlı olacaktır.


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)