adscode

MEB UYGULAMALARI HAKKINDAKİ BAZI TESPİTLER VE ÖNERİLER

Uygulamadan gelen ve halen uygulamalarla ilişkili olan biri olarak;

mcanga25@gmail.com
Özel öğretim kurumlarının uyguladığı, uygulamak zorunda olduğu MEBBİS, Kurum Net, E Yaygın, E Özel, Karekod uygulaması, resmi yazışmalar, inceleme ve soruşturma iş ve işlemleri, mevzuat ve mevzuat uygulamaları, görevli personelin davranışları ve uygulamaları konularında MEB’e bağlı kurumlarda ve bu tür kurumlardaki yönetici, memur, kurum sahibi vb. kişilerdeki farklı uygulama ve yorumlamaları ile bu tür kurumların açılma izinleri konularında bazı tespit ve önerilerimden söz etmek istiyorum.
Özel okul ve kurslarda uygulanan ve izni alınan programların dönem açma, atama, program ilavesi yapma gibi iş ve işlemlerde görülen aksaklıklar ve personeldeki bilgi yetersizliği ve umursamazlık sonucunda örneğin 16.01.2013 tarihli ve 5 Nolu TTKK ile kabul edilen İngilizce Dil Eğitimi Programı için izin alan ve uygulayan bir kurum bu programdaki 120, 144, 150 vb. saatlik bir program için dönem açma için başvuran kurumlara genelde 12x12=144 saatlik program çıkmakta, programdaki diğer saatlik uygulamalar sistem izin vermemektedir. Bu konu yazı ile bildirilmesi halinde ilgili birimler, memurlar bu yazışmaları kabul etmediği,
Yine bir öğretmen ataması, memur ataması gibi tekliflerde her il, her ilçe o il ya da ilçedeki memurların ya da yöneticileri yorumlarına göre be tür atamaları kabul etmekte, her biri var olan ya da olmayan bazı evrakları istemekte ya da bu evrakları reddetmektedir. İlçeden giden dosya ilde incelendiğinde ilçenin kabul etmediği ya da gerek yok diye dosyadan çıkardığı belgeyi ildeki memur ya da yöneticiler istemekteler. Bu tür uygulamalar uygulamada birliği, mevzuatı yorumlamada farklı anlayış ve uygulamaları beraberinde getirmekte, il ya da ilçelerdeki bu tür eksiklikler Bakanlıktan, illerden geri dönünce kişi ya da kurumlar mağdur olmakta, birimler ikinci kez aynı sorunlarla uğraşarak işlerin gecikmesine ve birikmesine neden olduğu,
Özel kurumlara denetim ya da incelemeye giden yetkili ya da görevliler ÖÖKY’nin 67/A maddesindeki hususlara dikkat etmeden tutanak tutmakta, soruşturma yapmakta, disiplin ve 5580 sayılı yasanın 7. Maddesine göre idari para cezası teklifinde bulunarak Mahkemeler nezdinde Bakanlığımızın yıpranmasına neden olacağı,
Özel öğretim kurumlarında uygulanan bazı programların yenilendiği ve işler hale getirilmesine çalışıldığı, ancak; bence Bakanlığımızın tüm kurs programlarını yetkili birim ve komisyonlara hazırlatarak uygulamaya koymalı, birimlere bu programların uygulanması ve değiştirilmesi konusunda seminer ya da bilgilendirme toplantıları yaparak uygulamalardaki olabilecek aksaklıkları önlemesi gerektiği,
Onaylanan ve yayınlanan programları uygulamak ya da var olan programlarla değiştirmek isteyen kurumları talepleri yazılı bir başvuru ile kabul edilmeli ve kurum bilgilerindeki programlar listesine eklenmelidir. Bu konu için ayrıca yazışma, inceleme, belge isteme gibi iş ve işlemlerin E özel, MEBBİS, Kurum NET gibi bilişim sistemleri kanalı ile ivedi olarak çözülmesi sağlanması,
Yapılan inceleme ya da soruşturmalar bu işten anlayan, tecrübesi ve yeterliği olan özellikle müfettiş, müdür, bu birimlerdeki şube müdürü ya da şeflere verilmeli. Düzenlenen raporlar il ya da ilçelerde oluşturulacak inceleme ve değerlendirme birimlerinden geçirildikten sonra işleme konmasını sağlanması gerektiği,
Özellikle ÖÖKK’nun 7. Maddesinde belirtilen suçlarla ilgili olarak kurumun bağlı olduğu şirket ya da kurucu temsilcisine, kurum sahibine eylemine uygun idari para cezası verilmektedir. Bunun yanı sıra kurumdaki yöneticiye de idari para cezası ya da idari teklif getirilmesinin uygun olmadığı kanaatindeyim. Bu nedenle bu tür iş ve işlemlerde uygulanacak cezalarda idari para cezası uygulanmışsa ve tekrarında yirmi katı geleceğini, onunda tekrarında kurumun kapatılacağını bilen kurucu gerekli dikkati göstereceği,
 Özel kurumlardaki personelin bazı iş ve işlemlere, reklamlara, parasal işlere karışma ya da müdahale yetkileri o tür kurumların özelliği nedeniyle sınırlı olduğu ve aksi bir direnmede görevlinin işinden olma korkusunun ve cezaların amacı caydırıcılık olmalısı düşüncesinden hareketle özel kurumlardaki personelin korunması gerektiği,
Kurum açılışlarında ya da devir iş ve işlemlerinde yeni uygulamaya konulan adres kodu uygulamasının yerinde ve faydalı bir uygulama olduğunu kabul etmekle birlikte internet aracılığı ile DASK ya da başka birimlerden yapılan bir soğrulama ile o kurumun ya da kiralanan yerin adres kodu öğrenilebileceği,
Buna karşın il ya da ilçeler o kurum bağlı olduğu belediyeden bu bilgiyi almaları istenince bir sürü yazışma, bir sürü gereksiz belge ve örneğin 200 TL para yatırma karşılığında bu bilginin verilmesinin anlamıyorum. MEB’e sunulan tüm bilgiler incelemeden geçtiği ve doğruluğu saptandığı için görevli memur o kurumun itfaiye, sağlık ve yapı teknik raporu, kira sözleşmesi ya da tapusuna göre adres kodunu sorgulama için internete girdiğinde adres kodu alınmaktadır. Uygulamanın bu hale getirerek eğitim alanındaki girişimcilerimizin rahatlatılmasını uygun olacağını,
Kurum açılışlarında özellikle okul dışındaki kurumlarda kurumun faaliyet göstereceği binada açık alkollü içki satışının yasak olduğu ve bu uygulamanın yerinde bir uygulama olduğu kanaatindeyim. Ancak AVM’ler gibi büyük iş yerlerinde ya da diğer açık alkollü içki satışının yapılmadığı yerlerde,  okullarda 100 metre mesafede, diğer kurumlarda aynı binada olmamak kaydıyla kurum açma izni verilmesi yönünde mahkeme kararlarını olduğu dikkate alınarak bu tür uygulamalar için illere açıklayıcı bilgilendirmeler yapılarak uygulamada birliğin sağlanması gerektiği,
Dershanelerin kapanışı ya da dönüşümü sırasındaki yasal mevzuata göre dönüşüm yapan kurumlara taahhüt ettiği sürede taahhüt ettiği kurumu açamazsa o tarihte kurum açma ve öğretime başlama izninin iptal edileceğinden başka bir hüküm yoktu. Daha sonra bir genelge ile bu taahhütünü yerine getiremeyen kurumun aldığı teşvikleri faizi ile birlikte geri alınacağı şeklindeki bir uygulamanın sıkıntı yaratacağı, Bakanlığımıza olan güveni sarsacağı, girişimcilerin şevkini kıracağı ve yasal yönden iptal sorununu getirerek Bakanlığımızı sıkıntıya sokacağı, bu nedenle bu tür kurumlara taahhütlerini değiştirme, açabileceği, yapabileceği bir uygulamaya geçilmesinin en iyi uygulama olacağı,
Yönündeki tespit, duyum ve düşüncelerim ile bu konulardaki çözüm önerilerimi yararlı olacağı ve Bakanlığımız yetkililerinin bu önerileri dikkate alacağı düşüncesi ile kamuoyunda paylaşmak istiyorum.
           
                                                                                  Metin ÇANGA
                                                                           Emekli Maarif Müfettişi

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)