adscode

Eyvah! Çocuğum çok soru soruyor…

İnsan, inanmak istemediklerine karşı direnç gösterir. Çoğu zaman burnunun ucundaki gerçekliği göremez. Akıl tutulması yaşar. Bu tür davranış sergileyenlere sabit fikirli denir.

byomerorhan@gmail.com




Çok ironiktir ama bilim ve sanat çevrelerinde de sabit fikirli insanlara rastlanabilir ki bu duruma gelmelerinin nedeni ise aldıkları eğitim şeklidir.

Eğitim sistemleri, bana göre “sorgulu”, “sorgusuz” diye ikiye ayrılabilir. 

Sorgusuz eğitim anlayışından olan dogmatik anlayışla, öğretilerin koşulsuz kabul edilmesinin sonucunda akıl yok sayılır. Bir “üst aklın” oluşturduğu gerçekliğin kabul edilmesi beklenir ki bu, düşünme becerisini zamanla ortadan kaldırır.

Hangi öğreti ya da ideoloji olursa olsun, dikte yöntemi insan aklını, dikte edenin deneyimlerinin ötesine taşıyamaz. Eğer düşünmeyen, sorgulamayan bir insan yaratmak istiyorsanız, bundan daha etkili bir yöntem yoktur.

Ne var ki sorgulamak ve öğretileri tartışmaya açmak merakı tetikler. İnsan aklını yaşanılmışlıkların ötesine taşır. Olasılıkları çoğaltarak gerçeği sorgulatır. Kabul edilenlerle ilgili yanılsamaların değişmesine olanak tanır.

Bir anlamda bilimsel düşünce yapısı olarak kabul edebileceğimiz bu yaklaşım illüzyonları yok eder.

Sormanın yaşı olmaz!

Bebeklikten çıkan ve henüz konuşmaya başlayan çocuk, meraklı olur, bolca soru sorar. Onun bu durumu bilinir ve kabul edilir. Hatta birkaç yıl süren “bıcır bıcır konuşulan” bu durum hoşa bile gider. 

Bu yıllarda, ebeveynler bildikleri soruların yanıtlarını dolu dolu anlatırken bilmedikleri soruları ya yanıtsız bırakır ya da en kestirme yolları tercih ederler. Çocuklar, “ne hikmetse” bilgileri yetersiz bile olsa “samimi olanla olmayanı” ayırt edebildikleri için bir süre sonra sorularına yanıt alamayınca, soru sormaktan vazgeçerler.

İşte, çocukların kişisel gelişimleri açısından en riskli durum budur. Ebeveynlerin fark edemediği ve sorgunun zamanla azaldığı veya kesildiği bu dönemle birlikte merak giderek kaybolur.

“Sorular” bittiğinde ise öğrenme isteği ve gelişim de durur. 

Ne yapmalı?..

Anne ve babalar çocuklarının sorularından yorulmamalı, olabildiğince kendi sınırlarını zorlayarak ve konforlarından vazgeçme pahasına onları desteklemelidir.

Anne-baba olmak zordur! Madem “dünyaya getirdiniz”, ilginizi de eksik etmeyeceksiniz.

Bir anne-baba, çocuğunun bilim insanı olmasını kendi başına sağlayamaz ama bilim insanı olmasını engelleyebilir. Zor değil, çocuğunun merakını küçük yaşta söndürdüğünde iş biter.

 

Küçükken sorulardan yorulmuş anne ve babalar, okul çağında sorulardan yorulmuş öğretmenler nedeniyle bir süre sonra çocuklar da vazgeçerler.

Sorulardan sakınan insanlar yetersiz insanlardır. Herkesin tam anlamıyla yeterli olması da elbette beklenemez ama öğrenmeye meraklı insanlar birlikte öğrenmeyi de başarabilir.

Ebeveynler ve öğretmenler çocukları sormaya, araştırmaya, merak duymaya teşvik etmeli ve doğru bilgiye erişim sağlamada kılavuzluk etmelidir.

“Sorgulu eğitim sistemlerinin” yaşaması ve yaşatılması dileğiyle…

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)