adscode

“Nal çalma, lâl çal.”

Hırsızlık, dünyanın en eski “meslek”lerinden biridir. Meslektir çünkü bunu kendine iş edinmiş olanlar ve işinde uzmanlaşanlar bulunmaktadır.

byomerorhan@gmail.com




İştir ama suçtur! Tüm dünyada suç olarak görülür ve “adi” suç kapsamında değerlendirilir.

Sadece zenginlerden çalan Robin Hood gibi tarihe geçmiş hırsızlar da vardır, buna hiç bakmayanlar da. Günümüzde ziynet eşyası, elektronik eşya, otomobil, para, kredi kartı çalmak gibi hırsızlık, alt uzmanlık dallarına ayrılmış ve artık bu işte de kariyer basamakları oluşmuştur. Ancak özel birikim isteyen ve internet üzerinden yapılan hırsızlıklar, çok daha derin bilgi gerektirir. Yeni trend budur. Telefonla dramatize edilen konularda yapılan görüşmelerle hesaplara yatırtılan paralarla kimseye dokunmadan, bir yere gitmeden, oturduğun yerden yapılan hırsızlıklar da son yıllarda ülkemizde oldukça yayılmıştır.

Sanat hırsızlıkları ise çok daha entelektüel birikim ve merak gerektirir. Sevinelim mi üzülelim mi bilemiyorum ama sanat konusunda yeterince bilgi sahibi olunmadığı, toplumda sanata ilgi düşük olduğu için bu konuda hırsızlıkta “gelişme” gösterilememiştir. Ancak kültürel zenginliklerimizi çalarak özellikle yurt dışına satan birileri her zaman olmuştur. Ne sattığını çok bilmeden, yurt dışında bu konunun uzmanı hırsızlarla -ki bunların içerisinde sanat tarihi konusunda uzman olanlar da bulunmaktadır- iş birliği içerisinde devasa boyuttaki eserlerin bile çalınmasına vesile olmuştur.  

Millet olarak henüz uyanmaya başladığımız endemik bitkilerin çalınarak yurt dışına satılması veya kaçırılması da yine yurt dışından yönetilen süreçlerdir.

Bunların çoğu organize olunan ve uzmanlaşılan profesyonel hırsızlıklardır. Peki, hırsızlığın küçüğü büyüğü olur mu?

Şöyle bakalım, bize ait olmayan bir ağaçtan meyve koparmayan var mıdır? Aman ne olacak canım alt tarafı bir meyve diye düşünerek bu küçük bir “aşırma” olarak kabul edilir. Hatta herkesin aklına da dost sohbetlerinde bir anı mutlaka gelir. Ancak teorik olarak bize ait olmayan ve sahipli bir şeyi küçük olsun büyük olsun izinsiz almak ne demektir? Unutmayalım ki vicdanlar mutlaka rahatlatılmak ister ve insanlar onlara söyleyecek bir sözü hep bulmuştur!

Çağımızda farkında olarak ya da olmayarak bu tür aşırmalar çoğalmıştır. Özellikle bilgi ve emek hırsızlığının yaygın olarak yapıldığını söyleyebiliriz. Ya bilerek; çünkü izinsiz alınmaması yönünde not düşülmüş olan bilgiler izinsiz alınmaktadır ya da bilmeyerek; çünkü kaynağı belli olmayan elden ele paylaşılan o kadar çok bilgi bulunmaktadır ki kopyalayıp yapıştırarak aşırma sıkça olmaktadır.

Şimdi bir daha bakalım, binlerce yılda oluşturulan toplumsal ahlaki değerlerimize bile yüzde yüz sahip çıkamamışken, konuyu hafifleterek küçük aşırmaların mübah olduğu fikrine alışmanın ne büyük çöküş yaratacağını kestirebilir miyiz?

Nasıl ki suyun içerisine pislik karıştığında onu ayrıştırma şansınız olmadığı için içemezseniz, ahlakınızı da az ya da çok, bilgi hırsızlığı dâhil bu tür kirliliklerden uzak tutmalısınız.

Montaigne ne güzel söylemiş… “Hırsızlığın çirkinliği, çalınan şeye göre değişmez ki; ha altın çalmışsın, ha bir iğne.”

Bir toplumda insanlar yaşamlarını sürdürürken kendi kontrollerini ne kadar sağlarlarsa güvenlik güçlerine o kadar az gerek duyulacaktır. Ancak bir toplumda insanlar her şeyi yapmayı, almayı, kullanmayı kendilerine hak görürlerse, o ülkeyi ordularla bile “kendilerinden” koruyamazsınız. Bu nedenledir ki medeni ülke olmak için uğraşmak, binlerce yılda oluşmuş toplumsal değerleri korumak ve tartışmaya açmamak gerekir.

Ne olacakmış?

Bir kereden bir şey olmaz.

Bu kadardan zarar gelmez.

Kimse görmez.

Kimse anlamaz.

Kimse fark etmez.

Herkes yapıyor!

Eminim sizlerin de aklına birçok benzer söz geçmiştir. Ahlaki kirlenmenin azı çoğu olmaz. Geleceğimize sahip çıkmak istiyorsak önce evrensel değerlere dikkat etmek ve sahip çıkmak zorundayız.

Mevlana bundan 800 yıl önce ne de güzel söylemiş ki üstüne söz yok:

Hiçbir zaman diyemem; “Hırsızlık edip, alçal!” Ama derim; “Çalarsan nal çalma, lâl çal.”

Ömer Orhan
 

 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)