adscode

Özel okullara eğitim-öğretim desteği…

byomerorhan@gmail.com




Bir milletin gelişmesi ve kalkınması için eğitimle ilgili planlamalarını bilimsel temellere oturtma zorunluluğu vardır. Devlet, kısa, orta ve uzun vadede gerçekleştirmeyi düşündüğü eylemleri, popülist yaklaşımlarla ve güncel müdahalelerle değiştirmemelidir. Planlama insan hayatında nasıl hayati önem taşıyorsa devletin bu konudaki hassasiyeti de aynı derecede önemlidir.


Son yıllarda ele alınan konular arasında eğitimde gelişim ve değişim süreçlerine baktığımızda teknolojik yatırımlar, ders programlarının (müfredatların) yenilenmesi, okulların fiziksel olanaklarının düzenlenmesi olumlu adımlardır. Elbette tüm süreçlerin birdenbire en olumlu şekilde gelişmesi beklenemez ancak bu konulardaki samimi yaklaşımlara bakmak gerekir. Eğitimde, küçümsenecek en ufacık bir müdahale, kar topunun çığa dönüşmesi gibi önceden kestiremeyeceğiniz sonuçları doğurabilir.

Dünyanın hiçbir ülkesinde gündem bizdeki kadar hızlı değişmiyordur. Daha TEOG ile ilgili fırtına atlatılmadan, kimin nereye yerleştiği belli olmadan, bir de özel okullarda öğrenim görecek öğrencilere verilecek “Eğitim ve Öğretim Desteği” konuşulmaya başlandı. İçinde “destek” sözcüğü geçince ve iş, “almak” olunca herkes heyecanla konuya dikkat kesildi. Konuyla ilgili haberin mürekkebi kurumadan da “5580 Sayılı Kanun Kapsamındaki Özel Okullarda Öğrenim Görecek Öğrenciler İçin Verilecek Eğitim ve Öğretim Desteği Uygulama e-Kılavuzu” yayınlandı.

Destekten yararlanmak isteyenlerin müracaatları için verilen bir haftalık süre de daha sonra uzatıldı; ancak ilk algı tüm velilerin bundan yararlanabileceği şeklindeydi. Yayınlanan kılavuz iyice incelendiğinde görüldü ki teşvik, sadece devlet okullarında öğrenim gören öğrencilerin özel okullara geçişleri için söz konusu.

Özel okulların destek kapsamında öğrenci alıp almak istemedikleri de kendilerine bırakılmış durumdadır. Bu anlamda hangi okulların bu uygulamaya dâhil olup olmayacakları, sistem kapatıldığında ve tercih döneminde yine sistem üzerinden görülebilecektir. Ne var ki, birçok özel okulun sisteme dâhil olmayacağı da başka bir gerçektir. Çünkü çok hızlı bir şekilde anons edilen bu uygulama için köklü okullar çekimser kalacak ve en azından bir yıl süreci gözleyecektir.

Kılavuzda konuyla ilgili detaylar açıklandığı için bunlardan söz etmeyeceğim ancak devlet okullarında öğrenim görenlere ve isteyenlerin özel okullara geçiş yapmalarına olanak tanıyan bu desteğin özel okullarda öğrenim görenlere de sağlanması beklenmektedir. Sonuçta başvurular incelenerek bir değerlendirme yapılacağı için müracaatların herkese açılması daha adil bir uygulama olacaktır.

Yıllardan beri konuşulan dershanelerin okula dönüştürülmesi kapsamında ele alınmış olan bu konuyla ilgili çalışmaların sürdürülmesi ve geliştirilmesi beklenmektedir. Ancak tartışmalara neden olabilecek ve birçok yanlışı da beraberinde getirebilecek uygulamalar yerine daha adil ve geniş tabanlı projeler de düşünülmelidir.

Anayasada açıkça belirtildiği üzere “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.”

“İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır.”

Kanunla çerçevesi çizilmiş olan eğitim hakkı için devlet, OECD ortalamasının altında olsa da ciddi bir yatırım ve harcama yapmaktadır. Bir öğrencinin devlete maliyeti düşünülünce bu maliyeti azaltacak her türlü proje ve uygulama incelenmeli ve değerlendirilmelidir.

Devlete yük olmadan ve maddi olarak tüm masrafları kendisi karşılayarak özel okullarda çocuklarını okutan veliler için vergi verme konusunun da mutlaka ele alınması gerekir. Devletin, özel okul velilerine destek olmak için KDV’yi kaldırması “tüm özel okul velilerine” ve dolayısıyla “özel okullara” katkı sağlayacaktır. Böylece bir yandan destek sağlamak diğer yandan ise vergi almak gibi bir çelişki de giderilmiş olacaktır.
 

 
 
 
 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)