adscode

İki farklı alım gücü olan para birimi ile tüketim çılgınlığı

Türk Lira’sının yabancı paralar karşısında ciddi değer kaybı yaşadığı şu günlerde gerek dışarıdan sınır illerine yakın ülkelerden gelen günübirlik turistlerin gerekse de tatil ve turizm amaçlı gelen turistlerin bol bol alışveriş yaptıklarını üzülerek görüyoruz.

vedatdemirr@hotmail.com




Tuhaf olan ise kendi para birimleri ile çok daha ucuza çılgınca alışveriş yapıp rafları boşaltan turistler gibi biz de içeride bırakın böyle ucuza almayı daha pahalıya almamak için gelecek zamların korkusuyla rafları boşaltıyoruz. 

Anlayamadığım birbirine zıt alım gücüne sahip paralar ile bu denli tüketim çılgınlığının nasıl başladığı…

Anadolu insanının korku ve paniğe dayanan bu tüketim çılgınlığı ekonomi de yeni bir fiyatlama teorisi gerçekleştirecek gibi görünüyor. Kendini doğuran zam ekonomisine dayalı tüketim modeli de diyebiliriz. Ekonomistlerimize de işte fırsat buyurun araştırın. Hiç de olağan şeyler yaşamadığımız bu günler araştırmaya değer. Sosyologların da aynı şekilde halkın bu sıra dışı alışveriş eğilimini ve döviz artışını katlayan zam yarışını iyi araştırması gerekiyor.

Sanırım esnaf bu saatten sonra işlerin açılması için darboğaza düştüğü anlarda İNDİRİM kampanyaları yazıları yerine ZAM VAR, ZAM GELECEK, ŞİMDİ AL yazılarını camlarına asacak.

Enteresan bir şekilde tüketici davranışları değişmiş durumda...

Bunca fiyat artışına rağmen koşullanmışçasına zam korkusuyla yapılan bu alışveriş çılgınlığı, zammı talep fazlalığı ile zorunlu olarak gerçekleştiriyor.

Yaşanan bu ekonomik fırtınaya karşı ayakta durabilmek için stokçuluk, piyasa ekonomisinden bağımsız zam yapma yarışı, parasının değerini kendince korumak hatta katlayıp zengin olmaya çalışmak gibi farklı eğilimlerle bindiği dalı kesen ve olağan üstü bir talep oluşturan halkın tüketim tsunamisinin etkileri araştırılmalıdır. Zira bu tsunaminin etkisi öyle görünüyor ki döviz kurundan daha fazla enflasyon ile zarar verecek.

Halkın bu panik havasından bir an önce sıyrılıp sakinleşmesi gerekiyor. Evet, ekonomi belki hiç iyi günlerini yaşamıyor. Sıkıntılı günler geçiriyoruz. Ancak bunu bir doğal afete benzetecek olursak ki orada bile aynı fırsatçılar gün yüzüne çıktı. Doğal afetin bile veremediği zararı bu fırsatçılar verdi. Depremlerde kira fiyatlarını, orman yangınlarında yangın tüplerinin, dolu, sel ve don olaylarında sebze meyve fiyatlarını arttıranları da maalesef gördük. Bu fırsatçılar adeta böyle felaketleri bekliyor ve fırsat kolluyor sanki.

Her kötü olayda olduğu gibi paniklemeden aklıselimle sakin bir şekilde zor günleri atlatabilmek için hep beraber dayanışma içinde olmalıyız. Özellikle şu günler de tasarruf yapıp elimizdeki kaynakları olabildiğince idareli kullanıp israftan kaçınmalı daha pahalı olacak korkusuyla evlere stok yapacak kadar alışveriş yapmayı bırakmalıyız.

Evet, ekonomi de havalar fırtınalı, sert dalgalar var. Gemiyi alabora edecek kadar yanlara yatıran sert dalgalar var. Ancak dalgalar değil de panik halinde gemide kaçışırken hepbirlikte bir tarafa yapacağımız ağırlık dengeyi bozar ve gemiyi batırabilir. Siyaseti ayrışmayı bir tarafa bırakıp tenceredeki aşımıza odaklanalım.

Ülkemin insanı merttir, duygusaldır vatanı için her şeyi yapacak kadar cesur ve kahramandır. Nice kötü günlerde hep bu özelliğini gösterdi. Şimdi de gösterme zamanı zam yerine İNDİRİM veya ZAM YOK akımı başlatalım. Madem bir fırtına esecek neden bizim istediğimiz fırtına olmasın. Yıkan yakan bir fırtına değil tohumlar saçan baharı getiren bir rüzgâr olsun. Bu verimli topraklara zehir ekmek yerine zor günleri atlatacak fikirleri ekmenin zamanı…

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)