adscode

2022’de İşsiz Öğretmen Sayısı 1 Milyon Olacak!

Her yıl Aralık ayında branş değişiklikleri, kasım ayında ise illerin norm kadrosu ve bu kadro dağılımına göre öğretmen ihtiyacı belirleniyor.

alaaddindincer@egitimajansi.com

Bir öğretmenin norm kadrosu; meslek liselerinde görev yapan meslek dersleri öğretmenleri için 20, okulöncesi öğretmenleri için en az 12 öğrenci ilkokul öğretmenleri için açılan derslik sayısı, diğer branş dersleri için aylık karşılığı okutmak zorunda oldukları 15 saat olarak saptanmış bulunmaktadır. Öğretmenlerin okullara norm kadro dağılımları bu ders saatlerine göre gerçekleştiriliyor. Norm kadro belirleme süreci okullardan gelen ihtiyaç taleplerinin sisteme girilmesinin ardından il milli eğitim müdürlüklerinin yaptığı hesaplamalar ile oluşturuluyor.

Branş değişiklikleri, mezun oldukları alanın dışında başka alana atananların kendi alanlarına, aldıkları kurs saat sayısına göre kurs aldıkları alana atanmak isteyen öğretmenlerin talepleri doğrultusunda gerçekleşiyor. Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün alan değişiklikleri ile ilgili kamuoyuna yaptığı açıklama öğretmenlik alanında an itibarı ile var olan trajik tabloyu ortaya koymaktadır. Yapılan açıklamadan anlaşılacağı gibi bu yıl alan değişikliği sadece özel eğitim öğretmenliği alanı ile sınırlı tutulmuştur.

İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü açıklamasında, “Yeterli potansiyel aday olmadığından öğretmen ihtiyacı karşılanamayan özel eğitim alanına yapılacak alan değişikliği ile özel eğitim alanında bulunan öğretmen ihtiyacının karşılanması; kapatılan alanlarda görev yapan dolayısıyla fiilen yerine getireceği ders görevi bulunmayan öğretmenlerin ise ihtiyaç bulunan diğer alanlara atanmaları yoluyla daha etkin hale getirilmeleri amaçlanmıştır.

Alan değişikliği, öğretmen ihtiyacı ve kamu yararı göz önünde bulundurularak sınırlı tutulmuştur.

Şöyle ki;

1- Bakanlığımız kadrolarında görev yapan öğretmen sayısı 904.679'a, norm kadroya göre öğretmen doluluk oranı ise ortalama % 90'a ulaşmıştır.

2- Bazı alanlarda doluluk oranı %100'ün üzerindedir.

3- Atama bekleyen potansiyel öğretmen adayı sayısı 412.015'tir.

4- Halen eğitim fakültelerinde 267.061, eğitim fakültesi dışında öğretmenliğe kaynak olan diğer yükseköğretim kurumlarında ise 433.422 olmak üzere toplam 700.483 öğrenci öğrenim görmektedir.

Bu veriler göz önünde bulundurularak potansiyel öğretmen adaylarının mağdur edilmemeleri bakımından alan değişikliğinin sınırlı tutulması gerekli görülmüştür. Zira alan değişikliği yoluyla yapılacak atamalar potansiyel adayların atanabileceği kontenjanların daha da daralmasına ve hatta bazı alanlar bakımından atanma imkanlarının kalmamasına yol açacaktır.

Yukarıda yer alan açıklamalara göre MEB’te önümüzdeki yıllarda atanacak öğretmen sayısı yaklaşık 90 bindir. Zaten Milli Eğitim Bakanı öğretmen ihtiyacının 100 bin olduğunu açıklamıştı. Aynı açıklamada 2018 yılında atanacak öğretmen sayısı 20 bin olarak ifade edilmişti. Bakan açıklamasına devamla, bölgelerdeki öğretmen doluluk oranlarını vererek yüzde 85 doluluk oranı ile en çok öğretmen ihtiyacının Marmara Bölgesinde olduğunu belirtmişti. MEB’in 2016-17 İstatistiklerinde Marmara Bölgesinde bulunan 11 ilde kamu okullarında yaklaşık 210 bin öğretmen görev yapmaktadır. Bu rakamın yüzde 15’e karşılık gelen sayısal karşılığı ise 30 bin 500’dür.

Eğitim Sen şubelerinden alınan bilgilere göre bu yıl güncellenen norm kadro ihtiyacı İstanbul’da 28 bin 701,Bursa’da 585,Balıkkesir’de bin 97 öğretmen ihtiyacı bulunmaktadır. Öğretmenler arasında yaş grubu yüksek olanların büyük bir bölümü batı illerinde görev yapmaktadır. Marmara Bölgesi yaşlı öğretmenlerin ağırlıklı olduğu bölgeler arasında ilk sırada gelmektedir. Bu yıl emekli olanların yaş itibarı ile yoğunluğunun bu bölgeden olma olasılığı yüksek ihtimaldir. Emekli olanlar ile Marmara Bölgesinin diğer illerindeki öğretmen ihtiyacını hesapladığımızda bu bölgede bulunan öğretmen açıklarının toplam sayısının 33 bine ulaşacağını öngörülmektedir.

Bakanlık açıklamasında yer alan bilgiler önümüzdeki üç yıl içerisinde okuyanlar, mezun olacaklar ve atanmayanlar sayısının 1 milyon 112 bin 498 olacağını göstermektedir. Gelecek üç yılda 100 bin atama yapıldığında geriye 1 milyon kişi kalmaktadır.1 milyon işsiz öğretmen demek gelecek açısından olağanüstü kaygı verici bir durumdur. Bu sorun ivedilikle bir çözüme kavuşturulmazsa gençliği gelecekte karanlık ve trajedi dolu günlerin beklediğini söylemek durumundayız. Halen atanmayı bekleyen 412 bin 15 öğretmen yükseköğretim diplomalı işsizler arasında ikinci sırayı oluşturmaktadır. Şubat ayında yapılacak 20 bin öğretmen ataması sadece İstanbul’a yapılsa bile açıkları kapatmaya yetmeyecektir.

Sonuç olarak, öğretmen olabilmenin ve atanmanın koşulları her geçen zaman zarfında daha da zorlaşıyor. Milli Eğitim Bakanı “En güzel binaları da yapsanız öğretmen olmadan eğitim olmaz” Diyor. Evet, doğru söylüyor. Ancak hemen ardından “100 bin öğretmeni bir seferde atarsak diğer öğretmenler ek ders alamaz” diye ekliyor. Her iki açıklama birbiriyle çelişkili bir durum oluşturuyor. Tam da sorun bu çelişkinin içinde gizli. Yani öğretmeni ek ders ücretin mahkum eden yerde. Oysa ek ders ücreti ile çalıştırmak veya ek derse mahkum etmek yerine, 4 kişilik bir ailenin geçinme ücreti olan 5 bin 500 lira doğrudan aylık olarak verilse o zaman ne ek ders tartışması ne de ek ders tartışmasına bağlı atanma sorunu kalacak.

Son on beş yılda, her yıl ortalama 80 bin kişi olmak üzere toplamda yaklaşık 1 milyon 250 bin kişi öğretmenlik programlarından mezun oldu. Mezunların 580 bini kamuda 120 bini özel okullarda işe yerleşti. Bakanlığa göre “412 bini atama bekleyen potansiyel öğretmen adayı” bulunduğuna göre geriye kalanların ne olduğu sorusu yanıtlanmayı beklemektedir. Milli Eğitim Bakanı ve Maliye Bakanı 2018’de 20 bin atama yapılacağını açıkladılar.2017 yılında da 20 bin atama yapılmıştı. Öğretmen ihtiyacının am itibarı ile 100 bin olduğu düşünüldüğünde bu durumda öğretmen açıkları sorunu ileriki yıllara ötelenmiş olacaktır. O nedenle 2018 yılında 20 bin atamaya ek olarak en az 30 bin öğretmenin daha atanması gerekmektedir.

Özcesi öğretmen sorunu ülkenin kanayan yarası olmaya devam ediyor. Tırmanan toplumsal gerilimin, silahlanmanın ve şiddetin etkileri okul müdürünü öldürmeye varan bir boyut kazandı. Siyasetin dili, kolluğun orantısız güç kullanımı, televizyonlarda oynatılan şiddet içerikli dizi ve filimler ile bilişim araçlarında yer alan şiddet figürleri maalesef bir arkadaşımızı aramızdan aldı. Yoksulluk ücretinin çok altında bir aylığa mahkum olmak, yönetsel baskılar, anti demokratik uygulamalar, ayrımcılık, işsizlik, güvencesiz istihdam, saat ücreti 11 lira olan ek ders ücreti ile kiralık statüde çalışmak ve sonunda öğrencisi tarafından kurşunlanarak öldürülmek, işte ülkemin öğretmen gerçeği. Bu gerçekler ve sorunlarla yüzleşmeyen, yüzleşmenin yanı sıra aynı zamanda çözüm üretmeyen eğitim politikalarının başarılı olma şansı yoktur.

Gerçek manada değişimin ögeleri demokratikleşme, nitelik, örgütlü ve özgür olma, güvenceli çalışma ve insanca yaşam standartlarında bir aylıkla yaşamayı esas almaktadır. Bunlar yapılmadığı sürece, son 15 yılda atanan öğretmen sayısının çokluğunu, yapılan binaları, ücretsiz dağıtılan kitap, süt ve üzümü anlatmak kendi içinde bir tutarlılık ve anlam ifade edebilir. Ancak niceliksel büyüklükler nitelikli yurttaşlar yetiştirmeye ve güçlü toplum olabilmeye yetmemektedir. Bütün bu yapılan ve anlatılanlar değişimin ögeleri olarak tarif ettiğimiz normlar gerçekleştiğinde ancak güçlü bir anlam kazanacaktır. Bunları yapıldığında öğretmen değer görecek, itibar kazanacak, üstlendiği rol ve sorumlulukları layıkıyla yerine getirebilmesi kolaylaşacaktır. Öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının sorunlarının çözümü mümkündür. Çözme konusunda samimi, katılımcı,adil, planlı, programlı, eşit ve vicdanlı olmaktan geçiyor bütün yollar. 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)