Mustafa SEVEN

Mustafa SEVEN Biyografi

TÜRKİYE'DE LİYAKAT...

27.03.2017 14:29 | Son Güncelleme: 27.03.2017 14:29

Liyakat, işin gerektirdiği niteliklere sahip, layık olan bir kişinin hizmete alınmasını, yükseltilmesini ve hizmetine son verilmesini içerir.


İnsan kaynakları yönetiminde bizim gibi ülkelerde malesef, liyakat yerine, siyasi ya da sosyal bir gruba ait olma ve sadakat daha çok ön plana çıkıyor. Liyakat geri planda kalıyor. 
İşe alım sürecinde başvuranların teknik yeterliliği, kişiliği, zekası yerine, alınacak kişinin, kimin ya da hangi grubun yakını olup olmadığına, kimin ya da kimlerin referansıyla geldiğine, kuruma bağlanıp bağlanmayacağına daha çok bakılıyor. Bu durum terfilerde de aynı şekilde devam ediyor. 
Özellikle tepe yönetim ile ilişkilerinde ''uyumlu'' olan kişilerin terfi etme olasılığı da artıyor.
''İş yerinde liyakat yerine bir takım ayrıcalıklar verme şeklinde gösterilen kayırmacılık'' olarak ifade edilen Nepotizm de profesyonel çalışma hayatına zarar veren bir unsurdur.
İşe alımlarda, Liyakatın yanısıra, objektif kriter ve nitelikler yani ehliyet te aranmalıdır. Ehliyet, bir işi yapmaya yeterli olan, elverişli olan kişiyi seçmektir.
Üniversiteden mezun olan donanımlı bazı gençlerimiz, hiçbir menfaat grubuna yakın değilse malesef iş bulmakta zorlanıyor.
Ya da iş değiştirmek isteyen bir kişi de, güçlü bir referansı yoksa, parlak kariyer ve liyakatına rağmen istediği işi bulamıyor.
Liyakat olmadığı için bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlığı ifade eden Kariyere de ulaşılamıyor.
Aile şirketleri de, dışarıdan profesyonel yönetici istihdam etmedikleri için büyüyemiyorlar.
Bir yılı aşkın süreyle kaldığım Güney Kore'den bir örnek vermek istiyorum. Çünkü, 1960'lı yıllara gelinceye kadar biz Güney Kore'nin ekonomik olarak önündeydik ancak onlar sonra bizi daha sonra geçti.
Bir süre Samsung Ekonomik Araştırmalar Kurumu'nda (SERI) bulundum. Bu kurumda, Samsung kurucu başkanı Lee Byung-Chu ile aynı akrabayakınlığından gelen kişilerin alt yönetimde çalıştığını gözlemledim. Halbuki bu kişiler, mevcut yöneticiden önce kuruma girmişlerdi.
Sebebini sorduğumda, yöneticinin üniversiteden çok iyi derecelerle mezun olması ve parlak kariyeri nedeniyle başa getirildiğini söylemişlerdi. Yani akraba yakınlığının değil liyakatın önemi vardı.
Bizde, profesyonellik kriterleri pek aranmadığı için de ekonomide rekabet gücünü arttıran toplam verimliliğe ulaşılamıyor.
Etiketler: Liyakat, mustafa seven

Yorum Yazın

Mustafa SEVEN Diğer Yazıları

ABD DOLAR'NIN SEYRİ... 09 Ağustos 2017 - 17:13
ANADOLU LİSELERİ... 20 Temmuz 2017 - 14:52
İSTİHDAM İÇİN SANAYİ ÜRETİMİNİ ARTIRMALIYIZ 28 Mayıs 2017 - 18:38
TÜRKİYE'DE LİYAKAT... 27 Mart 2017 - 14:29
İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM YOLLARI 20 Mart 2017 - 13:06
DOLARİZASYON KÜLTÜRÜNDEN KURTULMAMIZ LAZIM... 09 Şubat 2017 - 14:07
İŞ YAPMA VE YATIRIM... 12 Aralık 2016 - 17:04
EĞİTİM VE KALKINMA.... 15 Temmuz 2016 - 12:44
ÜÇÜNCÜ KUŞAK ÜNİVERSİTELERE DOĞRU... 27 Haziran 2016 - 14:20
REHBERLİĞİN, LYS VE TEOG'DA ÖNEMİ... 22 Haziran 2016 - 14:43
YURTDIŞI EĞİTİM VE TERSİNE BEYİN GÖÇÜ 14 Haziran 2016 - 16:04
​İHRACATIMIZA YENİ MODEL LAZIM 09 Haziran 2016 - 08:48