adscode

Arda Turan ve BEN SPORCUNUN ZEKİ, ÇEVİK ve AYNI ZAMANDA AHLAKLISINI SEVERİM

Spor Çürük Meyvelerin Düştüğü Bir Ahlak Ağacıdır

www.sahinaybek.com.tr

                        Önce Ahlak Diyecek Bir Ülke Ahlakı Egemen Kılınmalıdır

Bir insan zeki, çevik ama ahlaksızsa ne olur? Bir insanın sadece zeki ve akademik başarısının yüksek olması yeterli midir? Evet; dönüp dolaşıp geldiğimiz nokta Aristotales’in dediği gibi bizi diğer canlılardan ayıran düşünsel ahlaki özelliklerimiz. Yaşamın her alanında ahlakın ne kadar önemli olduğunu, ahlakın insanı insan yapan en temel değer olduğunu yaşayarak görüyoruz. Bir insan yeterli ahlaka sahip değilse, ne kadar zeki olursa olsun insanların üzerine bombalar yağdıran, atom bombaları yapan teröristler yaratırsınız; eğer ahlakı egemen kılmazsanız. Bu bağlamda en son yaşanan Arda Turan olayı vesilesiyle spor ahlakı konusunu ele alalım istedik.

                              Bütün Sporcular Spor Ahlakına Sahip Olmalıdır

İnsanlar yeteneklerini geliştirmek, fiziki ve ruhi yönden sağlıklı, güçlü ve mutlu olmak için spor yaparlar. Yani spor, insan ruhuna hitap edip kişiye yaşama sevinci verdiği gibi, kişinin kendisini gerçekleştirmesine ve pek çok değeri kazanmasına da yardımcı olur. Sporun da ahlakın da insanlar arası ilişkileri düzenlediği düşünüldüğünde spor ve ahlak arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu yanıyla sporcu da belirli sosyal norm ve kurallara uymak zorundadır. Hele bir de sporcuların milyonlarca genç insana örnek oldukları düşünüldüğünde sporcu ve ahlak ilişkisi daha bir ön plana çıkmaktadır. Bir sporcunun yalnız başınayken küfretmesi, şiddet uygulaması sıradanken bunu seyirci ve toplum önünde yapması bir ahlak sorununa dönüşür. Ve de sporun temel amaçlarından birinin ahlaklı nesiller oluşturmak olduğu düşünüldüğünde, bir sporcunun ahlak dışı davranışları kabul edilemez. Bütün sporcuların bu bağlamda spor ahlakına sahip olmaları beklenir.

                     Spor Felsefesi; Sportmenliğe, Centilmenliğe Yani Fair Play’e Dayanır

Sporla insanların kötülüklerden, başkalarına zarar vermekten alıkoyulması amaçlanır. Dünya tarihi boyunca evrensel ahlaki değerlerin sporla oluşturulduğu düşünüldüğünde olimpiyatlar bu ahlaki değerlerin oluşturulmasının güzel bir örneğidir. Ve diğer taraftan spor ahlakı ve spor felsefesi; sportmenliğe, centilmenliğe yani fair play’e dayanır. Yani bir sporcu oyun esnasında kazanmak için her yolu mubah görmeyip, hilekârlık, yalan dolan ve şiddet uygulamayacağı gibi bu temel ahlaki ilkeleri özel hayatına da uygulamak zorundadır. Spor centilmence davranan, dürüst, vicdanlı bireyler yetiştirmeyi amaç edinir. Yani spor ahlakının egemen olmasını ister. Bu nedenle spor politikaya alet edilemez, sporcu saldırgan davranamaz ve spor ticarileşemez.

                                    Spor Çürük Meyvelerin Düştüğü Bir Ahlak Ağacıdır

Bir sporcu adil, sorumluluk sahibi olmalıdır. Bu nedenle sporcular adeta bir ahlak ağacının meyveleri gibidirler. Bu meyveler arasında elbette çürük olanlar da olacaktır. Ama unutmayalım bu çürük meyveler zamanla düşerler. Yeter ki bu ahlaksızlık ülkemizin spor ağacının köklerine işlemesin. Yoksa spor ağacımız çürük meyveleri düşürür ve yerine bir sürü yeni meyve yetiştirir. Toplumun tüm kesimlerine ülkemizin sporunun ve spor ahlakının gelişmesi adına büyük sorumluluklar düşmektedir. Asla su içerken bardak kırıldı diye su içmekten vazgeçmemeliyiz. Yani toplumca spora olan ilgimiz ve sempatimizi kaybetmemeliyiz.

                                 Utanma Duygusu Olmayan Bir Sporcu, Sporcu Olamaz

Özellikle ulusal sporcular haklı bile olsalar attıkları her adımda, aldıkları her nefeste unutulmaz güreşçimiz Kurt Dereli Mehmet Pehlivan’ın dediği gibi arkalarında bu ülkenin bulunduğunu ve milletinin şerefini taşıdığını unutmadan hareket etmelidirler. Sporcular dengesiz özel yaşamlarından dolayı toplumsal sorumluluklarını yerine getirememezlik yapamazlar. Hele hele utanma duygusu olmayan bir sporcu asla sporcu olamaz. Spor ahlakı yeni ahlak dışı sporcu vakalarının yaşanmaması adına daha fazla bir bilim dalı olarak kabul edilmeli ve bu yöndeki araştırmalar arttırılmalıdır. Bu spor ahlakı konusunda ayrıca MEB’e, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ve Beden Eğitimi öğretmenlerimize büyük sorumluluklar düşmektedir. Eğitim sistemimizde spor ahlakına daha fazla eğilinilmeli, MEB, spor basını ve özellikle ulusal sporcular gençlerimizin ahlaki yönden ulusal sporcularla özdeşim kurduklarını unutmadan hareket etmelidirler. Arda Turan ve ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim. Türkiye Hepimizin Eğitim Hepimizin


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)