adscode

Enerji için her şey mübah mı? Su ve kültür…

Su içene yılan bile dokunmazmış… Yılanların insanlardan korktuğunu bilirim ama insanların bu “tırsık” atasözüne hiç anlam veremem. İnsana saygısından değil ama suya saygısından dokunmuyor olabilir.

byomerorhan@gmail.com




İnsanlar dışındaki tüm canlılar kıymetini bilir çünkü su hayattır, yaşam kaynağıdır. 

Kimi için uçsuz bucaksız okyanustur, keşiftir, heyecandır. Bir damlası bile candır…

Su; denizde balık, gökyüzünde kuş ve beslenme piramidinin başındaki insandır, halktır, millettir, medeniyettir, kültürdür. 

Mısır için Nil, 

Amerika ve Kanada için Mississipi, Missouri, 

Brezilya, Peru, Bolivya, Kolombiya, Ekvator, Venezuela, Guyana için Amazon,

Rusya için Volga, 

Romanya, Macaristan, Bulgaristan, Sırbistan, Hırvatistan, Slovakya, Avusturya ve Almanya için Tuna,

Hindistan, Bangladeş, Nepal, Çin için Ganj,

Türkiye için Aras, Kızılırmak, Dicle ve Fırat’tır. Küçük çaylardır, derelerdir, ırmaklardır, nehirlerdir…

Bunca yıldan beri enerjinin mahkûmu olmuş insan için ve dünya üzerinde enerjinin kolay elde edilmediği gerçeğini de unutmayarak, sürdürülebilir enerji kaynakları bulmak, üretmek ise boynumuzun borcudur. Ancak kaynak yaratmak için doğal kaynakları yok etmek cehalettir, cinayettir.

3/4’ü suyla kaplı dünyanın sahip olduğu bu suyun sadece %3’ü içilebilir durumdadır. Ülkemizde ise kişi başına düşen tatlı su miktarı yetersizdir. 

Küresel ısınmanın etkisini yaşayan gelişmiş ülkelerin enerji politikaları, sürdürülebilir bir yaşamı destekler niteliktedir. Akıl, bunu gerektirir. Güneş ışığının elektrik üretimindeki verimliliği 1/8 olan Almanya bile enerji tüketiminin neredeyse tamamını bu kaynaktan karşılıyorken, biz henüz tam uyanamadık. Gerçi son yıllarda yatırımcıların dikkatine “mazhar” olan bu konuda ve onların zorlamasıyla belki ilerleme sağlanabilir ama kim bilir?

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), güneş enerjisi santralleri (GES) için Türkiye’nin olumlu koşullara sahip olduğunu açıklamakla birlikte tarım arazileri üzerine kurulum için izin verilmeyeceğini de belirtmiş durumda ki bu kabul edilebilir ve desteklenmesi gereken bir duruştur. Çünkü güneş enerjisinden elde edilecek kazanç, tarımdan elde edilen kazançtan kat kat fazladır ki bu da can çekişen tarımın mahvolmasına neden olabilir. Türkiye’nin her yeri güneş enerjisi elde etmek için yeterli olmakla birlikte yatırımın kazanca dönüşmesi için en uygun bölgeler İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri olarak gösterilmektedir.

Şimdi tekrar bakalım: Elektrik enerjisi elde etmek için nükleer santraller yaparak tüm geleceğimizi tehlikeye atmak ya da hidroelektrik santralleri (HES) ile ekosistemi bozarak, ülkeye kalıcı hasarlar vermek bir tercih olmamalıdır. 

Tüm dünyada su kültürdür ancak bizde suyun kültürle buluştuğu yere en trajik örnek, maalesef Zeugma Antik Kenti’dir. Ne acıdır ki baraj için paha biçilmeyecek bir kenti sular altında bıraktık!

Araba olmazsa bisiklet olur,

Ampul olmazsa, mum olur; ancak su olmazsa börtü de, böcek de olmaz. Kuş uçmaz, kervan geçmez…

Bir ağacın dalını kesmemek için temas ettiği evi zemininden söktürerek taşıtan bir liderin çocukları ve torunları olduğumuzu unutmayalım. 

 

Ömer Orhan

 

 

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)