adscode

ÖĞRENMEYİ İSTEMEK

byomerorhan@gmail.com




“İnsanların en hızlı öğrendiği zaman, kendi eylemlerinin sorumluluğunu taşıdıkları zamandır”
                                                                                                                      Peter SENGE
 
Düşündüğümüzde Peter SENGE’nin bu sözüne katılmamak mümkün müdür? Gelişen dünyamızda 18. ve 19. yüzyıllarda yaşanan sanayi devrimi ile değişim, inanılmaz bir hızla olmuştur. Bilişim teknolojisinin hayatımıza kattıkları ise tartışmasız baş döndürücüdür. Bilgiye ulaşmak artık çok daha kolaydır!  İhtiyaç duyduğunuzda, internet erişimi olan bir noktadan istenilen bilgiye ulaşmak sadece birkaç saniyedir, üstelik akılda tutulmasına da gerek yok, küçük bir bellekle elde ettiğiniz bilgiyi cebinizde/çantanızda taşıyabilirsiniz. İnternete girmişken bir gezinti yapmadan, forumlara girmeden ve sohbet programını açmadan olmaz, belki de bir müzik dinletisi bu işi yaparken hoş bile olabilir ya da ekranın köşesinde açılan tv programına arada bir göz atmak, insana iyi gelir. Buraya kadar kulağa oldukça hoş geldiğini kabul ediyorum; ancak aynı kulaklara pek hoş gelmeyeceğini düşündüğüm birkaç sorgulamam olacak.

 
İnternet üzerinden elde ettiğiniz bilginin bilimsel güvenilirliği nedir? Elbette güvenli olan siteler var ama bunların erişimi için çoğu zaman üyelik istenmekte ya da bilgiye ulaşım ücretlendirilmektedir. Bilgi kirliliği ise inanılmaz boyutlarda. Çoğu zaman son derece inandırıcı ve kurumsal görünen sitelerde hatalarla dolu ya da yanlış makaleler ve subjektif bilgiler bulunmakta. Kulaktan kulağa oyunu gibi bir siteden başka bir siteye aktarılan yanlış bilgiler ve her geçen gün büyüyen bir karadelik.

 
Güvenliği kanıtlanmamış, akıl süzgecinden geçirilmeyen ve özgün olmayan yazılar ya da başka bir deyişle kes, kopyala, yapıştır. Bunun ne anlamda yarar sağladığını düşünmek, yaratıcılığı nasıl yok ettiğini ve üretimi nasıl ortadan kaldırdığını görmek gerekir. Bu anlamda biz mi teknolojiyi kullanıyoruz yoksa teknoloji mi bizi kullanıyor?

 
Çok doğru bir uygulamaymış gibi kendi aralarında reklamları yapılan, öğrenciler için kurulmuş ödev siteleri bile var.  Ürkütücü! Bir insanın kendini geliştirmek, öğrenmek ve günümüz moda deyimiyle ortaya bir proje çıkartmak için teknolojiyi kullanması. Bunu sağlamak için en kısa yoldan, emek vermeden, ne kendine ne de paylaşımcılarına bir katkı sağlamadan ayrıca hiçte etik olmayan bir şekilde bilgiye ulaşmak ya da ulaştığını sanmak.

Kesinlikle ürkütücü hatta korkunç!
 
En kısa zamanda, sorgusuz ve kontrolsüz bize sunulan bu karmaşadan kurtulmalıyız. Teknolojinin olanaklarını gerektiği kadar ve bilimsel düşünce yapısına saygı duyarak doğru kullanmayı öğrenmeliyiz. Bir kitabın sayfalarında bilgiye erişmeyi, sözcüklerin altını çizerek bu anlam bütünlüğünü başka birisi ile paylaşmayı da hayatımızdan çıkartmamalıyız. Ayrıca bize sunulan ya da dayatılanlar arasında tercihlerimiz olduğunu, olması gerektiğini de unutmamalıyız.

 
Sanırım gerçek anlamda öğrenmeyi istemek ve buna ihtiyaç duymakla başlayacak her şey. Bunun için doğru bilgi kaynaklarını araştırmak, doğru referanslar almak, metodolojiyi (Yöntem-Yöntem bilim) bilmek ve bilinçli olmak. Yapılması gerekenler çok da karmaşık değil, sadece biraz ilgi ve biraz emek yeterli. İşte o zaman sanal bir mutluluk değil, yaşama bir şeyler katmanın lezzeti, erdemli bir duruş, yaratıcı ve üretken bir kişilik ortaya çıkmış olacak.
 
Ömer ORHAN

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)