adscode

Okuldan kaçmak…

byomerorhan@gmail.com




Eğitim öğretim yılının sonuna yaklaştığımız şu günlerde okulların içi neredeyse bomboş. Sınavlar biter bitmez okullar da bitmiş durumda. Demek ki sınavlar olmasa kimse okula gelmeyecek. Bu işte ciddi bir tuhaflık var!

Onlarca ders ve bir dönemde her ders için yapılan iki, üç, dört yazılı sınav, sınav aralarında ise daha küçük sınavlar veya testler, deneme sınavları derken olacağı buydu tabii!

Son yıllarda konuşulan tek şey sınavlarda kimin birinci olduğu, kaç birinci olduğu ve sınav ortalamalarıdır. Özellikle dershanelerin öne çıkarttığı ve kıyasıya rekabet unsuru olarak kullandığı sınavlar, tek amaç hâline getirildi. Sınavlara en iyi hazırlayan dershaneler, en çok test çözdürenler derken, ipin ucu kaçtı. İşin diğer ilginç tarafı ise bazı okulların da bu kervana katılmış olmasıdır. Neredeyse dershanelerle yarışır duruma gelen birçok okul da bu yarışın için dâhil oldu. Görünen o ki, bundan sonra da dershanelerin okula dönüşmesi ile iyiden iyiye “eğitimin” gerekliliği tartışılır hâle gelecektir.
Bugün, sınavların sadece bir araç olduğu çoktan unutulmuş, öğrencilerin önlerine konulan tek şey sınavlar olmuştur. Üstelik “iyi” olmanın yeterli olmadığı, “çok iyi” olunması gereken sınavlar! Yaratılan algı bu olunca çocukların da, öyle ya da böyle sınavlar bittiğinde her şeyin bittiğini düşünmesi normaldir.

Peki, bir öğrenci sınavla motive edilebilir mi? Merakı arttırılarak öğrenme isteği yaratılabilir mi? Evet diyenler için yanıt sadece “hayırdır”. Kimse kimseyi kandırmasın; eğer bu doğru olsaydı sınavlar bittiğinde okuldan kaçma isteği oluşmazdı. Bu durum sadece lise öğrencileri için değil ortaokul hatta maalesef ilkokul öğrencileri için bile geçerli.

Okulları bu duruma getiren ne yazık ki başta eğitimciler olmuştur. Sınav odaklı kurulan sistemlere kendini kaptıran, eğitimin önceliklerini savunmayan ve oransal olarak en üstte yer alan öğrencilerini göklere çıkartırken diğer öğrencilerin başarısını görmezden gelenler, bugün yaşananlara katkı sağlayanlardır. Oysa okullar, merakın yaşatıldığı, her türlü çabanın görülmeye ve takdir edilmeye çalışıldığı, öğrencilerin yüreklendirildiği, başarısız olanlara tekrar başarılı olma arzusunun kazandırıldığı, kocaman yürekli insanların bulunduğu “eğitim” kurumları olmalıdır! Sınav odaklı olunmasının tek ve kaçınılmaz koşul olduğu söylemlerine karşı durulması, bunların ne tür sonuçlar yaşatacağının bıkmadan usanmadan anlatılması gerekmektedir.

Öğrencilerin devam zorunluluğu ve sınavlar nedeniyle değil, isteyerek gidecekleri okullar olmalıdır. Bu anlamda, tüm paydaşların duyarlık göstermesi, kaçılmayan okulların yaratılmasını da sağlayacaktır.

 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)