Damla Aktan

Damla Aktan Biyografi

İzmir Ekonomi Üniversitesi - Öğretim Görevlisi

Öğretmenlik Dedikleri Şey…

24.11.2017 15:00 | Son Güncelleme: 24.11.2017 15:00

Annemsiz ilk öğretmenler günü…

Ne alaka diyeceksiniz şimdi. Çok alakalı…

Neden önemli biliyor musunuz?

Çünkü bir öğretmen bir anneden sonra bir insanın hayatını en çok etkileyen ilk iki faktörden biridir.

Size yalnızca okumayı öğretmez bir öğretmen çünkü.

Düşüp kalkmanın insan için olduğunu, hata yapmadan öğrenemeyeceğinizi, hata yapıncaysa vazgeçmemeniz gerektiğini çünkü öğrenmenin bir inanç yolu olduğunu öğretir.

Size matematik ya da kimyayı değil, hayatın analizini öğretir. Öğretirken sever bir öğretmen.

Ve bir öğretmen neden olabilir hayata küsüp kendinize inancınızdan vazgeçmenize.

Yardımcı doçent çok yakın bir arkadaşım var, Ege Üniversitesi’nde akademisyen şimdi. Burcu...

Diyeceksiniz ki bize ne?

Burcu, yalnızca bir akademisyen değil. Kendisi aynı zamanda üç çocuk annesi. Çocuklarından biri 8 yaşında. Ona anne, bir sürü gence hoca, aynı zamanda da kendisi hayatın içinde bir öğrenci Burcu. Anneliği öğreniyor, daha iyi eğitim vermeyi öğreniyor. Ve tüm bunları yaparken beni kendisine hayran bırakıyor.

Onca işinin gücünün, hazırladığı sınav kağıtlarının arasında, küçük kızının dersleriyle tek başına ve birebir ilgileniyor. Tatillerde verilen ödevlerle yetinmiyor, kızına ekstra okuma kitapları alıyor ve bunların hepsinin tek tek listesini yapıp kızının öğretmenine yolluyor. Dipnot geçiyorum, bir yandan da henüz dur durak nedir bilmeyen bir erkek ikiz annesi.

Kızı Azra, tanıdığım en hevesli minik okuyuculardan biri. Yalnızca tek bir tatilde 20’ye yakın kitap bitirmiş olmalı, sayısını yanlış anımsamıyorsam.

Peki bunun karşılığında, kızı motive olsun, öğretmeninden alacağı bir güzel söz veya tebessüm karşılığında kendisine inancı artsın diye emek veren bilinçli bir annenin karşısında sizce bir öğretmen nasıl tepki vermeli?

Belki inanmayacaksınız ama bugün güzel ülkemde, kızının kitaplarını listeleyip okula gönderecek kadar ilgili bir annenin karşısında, öğretmeninin tek bir aferinine “Bunların hepsini sen okuyamazsın” diyebilecek kadar “öğretmen olmanın güzelliğini tanımamış”, bu mesleğin avuçlarında tuttuğu sihrinden uzak öğretmenler de var.

Ama burada bir parantez açmak istiyorum.

Bir öğretmenin hatası, tüm öğretmenlerimize mal edilemez. Çünkü bu güzel ülke, öğle tatillerini çocuklara “Hava bugün soğuk, haydi birkaç tane Matematik sorusu çözelim” diyebilecek kadar güzel ve kalbi sevgi dolu öğretmenlerle de dolu.

Bu ülke, üzerindeki paltoyu üşümesin diye çıkartıp karşısında soğuktan büzüşmüş öğrencisinin üzerine geçirebilen öğretmenlerle de dolu.

Bu ülke, “Eğer kendine yeterince inanırsan, hayatta karşına çıkan her engelle baş edebilir, sınavdan tam not alarak büyüyebilirsin” diyen öğretmenlerle de dolu.

Bu ülke, öğrenciye emek veren, ona yaşamı ders aralarında sunabilecek kadar koca yürekli öğretmenlerle de dolu.

Bu ülkede, öğrencisine okuduğu kitaplar karşılığında minik hediyeler alan, her gün kalbindeki sevgiyi pay edebilen öğretmenler var.

Annemsiz ilk öğretmenler günü dedim başlarken. Önemli, çünkü benim hayatımın gidişatını bir öğretmen değiştirdi ve o öğretmeni bulup bana getiren de annemdi.

Paylaşmanın güzelliğini, öğretmenin ve öğretirken öğrenmenin büyüsünü keşfetmemem neden olan önce annem, sonra onun benim yolumu kesiştirdiği öğretmenlerimdi.

Bu yıl özel, çünkü annem gittikten sonra yanımda öğretmenlerim kaldı. Bana inanan, bana sevgi veren, kendime inanmamı sağlayan, öğretmeyi sevmeme vesile olan ve hala üzerimden elini eteğini çekmeyen öğretmenler…

Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış nice öğretmen gibi, işini aşkla yapan güzel öğretmenler.

Hepsinin günü kutlu, varlıkları daim olsun.

Olsun ki, bugün gerçekten yaşayan ve gerçekten yaşatan öğretmenlerimizin kıymetini bir kez daha anlayalım ve onlara hak ettikleri gibi davranalım.

Çünkü öğretmenlik dedikleri şey öğrettikleri diğer her şeyle birlikte “Bir çocuğa yaşamını nasıl güzelleştireceğini öğretmek ve o nefes alırken her daim mutluluğunu taşımak ve paylaşmaktır.”

Minnetle…

 

Yorum Yazın

Damla Aktan Diğer Yazıları

Öğretmenlik Dedikleri Şey… 24 Kasım 2017 - 15:00
“EĞİTİMDEN DAHA FAZLASI” 19 Eylül 2017 - 13:47
Bİ PARÇA PLASTİK: BEKLENMEDİK BİR AİLE ÖYKÜSÜ 23 Mart 2017 - 15:16
ARKADAŞIMA VEDA: ÇOCUKLAR İÇİN ATATÜRK 12 Mart 2017 - 15:54
Hafızasını Kaybeden Müzeden Bir Traktöre Mektuplar 28 Şubat 2017 - 16:27
İNSANIZ AYIBI YOK! 20 Şubat 2017 - 14:40
TİYATRO SİZİ ÇAĞIRIYOR! 10 Şubat 2017 - 18:53
GÜZEL ÇOCUKLAR İÇİN... 06 Şubat 2017 - 14:39
ÖĞRETMEN “OLABİLMEK”... 24 Kasım 2016 - 10:21
O HALDE TİYATRO: “PARÇACIKLAR” SİZİ BEKLİYOR! 03 Ekim 2016 - 14:50
“ADIM ADIM” HİNDİSTAN VE AMERİKA’DA ENGELLERİ AŞIYOR! 27 Eylül 2016 - 12:32
BU MAÇ KAÇMAZ! 21 Eylül 2016 - 14:25
TAŞ MEKTEP’TE BİR EĞİTMEN 19 Eylül 2016 - 12:06
MASALCI PEMPİ ÇOCUKLARA MASAL ANLATIYOR 08 Eylül 2016 - 14:20
Biraz Umut Lazım Bize... 04 Ağustos 2016 - 10:53
Yaşayabilme İhtimali... 19 Temmuz 2016 - 11:21
​ÇOK ŞEY DİYOR NAZIM... 03 Haziran 2016 - 11:15
BU YAZIM AİLELERE... 01 Haziran 2016 - 15:38
ADIM ADIM: ENGEL DEĞİL, IŞIK OL! 16 Mayıs 2016 - 10:36
“TUTUKLANDIK!”: Özgür Kelimelerin Hikayesi 12 Mayıs 2016 - 12:39
HIDRELLEZ: YAŞAM YEŞERSİN BU BAHAR! 05 Mayıs 2016 - 10:19
Evrendeki Pürtelaş “Parçacıklar”ız! 12 Nisan 2016 - 11:37
Leyla’dan Sonra... “Bir dilek, Bir Çocuk” 30 Mart 2016 - 10:31
Pastamı Üfler misin? 25 Mart 2016 - 15:20
ÇOCUK KALPLİ, AMAZON RUHLU TÜM KADINLARA! 08 Mart 2016 - 11:23
​ANKARA, GÜZEL ANKARA... 18 Şubat 2016 - 11:37
Hayat Karnesinden Yıldızlı Pekiyi Almak 23 Ocak 2016 - 13:18
DAHA BEYAZ BİR 2016! 31 Aralık 2015 - 14:13
NE OLURSAN OL… 17 Aralık 2015 - 18:51
KELİMELERİNİZ “CAN”LANSIN DİYE… 30 Kasım 2015 - 10:34