adscode

NERDE KALMIŞTIK?

Sosyal medyada tamirat ve tadilat ile ilgili güldüren ve düşündüren fotoğrafların paylaşıldığını zaman zaman birçoğumuz görmüştür. Merdiveni tesisat içinde unutan mı, dışarıdan eklenti halinde merdiven yapanı mı, kapıyı tersten açan mı, seramiği tersten döşeyeni mi?..

ikegitmeni@hotmail.com




Başlangıçlar her zaman yeni beklentiler ve umutlar için heyecan vericidir. Bazı zorunlu nedenlerden dolayı eğitim öğretimle ilgili yazılarıma bir süre ara vermiştim.  Yazılarıma ara verdiğim tatil sürecinde ayrıca evimde yılardır bekleyen onarımı da yapmış oldum. Ancak üzülerek belirtmek gerekir ki, eğitimde sorunlar ara vermeden devam ediyor.

Tamirat ve tadilat işlerini eskiden çok basit görürdüm. Ancak işin içine girdikten sonra hiçte basite alınmaması gerektiğini bir kez daha anlamış oldum. Tamirat ve tadilat işlerini yaptırırken eğitimle ile ilgili değerlendirmelerimi gözden geçirme imkânı buldum. Diyeceksiniz ki, tamirat ve tadilatın eğitimle ne alakası var? Tamirat ve tadilat işleri, eğitim ile ilgili fotoğrafı farklı çerçeveden görmemize olanak sağlar.  Sosyal medyada tamirat ve tadilat ile ilgili güldüren ve düşündüren fotoğrafların paylaşıldığını zaman zaman birçoğumuz görmüştür. Merdiveni tesisat içinde unutan mı, dışarıdan eklenti halinde merdiven yapanı mı, kapıyı tersten açan mı, seramiği tersten döşeyeni mi….Bazılarımız bunları ironik paylaşımlar olarak görebilir. Ancak sosyal medyada paylaşılan mimaride, tamirat ve tadilattaki bu fotoğrafların ülkemizin gerçeği olduğunu tamirat ve tadilat yaparken gözlerimle gördüm. Sosyal medyada gördüğümüz ve ah ustam, ah!... Dediğimiz paylaşımlar, ironi olarak görülse de kendimize özgü gerçeği yansıtmaktadır. Aslında sosyal medyada paylaşılan tamirat ve tadilattaki fotoğraflar eğitim sistemimizin dışa vurumu olarak algılansa, hiçte yanlış olmayacaktır. İşinin hakkını veren, mesleğinin zirvesindeki ustalarımızın emeklerinin karşısında saygıyla eğilirken, teknik konulardaki vasatlığı da bir eğitimci gözüyle eleştirmek gerektiğini düşünüyorum.

Piyasada kalifiye eleman sorunu yaşanmaktadır. Bir vidayı doğru dürüst sıkmaktan aciz insanlar usta diye çalışmaktadır. Mimari açıdan baktığımızda da tam bir keşmekeş var. Binaların dış cepheleri ve çatılarına baktığımızda gözlerimizi yoran görüntü kirliliği ile karşılaşmak mümkündür. Belirli bir düzeni olmayan gün ısılar, çanak antenler, klima motorları vb… Oysa mimaride ve şehirleşmede estetik bir anlayış gerekmez mi? Çağdaş bir kent anlayışında her şehrin, her mahallenin hatta her sokağın bile farklı bir dokusu ve kimliği olmalıdır. Canı sıkılan ev benim, istediğimi yaparım, anlayışıyla hareket etmemelidir. Şehirlerde görüntü kirliliği oluşturmak konusunda üstümüze yok!...

Peki, bütün bu sorunların kaynağında neler yatıyor? Elbette birçok sorunda olduğu gibi bu sorunların da temelinde eğitim sorunları yatmaktadır. Başta anlattığım tamirat ve tadilat ile ilgili sorunlar, doğrudan eğitim sistemi ile ilgilidir. Eğitim sistemimizde kademeler arası geçiş sistemi kalbur altı mantıkla işlediğinde teknik zekâ gereken işleri sadece kalburun altında kalan, eğitimini tamamlamamış bireyler tarafından yerine getirilmiş olur. Eğitimde en üst kademeler geçememiş, kalburun altı dediğimiz kesim zorunlu olarak usta çırak ilişkisiyle teknik işlere yönelmiş durumda. Çıraklık eğitim merkezleri bu konuda çaba göstermiş olsalar da ellerindeki insan kaynağı kalbur altı bir nitelikte olduğu için çok iyi sonuçlar almak pek de mümkün değil. Eğitim sistemi iyi kötü ayrımı yapmak yerine bireysel becerilere göre yönlendirme mantığına göre işlemelidir. Sınav odaklı eğitim sistemlerinde yöneltme ve yönlendirme yerine iyi-kötü ya da başarılı-başarısız ayrımı ile bireyleri çok yönlü değerlendirme yapmak yerine, başarılı olamayanları niteliksiz bireyler olarak değerlendirmektedir. Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin öğrenci profilleri incelendiğinde lise giriş sınavlarındaki puanlar da bu konuda iyi-kötü ayrımı mantığına göre bir sistemle seçim yapıldığı göstermektedir.

Eğitim sisteminde sınav odaklı bir yapı yerine üretim odaklı, bireysel farklılıkları dikkate alan etkili bir yöneltme sistemine geçilmesi kaçınılmazdır. Eğitimde her alanda estetik anlayışını geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Estetik, bireylerde yaratıcılığı ve güzellik anlayışın gelişmesini sağlar. Eğitim sistemimizde düşünsellik,  sanatsal anlayış ve güzellik algısını ortaya çıkaracak modeller geliştirilmediği zaman her alanda olduğu gibi teknik alanda da garip işler ortaya çıkar. Teknik işleri yapan ustaların estetik anlayışlarını ve iş becerilerini geliştirmenin yolu, yöneltme ve yönlendirmenin etkili yapıldığı, nitelikli eğitim sisteminden geçmektedir.

Mart ayında Covid-19 pandemisi başladığında kaleme aldığım yazılarımda yüz yüze eğitime geçiş ile ilgili önerilerde bulunmuştum. Sosyal mesafe, ders kitapları yerine tablet ve internet altyapısının güçlendirilmesi gibi çok sayıda öneriler sıralamıştım. Bugün eğitimde ivedi çözüm bekleyen en temel sorun, diğer kronikleşmiş sorunlar sayılmazsa, yüz yüze eğitim olarak sıralamak mümkündür. Çözüm mü? Çözüm, bilim ve akıl neyi gerektiriyorsa onu yapmaktır. Pandemi hız kesmeden devam ettiğine ve bugünden yarına bitmeyeceğine göre, yüz yüze eğitimle ilgili uzun vadede derslik sayısını, öğretmen sayısını arttırmak, kısa vadede etkili uzaktan eğitim modelini geliştirmek. Uzaktan eğitimle ilgili alt yapı eksiklerini gidermektir. Geleceği aydınlık, yarınları umut dolu bir nesil için, “ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM”…

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)