adscode

Deniz ve Berkay...New York’ta İki Genç Türk Balet

Deniz ve Berkay. Tanrı’nın yetenek hediyesiyle dünyaya gönderilmiş, hocalarının deyimiyle “asker ya da savaşçı ruhuna sahip” iki genç balet. Üvey evlat değil, baş tacısınız!

damlaaktan@gmail.com




4 yaşındaydım baleyle tanıştığımda ve bale hayatımın gidişatını değiştirdiğinde. Gerçek şu ki, bale, hayatları bir daha hiç aynı olmayacak şekilde değiştirebilen bir sanat dalıdır. Çünkü disiplin, özveri, tutku, emek ve hayal gücü ister. Ve bunların hepsini birarada ister.

Dün karşıma AlJazeera.com adresinde bir haber takıldı. “Üvey evlat gibi hissediyoruz” başlıklı bu haberin başkahramanları, Deniz Akarslan ve Berkay Günay.




 16 ve 17 yaşlarında ve bugün bizi Amerika Grand Prix Klasik Bale Yarışması’nda temsil eden bu  iki gencecik, pırıl pırıl yetenek, çok üzücü ama, kendi ülkelerinden yeterli ilgiyi bulamadıklarını hissediyorlar ve hissettikleri bu yalnız bırakılmışlık duygusuna rağmen, yarı finallerde Deniz klasik balede 600 kişi arasında birinci olurken, Berkay modern dansta ikincilik kazanıyor. 600 kişi… Siz yapabilir miydiniz?

Kendi emekleri, hayalleri, çabaları ve inançlarıyla parlattıkları kişisel başarılarından başka bir şey değil bu… Küçük çaplı bir zafer. Oysa hiçbir basın kuruluşunda bu haber yer almadı…

Deniz geceleri yattığında, kaslarının acıdığını ya da uyuştuğunu hissederken, Royal Ballet’den alabileceği bursun hayalini kuruyor muhtemelen. Berkay’ın hayallerinde ise Het National Ballet School var.

Eğer finallerin yapılacağı New York’daki yarışmada derece alırlarsa, yaklaşık 30.000 pound ödeyecekleri bir okula burs alarak gitme hakkı kazanacak bu çocuklar. Ve çok daha önemlisi, sanatın bu kadar gerileme riskiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde, bir Türk kazanmış olacak.

Çok üzücü ama, aileleri kredi başvurusu yapmak zorunda kalmış, benim güzel ülkemi gönülden temsil eden, ve belki benim nüfusumun yarısından fazlasının haberinin bile olmadığı bu gencecik yetenekleri, önce yarı finallere gönderebilmek için, şimdi ise New York’a gidebilmeleri için. Çünkü sponsorluk için başvurdukları şirketlerin kapılarından da bekledikleri desteği alamamışlar. Üstelik son derece samimice çabaladıkları, “bize çantalarınızdan, t-shirtlerinizden verin sizi de temsil edelim orda” dedikleri halde.





Berkay’ın “Keşke futbolcu olsaydım, bu ülkede daha çok değer görürdüm. Baletim dediğinizde direk bel altı çalışıyorlar bize” cümleleri, bugün benim ülkemde sanatın ve sanatçının getirildiği noktanın, önyargıların yaşamı nasıl baltaladığının belki de en can yakan yansımaları olmuş.

Bugün İstanbul Devlet Konservatuarı gibi devletin bir sanat kurumunda, geldiğimiz nokta bu kadar incitici. Okul yönetimi bile bu gençlere koşulsuz destek verememiş. Lions olmasa, belki de bugün bu gençler böylesi bir başarı kazanma fırsatı bulamamış, ben de bu satırları yazmıyor olacaktım.  
Geçtiğimiz yıl Rengim Gökmen “Devletin kültür ve sanatla ilişkisinin koparılmaması gerekiyor” derken ne kadar da haklıymış…  

Tüm bunlara rağmen,  hala onlara inananlar ve onlar için çabalayanlar var. En başta hocaları, kendisi de bir devlet sanatçısı olan Sergo Tereshenko, yeri gelmiş çocuklar için kapılarda beklemiş.  Birine inanmanın, birinin hayalleri için savaşmanın, birine destek olmanın, gerçek bir hoca olmanın belki de tanımını yeniden yapmış gençlerin gözünde.

Bu yazıyı okuyan değerli okurlar, bu gençler bizi temsil ediyor, Türkiye’yi sahneye taşıyorlar ruhlarında.

Bilmeyenler için şunu söylemem gerek. Balet olmak, bir gururdur. Balenin sıklıkla saklı kalmış en gerçek yanıdır balet olmak. Cesaret isteyen, yürek isteyen tarafıdır bu sanatın. O göklerde uçar gibi gördüğünüz, büyülü gibi izlediğini zerafet timsali balerinleri gökyüzüne kaldıranlardır. Toplumsal önyargıların tam ortasında, sanatın ve sanatçının gerçek değerinin çok altında yaşatıldığı bir ülkede, olmak için büründükleri ruhu korkmadan bedenlerine taşıyabilen, hepimizden daha cesur olabilenlerdir baletler.

Seneler evvel çok değerli bale sanatçısı Tan Sağtürk Fransız Devlet Balesi tarafından seçildiğinde ne kadar gururlandıysa bu ülke, bugün de Deniz ve Berkay için aynı gururu taşımalıyız. Bugün sevgili Tan Sağtürk, 12.000’den fazla öğrencisiyle gençlerin yaşamlarını değiştirebilen, onların hayata başka bir pencereden bakmalarını sağlayabilen ve Türkiye’de bale sanatını ileri bir noktaya getirebilen biriyse, yarın Deniz ve Berkay da onlarca gencin ışığı olabilecek isimlerdir.

Bu iki genç baletin şansı olmak, bu ülkenin yalnızca devlet kurumlarının değil, şirketlerinin, iş adamlarının, kamunun, ve her birimizin boynunun borcudur. Eğer tek bir iş adamı, tek bir devlet kurumu bile bu yazıyı okuyorsa, lütfen hareket geçsin. New York bizim iç savaşımızı, duyarsızlığımızı beklemez.
Maddiyatı bilmiyorum ama, bazen manevi destek herşeydir.

Sevgili Deniz ve Berkay, sizler üvey evlat değil, baş tacımızsınız! Ben sizin için bu kadarını yapabiliyorum, dilerim daha fazlasını yapabilenler olsun çok yakında.

Dilerim ki, sahnede büyüyün,  ışığın  altında parlayın, ve önce kendi isminizi sonra ülkemizin adını bir kez daha dünya sahnesinde parlatın.. Hayallerinize giden bu yolda, en azından bizler, engeliniz değil, koşulsuz destekçiniziz.

Deniz küçükken bale gösterisi izlerken televizyona sarılırmış. O kadar ruhuna ait yaptığı iş yani… Berkay ise, ismi açıklandığında etrafına bakındığını ifade etmiş. New York içinse “Allah büyük” diyecek kadar pırıl pırıl birer yürek bu gençler. O kadar inançlı, o kadar hayalleri olan…
Deniz ve Berkay:  siz bu güzel ülkenin, parmak uçlarından yarına zıplayanlarsınız, siz de çok büyüksünüz…

Hayallerinize doğru korkmadan zıplayın ve parmak ucunda geleceğinize yükselin!

Bol şans, kalbimiz sizinle.


NOT: Yazdığım bu haberden sonra bana çeşitli şekillerde ulaşıp nasıl destek olabileceklerini soranlar oldu. Bu vesileyle, bir şekilde Deniz'in annesine ulaşıp, ne yapılabileceğini ve durumu sordum. Şu an Amerikalı hayırsever bir vatandaş finaller için ekibin uçak masraflarını karşılamış. Ekip 7-19 Nisan 2015 tarihleri arasında New York'da olacak ve yarışma 15 Nisan-19 Nisan tarihleri arasında yapılacak. Şu an için konaklama masrafları için kaynak yaratmaya çalışılıyor.  Kendilerine destek olmak isteyen okurlarımız olur ise onlarla Deniz'in ailesinin iletişim bilgilerini paylaşmam için bana email atarak ulaşabilirler.









 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
BALE SPOR DEĞİL SANATTIR!
EĞİTİM ŞART
GÜZEL GEL 2021!