adscode

DÜNYAYI GÜZELLİK KURTARACAK!

Yaşamda bizi birbirimize bağlayan ve hatta bizleri dünyaya bağlayan şeyin “iyilik” olduğuna inandım hep. 33 yaşında kötülükle tanıştığımda bile, o kötülüğü yapanın benim hayatıma iyi bir şey getirdiğini fark ettiğimde, dedim ki içimden: “Evet, gün sonunda ne olursa olsun, ne kadar geç olursa olsun, hatta ne kadar zor ve sancılı olursa olsun, İYİLİK KAZANIYOR.”

damlaaktan@gmail.com




Bunu dediğim andan itibaren de daha da hızlı başladı hayatım güzel insanlarla daha fazla kesişmeye. Birlikte hayatı büyütmek isteyeceğim, birlikte hayatı güzelleştirmek isteyeceğim çok güzel insanlar eklendi hayatıma ve hayattaki amaçlarımızın farklı olduğu insanlar da eksildi. Sözü uzatmayacağım, yakın zamanda inşallah birlikte çok güzel bir sosyal sorumluluk projesine imza atmak üzere çalıştığımız sevgili Şule GÜLOĞULLARI da o güzel kalplerden biri. Dünyayı Güzellik Kurtaracak Platformu’nun kurucusu ve lideri olan bu güzel kadından gelin hem platformu hem de neler yapabileceğimizi dinleyelim. Unutmadan! Kendisini @dunyayıguzellikkurtaracak2 instagram hesabından takip ederek yapacağınız her katkı dünya için paha biçilemez!  

Şule Güloğulları Kimdir?

1990 yılında İzmir’de doğdum. Muğla Üniversitesi mezunuyum. Şuanda İzmir’de bir Kamu kurumunda çalışıyorum.

Dünyayı Güzellik Kurtaracak Platformu nedir? Nasıl oluştu?

Dünyayı Güzellik Kurtaracak Platformu hiçbir siyasi partiye veya derneğe bağlı olmadan tamamen gönüllü kişiler ile kurulmuş bir arkadaş topluluğudur. Çevremde çok fazla yardım ve dayanışma içinde olmak isteyen, fakat nereye yardım edeceğini bilemeyen insanlar olduğunu fark ettim. İnsanlar bir şeyler yapmak istiyor, fakat doğru kapıları bulamıyor gibilerdi. Tam olarak ihtiyaç sahiplerine ulaşamıyorlar. Yardım ettiklerinde yardımların ulaştığına emin olamıyorlardı. Şeffaf bir yol açmak istedim; herkesin verdiği desteğin yerine ulaştığına emin olduğu bir yol.

Dünyayı Güzellik Kurtaracak platformunun bugün 10 bin gibi bir takipçisi var. Biraz bu süreçte neler deneyimlediğinden bahsedebilir misin bize?

İlk kez karar verip bir dağ köyüne çıktığımızı hatırlıyorum, dört arkadaşız, bir tane araba bulmuşuz. Bir sürü de dağıtacak eşya, elimize ne geçerse koymuşuz arabaya her şeyi vermek istiyoruz. Arabada hareket edecek herhangi bir yer kalmayacak şekilde arabayı doldurduk. Neyle karşılaşacağımız hakkında hiçbir fikrimiz yok İzmir’de ulaşabildiğimiz en uzak en dezavantajlı dağ köyüne doğru yola çıktık. Vardığımızda ise kafalarda klasikleşen İzmir izlenimi artık yoktu. Kimse buranın İzmir olduğuna inanamazdı. Kışın ortasında dışarda oyun oynayan çocukların ayağında ne bir çorap ne bir ayakkabı göremedik. Yokluk her şekilde kendini belli ediyordu. O günden sonra kimsenin “gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür” dediği o uzak köylere gitmeyi hiç bırakmadık. Dört kişi bir küçük araba ile çıktığımız bu yola , bir sene sonra aynı köye içinde 30 kişi olan bir büyük minibüs ile ve arkamızda takipçilerimizin desteği ile tekrar gittik.

 

Dünyayı Güzellik Kurtaracak platformu olarak gerçekleştirdiğiniz bazı projelerden örnek verebilir misiniz?

Amacımız köy okullarındaki çocukların fiziksel ihtiyaçlarını karşılamanın dışında, onların daha önce yaşamadıkları şeyleri deneyimlemelerini sağlamak, onları şehirlerde yaşayan akranlarıyla eşit imkanlara bir nebze olsun yaklaştırabilmek. Örnek vermek gerekirse daha önce hayatında hiç tiyatro izlememiş öğrencilere tiyatro etkinliği sağlamak, hiç pizza yememiş çocuklara pizza götürmek. Gittiğimiz her köyde yaptığımız dağıtımın dışında mutlaka bir Kültür- Sanat etkinliğine yer vermeye çalışıyoruz.  Bunların dışında İzmir-Kiraz, İzmir- Bergama, Şırnak-Güneyçam ve Muş – Malazgirt’te 4 adet Kütüphane Kurduk. Türkiye’nin her yerinden 100 den fazla okula, 3 binden fazla öğrencimize mont, bot ve kırtasiye malzemesi desteğinde bulunduk. Pandemi nedeni ile okulların kapanmasıyla birlikte boş durmak istemedik ve iki yıl boyunca ihtiyaç sahibi ailelerimize gönüllülerimiz vasıtasıyla erzak kolileri ulaştırdık.

Ayrıca Üniversite sınavına hazırlanan ve üniversitede okuyan öğrencilerimize kitap desteği sağladık.

 

Bu Süreçte dönem dönem mucizeler yaşadığından bahsettin. Örnek verebilir misin bize?

Bu platformla yardımlara başladıktan sonra çok farklı deneyimler yaşadım. Örnek vermek gerekirse, bir köy öğretmenimiz bizden 10 öğrencisi için sadece 10 defter, 10 kalem, 10 silgi ve 10 çanta istemişti. Aynı gün bana gelen kapalı bir yardım kolisinden sadece 10 defter, 10 kalem, 10 silgi ve 10 çanta çıktığına şahit oldum. Aylarca arabamın bagajında gezdirip bir türlü ihtiyaç sahibi bulamadığımdan veremediğim bebek mamalarının, doğduktan dört gün sonra annesini kaybeden bir bebeği aslında bekliyor olduğunu fark edince gerçekten sadece bir aracı olduğumu ve her şeyin bir yeri ve zamanı olduğunu anladım. Yalova’da yaşayan, doğar doğmaz çocuk esirgeme kurumuna bırakılacak olan bir kız bebeğin yardımlarımız sayesinde çocuk yuvasının kapısından dönmesi... Hayatına dokunduğumuz birkaç aileden biri oldu.

Süreçte seni en çok etkileyen deneyimini paylaşır mısın bizle?

Maddi durumu iyi olmayan elimizden geldiğince desteklemeye çalıştığımız kız öğrencilerimiz bulunmakta. Destek olduğumuz tüm öğrencilerin birbirinden habersiz bir şekilde istisnasız hepsinin bana ‘Ben de mesleğimi elime aldığımda sizin bana yaptığınız gibi ihtiyaç sahibi öğrencilere destek olacağım’ demesi. Amacımız zaten bu iyiliği, bu yardımları sürekli kılabilmek, kimin yaptığının hiçbir önemi yok ben ya da bir başkası. Önemli olan bu sorumlulukla bu vicdanla ilerleyebilmek. Yapılan her iyiliğin geleceğe atılan bir tohum olduğunu düşünüyorum. Bir gün yardım ettiğim kişilerin yardım etmeye devam edecek olma düşüncesi beni çok mutlu ediyor. Öğrenci olan gönüllülerimizin aldığı bursları bizle paylaşmak istemesi, ilk kez işe giren birinin ilk maaşıyla yardım etmek istemesi  bunlar gerçekten kişinin kendisiyle gurur duymasını gerektirecek şeyler. Küçük diye bir şey yok her adım her niyet öyle değerli ve öyle kıymetli ki…

Bu platformda karşılaştığın zorluklar oldu mu?

Olmaz mı hiç J Çok farklı insanlarla karşılaştık. Mesela bir öğrencimize burs vermek isteyen bir gönüllümüz vardı. Öğrencimizin vesikalık fotoğrafından o kişinin bursa ihtiyacı olmadığı kanısına vardı. Bu tarz ön yargılar toplumumuzda ne yazık ki çok fazla. İhtiyacı olan kişi yerlerde sürünsün, mutsuz olsun, üstü başı yırtık olsun, yalvarsın tarzında bir algı oluşmuş. Bu algının dışında ihtiyaç sahibi biri gördüklerinde inanamıyorlar. Elbette yardım yapacağımız yerleri çok özenle seçiyoruz. Gerçekten ihtiyaç sahiplerine yöneliyoruz. Ama artık belli bir noktadan sonrada bunu irdelemek yapılan yardıma da kişiye de zarar veriyor, biz yardımımızı yapalım iyi niyetimizi gösterelim kalbimizi bozmayalım gerisini de bırakalım diyorum… Bir diğer zorluk ise, gönüllülerimizden hiç bir şekilde para kabul etmiyoruz. Alınacak bir malzeme varsa malzemeyi rica ediyoruz. Para toplamadığımız için eşyaların kargo ile gönderimlerinde sorun yaşıyoruz kargolar çok pahalı ve ne yazık ki kargo firmaları yardım olmasına rağmen inisiyatif göstermiyor.

En çok yardıma ihtiyaç olan alanlar neler acaba?

En çok Köy okullarında fiziksel olarak mont, bot, atkı, bere, eldiven, çorap ihtiyaçları bulunuyor. Bunların dışında çocukların ruhen kendilerini geliştirmesini sağlayacak kültür sanat etkinlikleri yok denecek kadar az, eğitici oyunlar, spor faaliyetleri ne yazık ki yeterince önemli görülmüyor.

En Büyük hedefin ne?

Ulaşılması en zor olan, gözümüzle görmediğimiz yerlerde yaşayan, hayat süren, okumaya çalışan çocuklarımız var. Onların da şehirlerde en güzel imkânlarla donatılan çocuklarla eşit şartlarda olmasına bir nebzede olsa katkıda bulunabilmek.

 

Eğitim alanında gördüğün eksiklikler neler?

Köy okullarında halen kütüphane olmaması, ilkokullardaki eğitici oyuncak eksikliği. Bir çok köy öğretmeni kendi imkanlarıyla, kendi maaşlarıyla sınıflarının, öğrencilerinin ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Görüştüğüm tüm okullar ödenek alamadığını belirtiyor.

Dünyayı Güzellik kurtaracak platformunun görünmez kahramanları kimler? Bize biraz onlardan bahseder misin?

Arka fonda o kadar çok destekçimiz var ki, mesela bir senaristimiz var, adının duyulmasını istemeyen ama her eksik kaldığımızda bize yetişen, bir pilotumuz var yine adının duyulmasını istemeyen desteğini hep hissettiğimiz biri.  Bir sürü ev hanımımız var mesela bütün komşular bir evde toplanıp hiç tanımadıkları çocuklar için atkı bere ören, bir sürü öğrencimiz, bir sürü annemiz bir sürü babamız var. Toplumun her kesiminden gözünü, görmediğine kapatmayan, kulağını işitmediğine tıkamayan bir çok gönüllümüz var ve iyi ki var.

Bu röportajı okuyanlara ne söylemek istersin?

Bu röportajı okuyan kişiler!
Yapabileceğiniz bir şey mutlaka var biliyorum. Gitar mı çalabiliyorsun mesela? Gel bizimle bir köye gitar çalmaya. Hayatında hiç canlı gitar görmemiş o kadar çok çocuk var ki. İnanılır gibi değil ama gerçek. Belki birinin hayatına dokunursun fark etmeden?  İki tane kalemin mi var? Paylaş bir tanesini bizimle. Okumadığın kitapları paylaş mesela. Etrafından eşya topla; bir defter, bir kalem al. Hiçbir şey olmaz ise köye gel bir kolinin ucundan tut. Az diye bir şey yok. Herkesin yapabilecek bir şeyi mutlaka var. Yeter ki bir adım atalım, bir kez bir çocuğun yüzünde tebessüme neden olduğunu görünce zaten bir daha bırakamıyorsun. 

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)