adscode

YETER Kİ SEN RAHAT UYU, BİZ UYANIYORUZ ATAM

10-12 yıl öncesi… Hayatımın en zorlu dönemlerinden biri…

damlaaktan@gmail.com




Gökyüzünde asılı asma ve tahta bir salıncak... Sallanıyorum. Öylece süzülüyorum gökyüzünde. Sanki bulutlara değecek gibi bir his… Sonra bir ses duyuyorum “Atatürk geliyor!” diyorlar.

 

Yavaşlayıp toprağa atlıyorum salıncaktan. Yere basıyor ayaklarım. Gökyüzünde sallanan o küçük kız çocuğundan, ayakları yere basan bir kimliğe dönmüşüm gibi bir hisle… “Zamanı geldi, haydi bakalım başlıyoruz” diyorum. Karşılayalım.

 

Ama kaçırıvermişim salıncaktan inene kadar meğerse seni… Öyle geliyor bana. “Tüh” diyorum. Kaçırdık… Atatürk gitti. Göremedim.

 

Üzerimdeki beyaz montuma sarılmış yürürken, masmavi gözleriyle çıkıyor karşıma. Üzerinde upuzun kahverengi bir frak.  Ama ne gözler! Nasıl bir keskinlik anlatamam, kelimeler yetmez. Babam dahil, ömrümde bir daha öyle mavi göz görmedim. O derece…

 

Elini uzatıp avucumdan tutuyor. Hissettiğim gücü anlatmaya kelimeler yetmez… Zor ayrılıyor ellerim ellerinden. Gücü kalbime değiyor sanki. Emanet alıyorum.

 

Sıçrayarak uyandım birden sıcacık yatağımda.

 

Evet bu yalnızca bir rüyaydı. Kaç kişiye nasip olur bilmem ama hayatım boyu aklımdan da ruhumdan da çıkacağını hiç sanmıyorum.

 

Daha sonrasında Sınır Ötesi Yayınları’nın sahibi çok değerli araştırmacı yazar Ergun Candan’la konuştuğumda duydum ki, çok artmış Atatürk’le ilgili rüyalar son yıllarda. O kadar ki, bunla ilgili benim rüyamı da dahil ettiği bir kitap hazırlığına girişmiş kendisi. “Rüyalarımızdaki Atatürk” diye... Seve seve paylaştım elbette.

 

10 Kasım bugün… Koç Holding yine efsane bir reklam yapmış. Demiş ki “Yolundan dönme çocuk.”  Sen yeter ki yolundan dönme. Olacak… Migros, Watsons, THY, Kadıköy belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İstanbul, Ankara KKTC… Ve daha benim henüz denk gelmediğim başkaları… Hepsi çok güzel paylaşımlarla her yerdeler mesajlarıyla…

 

Değişiyor Atam… Zorlu yollardan geçiyoruz. Dikenler batıyor yüreklerimize. Avuç içlerimiz kanıyor zaman zaman.  Kendimize dönüp baktıkça utanıyoruz bazen. Niye büyüyemiyoruz acaba diye.

 

Demişsin ya “Eğer siz hala bir kurtarıcı bekliyorsanız ben size hiçbir şey öğretememişim demektir” diye… Öğreniyoruz Atam.

 

Yavaş ve sancılı… Ama bence başladık öğrenmeye.

 

Usul usul uyanıyoruz… Usul usul büyüyoruz. Usul usul küllerimizden doğmaya çabalıyoruz. Usul usul fark ediyoruz. Usul usul iyileşmeye çalışıyoruz.

 

Yolun yolumuz. O yolda ölmek var, dönmek yok.

Sen rahat uyu…

 

Nice “10 Kasım”larda, nice 10 milyonlar olarak uyanıyoruz uykumuzdan…  Zamanı geldi.

 

Yeter ki sen rüyalarımızdan, yeter ki sen dünyalarımızdan eksik olma. Yeter ki sen rahat uyu!


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)