adscode
adscode

TÜRKİYE’DEN 6 PROJE HARVARD YOLCUSU

Doğa Koleji Bahçeşehir Kampüsü öğrencileri ’Dünya’nın manyetik alanı yetiyor mu?’, ‘Teknoloji Köprüsü’, ‘Look Before You Leap’, ‘Yaşamak İçin Son Umut’, ‘Airwest’ ve ‘Yanık Tedavisinde Kantaronun Etkisi’ başlıklı 6 projeyle Harvard yolcusu oldu.

TÜRKİYE’DEN 6 PROJE HARVARD YOLCUSU
Okullardan Haberler
Güncelleme : 02-Oca-19 12:37



Doğa Koleji, bilim ve teknoloji alanına katkıda bulunmak için birçok farklı proje yürütüyor. Harvard’tan sunum daveti alan ’Dünya’nın manyetik alanı yetiyor mu?’, ‘Teknoloji Köprüsü’, ‘Look Before You Leap’, ‘Yaşamak İçin Son Umut’, ‘Airwest’ ve ‘Yanık Tedavisinde Kantaronun Etkisi’ projelerinin her biri, gündelik hayatı kolaylaştıracak pratik bilgiler sunuyor.

 

Doğa Koleji Genel Müdürü Ali Rıza Lüle, ‘’Geleceğin doğru şekillenmesi için bilim ve teknolojinin gelişimi adına yürütülen projeler büyük önem taşıyor. Sürdürülebilir bir dünya ve güvenli bir gelecek, ancak bilim ve teknolojinin gelişimiyle mümkündür. Öğrencilerimizin uluslararası standartlardaki üniversitelerde, okulumuzu ve ülkemizi temsil hakkı elde etmesi gurur verici bir tablo yaratıyor’’ dedi.

 

Doğa Koleji’nden fırsat eşitliği

 

Uluslararası platformda eğitime sunduğu katkıların yanında LGS ve YKS’de Türkiye çapında başarılara imza atan Doğa Koleji, başarılı öğrencilere burs imkanı sağlayarak desteğini esirgemiyor. 12-13 Ocak 2019 tarihlerinde yapılacak bursluluk sınavında başarı sağlayan öğrencilere %100 oranına varan burs imkanı sağlıyor.

 

Türkiye çapında tüm kampüslerinde gerçekleşecek olan bursluluk sınavına bu yıl da rekor başvuru bekleniyor. Geçen yıl, 148 bin 500 katılımla bursluluk sınavında bir rekora imza atan Doğa Koleji bu yıl 220 bin katılım bekliyor.

 

Akademik başarılarıyla da adından söz ettiren Doğa Koleji, her yıl binlerce öğrenciye başarıları oranında yüzde 100’e varan burs imkanı sunuyor. Bu yılki bursluluk sınavına 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11. sınıf öğrencileri katılacak.

 

ROBOTİK DALINDA

 

Coğrafya Öğretmeni Suna Demir danışmanlığında yürütülen “airWest” projesiyle İzzet Kağan Ertence, motosiklet kazaları sonucu ortaya çıkan ölüm ve yaralanmaları minimum seviyeye indirmeyi hedefliyor. Olası bir kaza halinde yeleğin üzerindeki sensör ani ivmelenmeyi algılıyor. Karbondioksit gazı yüksek bir basınçla yeleğin içine doluyor. Mikro bilgisayar, kaza yerine en yakın ambulansı otomatik olarak gönderiyor.

 

FİZİK DALINDA:

 

Melisa Hazal Akyüz, danışman öğretmeni Berna Aras ile birlikte yürüttüğü ‘’Dünya’nın manyetik alanı yetiyor mu?’’ başlıklı projede, gezegenimizi koruyan manyetik kalkanın zayıflamasının ne gibi sonuçlara yol açabileceğini araştırıyor.

 

EDEBİYAT DALINDA:

 

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Gözde Mercan danışmanlığında, öğrenci Selin Nur Narlı’nın tasarladığı ‘’Teknoloji Köprüsü’’ projesinde, edebiyatın teknolojiyle birleşimi bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Geçmişten miras kalan eserleri gelecek nesillere güvenle aktarabilmek için, proje yazılım programıyla destekleniyor. Eserlerin karekod aracılığıyla çeşitli dillere çevrilmesi, Osmanlı Türkçesi eserlere ulaşmayı daha kolay hale getiriyor. Proje ile kaybolmaya yüz tutan eserlerin yitip gitmesinin önüne geçilecek.

 

MATEMATİK DALINDA:

 

Risk hesabı yapan şirketlerin kar-zarar hesaplamalarına kolaylık sağlayacak proje, Matematik Öğretmeni Deniz Furtuna danışmanlığında, öğrenciler Mualla Aslı Eren ve Cem Taylan Meriç tarafından hazırlandı. Look Before You Leap projesiyle, olası riskleri değerlendirmek isteyen bir işletme, uygulamaya girdiği veriler aracılığıyla fikir sahibi olabilecek.

 

COĞRAFYA DALINDA:

 

Deprem önlenebilir olmasa da, teknolojinin değişen dinamikleriyle birlikte, geride bıraktığı hasarlar azaltılabiliyor. Öğrenciler Çağla Gündeş ve Nasher Khan Zadran, enkaz altında kalan insanların tespiti ve müdahalesi için insan vücudunun ısısını algılayan bir termal kameranın yer aldığı robotik tasarı geliştirdi. Coğrafya Öğretmeni Suna Demir danışmanlığında yürütülen ‘’Yaşamak İçin Son Umut’’ projesi, depreme karşı her zaman hazırlıklı olunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

 

BİYOLOJİ DALINDA

 

Biyoloji Öğretmeni Sinem Elemen danışmanlığında yürütülen projede Sudenaz Bajrami ve Berke Yatağan, cilt yanıklarının iyileşme sürecine yumurtanın ve kantaronun etkisini ele alıyor. Yumurta akının, mikroorganizmaların üremelerini zorlaştıran antimikrobiyal özelliklere sahip olduğu vurgulanıyor. İlaca ulaşılamayan acil durumlarda basit cilt yanıklarında alternatif çözüm sunuyor. Yanığın üzerini kaplayarak havayla temasına da engel oluyor. Yumurta sarısının içeriğindeki albümin ise yanığın iyileşme sürecinde fayda sağlıyor.


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)