adscode
adscode

MEB İNSAN KAYNAKLARI KARANLIKTA KİME GÖZ KIRPTI…

MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Ne Yapmak Nereye Varmak İstemektedir?

www.sahinaybek.com.tr

Türkiye’de İlçe Mili Eğitim Müdürlerini Kimler, Nasıl Atamaktadırlar?

Son Değişiklikler Çok Güzel Değişiklikler Ve liyakat Esaslı Bir Sonuç Olarak Karşımıza Çıkıyor.


 

Siyasi bürolar oluşturup kendince ilçe milli eğitim müdürü belirleyip “Milli Eğitimcilik” oynayanlar hem suç işliyorsunuz hem eğitimin bir devlet politikası haline gelmesini engelliyorsunuz hem de yeni PARA-lel yapılar oluşturuyorsunuz.

Anadolu da karanlıkta göz kırpmak diye bir deyim vardır; başkalarının anlamaması için karşısındakine özel bir işaretle anlatılmak istenilen şey, o kişice de anlaşılmamak, anlamında.


 

Ülkemizde okul müdür yardımcısı ya da şube müdürü olmak için bile sınava girmeye gerek varken daha üst kadrolar olan ilçe milli eğitim müdürlüğü, il milli eğitim müdür yardımcılığı, il milli eğitim müdürlüğü, milli eğitim bakanlığı daire başkanlığı ve milli eğitim bakanlığı genel müdürlük kadroları için böyle bir ön koşula gerek duyulmuyor. Yani bürokratik makamlar olmalarından dolayı teknik ve uzmanlık da gerektiren daha üst yöneticiliklerin bu anlamda liyakate dayalı bir kriteri yok. Bu atamalar tamamen sübjektif olarak yapılıyor. Durum böyle olunca hiçbir yöneticilik deneyimi olmayan bir öğretmen bir gecede MEB Merkez Teşkilatına Daire Başkanı ya da Genel Müdür yapılabiliyor. Ya da ilgili birimin gerektirdiği özellikleri taşımayan biri oraya atanabiliyor. Örneğin iyi düzeyde yabancı dil bilmeyi gerektiren önemli bir birime hiç yabancı dil bilmeyen birisi getirilebiliyor. Bir eğitim sisteminin kendisine yön veren yöneticiler kadar olduğunu düşündüğümüzde böyle bir tablo uzun vadeli eğitim sistemimizin çöküşü anlamına gelecektir. Peki doğrudan sahanın uygulama alanı olmaları nedeniyle daha da önemli olan il ve ilçe milli eğitim müdürlerini kim veya kimler nasıl atamaktadırlar? Eğitim sistemimizin insan kaynağının önemini anlatabilmek için bunun gibi pek çok soru sorulabilir. Fakat ben bu yazıda son yapılan değişikliklere değinmek istiyorum.

5 YIL SONRA GELEN MAHKEME KARARI UYGULAMASI MESAJ MI….

MEB Taşra teşkilatı görevde yükselme yönetmeliğinde jet hızıyla değişiklik oldu. Değişikliğin satır aralarında ilginç mesajlar var. Öncelikle şube müdürlerine rotasyon uygulamasında İl, ilçe müdürleri ve il müdür yardımcılarını çıkardı akabinde ilçe müdürü atamasının usulünü değiştirdi.Türkiye tarihinde MEB ilk defa kendini bağladı. Şube müdürlerinden sonra ilçe müdürlerini de sınavla atanır duruma getirdi. Aslında bu durum teoride şaşılacak bir durum değildi. Oysa gerek siyasi gerek yönetim pratiğimize hiç uygun değildi. Sayın Genel Müdür değişiklikleri Twitter hesabından izah etmeye çalıştı ve etti de… Ama sorun neredeydi kafaları karıştıran…

MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Ne Yapmak Nereye Varmak İstemektedir?

Peki değişiklik neydi ve MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü ne yapmak nereye varmak istemektedir?

MADDE 23 – (1) İlçe millî eğitim müdürü kadrolarına; öğretmenlikte adaylığı kaldırılmış olmak kaydıyla, yazılı veya yazılı ve sözlü sınavını kazanarak şube müdürü kadrolarına atananlardan en az iki yıl şube müdürü olarak görev yapmış olanlar arasından atama yapılır.”

Çok güzel bir değişiklik ve liyakat esaslı bir sonuç olarak karşımıza çıkıyor. MEB şube müdürlüğü yapmayanların ilçe müdürü olarak görev yapmasının sıkıntılarını görmüş olacak ki bu yönde karar vermiş. Gerçi Sayın Genel Müdür değişikliğin kaynağında esas yönetmeliğe uyum var dese de belki KARANLIKTA GÖZ KIRPMA da olabilir Anadolu tabiri ile…

2013 yılında yapılan Başbakanlık görevde yükselme çerçeve yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile ilçe idare kurulu hariç diğer ilçe müdürlerinin atanmasında sınav yapılır hükmü kaldırılmıştı. Sınav yalnızca ilçe idare kurulu üyelerine yapılacaktı. O da Kaymakam, Mal Müdürü, Nüfus Müdürü, Emniyet Müdürü idi. Adı geçen değişiklik TÜRK EĞİTİM SEN tarafından dava edilmiş ve Danıştay nezdinde yürütme durdurulması ve akabinde esastan kazanılmıştı. Dava 2013 yılında sonuçlanmıştı, şimdi yapılan değişiklik ile genel çerçeve yönetmeliğine uygun olarak ilçe müdürü ataması dolaylı olarak sınava tabi tutulmuştu. Yani yazılı ve veya yazılı/sözlü sınava ile atanan ve iki yıl kesintisiz görev yapan şube müdürleri arasından seçilerek yapılacaktı. Bu davranış, ülkemiz eğitim sistemi insan kaynakları yönetimi açsından; özlenen liyakat, emek/tecrübe esaslı yönetimi tercih etme olarak görülmeye değer, şiarına yakışır bir hareket… Diye düşünmek gerekir.

Değişikliğe ilk tepki EĞİTİM BİR SEN Genel Başkanı ALİ Yalçın’dan geldi. İlçe müdürü atamasında okul/kurum müdürlerini dışlamayın dedi. TÜRK EĞİTİM SEN Danıştay’a dava ettiğini duyurdu. Gerekçe olarak atamanın usul ve esası ve nasıl yapılacağı ayrıntılı belirtilmemiş dedi…

Yine de şu bulanık havada siyasi figürlerin karanlıkta birbirleri ile dans ettiği şu zamanda(Son dönemde belirli milletvekilleri tarafından metropol ilçe müdürlerine atama yapmak için yapılan mülakatlara mesaj mı idi acaba… Sayın bazı sendika genel başkanlarının haberi yok muydu değişiklikten… Birileri birilerine Sen dur biz varız mı denmek isteniyor du…) MEB İlçe yönetimleri için oluşturulan ve 5 yıl sonra gelen mahkeme kararı uygulaması insanı düşündürmüyor değil… Görelim Mevla neyler neylerse güzel eyler…

Evet, pratik maalesef teoriden uzak bir şekilde böyle işliyor. Durum böyle olunca insanlar bir yerlere gelmek için siyasi otoriteye yakınlık, belediye başkanına yakınlık, belirli sendikalara yakınlık veya belirli kişilerle yakınlık ilişkilerine girebilirler. Gerçek eğitim emekçileri de doğal olarak bu tablo karşısında demoralize olacaklardır ve ne yaparsam yapayım nasıl olsa bir yerlere gelemem diye tükenmişlik sendromu yaşayıp öğrenilmiş çaresizlik içine gireceklerdir. Daha kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı liyakat çağrısı yaptı oysaki.

MEB’de Nasıl Bir İnsan Kaynakları Politikası?

Güçlü Türkiye’ye giden yollardan biri MEB’in insan gücü planlaması, insan kaynağı seçme ve yerleştirmesidir yani MEB’in insan kaynakları politikalarıdır. MEB’in insan kaynakları politikaları bütün bir ülkenin geleceğine yön verecek değerdedir. MEB bütün il ve ilçelerimizde örgütlü bir yapıdır. Ayrıca yurt dışında eğitim müşavirliği, eğitim ataşeliği ve temsilcilik düzeyinde örgütlenmeler yapıyor. MEB işte bu kadar büyük ve önemli bir organizasyon. MEB bütün Türkiye’yi doğrudan ve dolaylı olarak ilgilendiren kurumlardan birisidir. Bu nedenle MEB’in insan kaynakları politikaları çağdaş yönetim ve hukuk anlayışına uygun olmak zorundadır. Bu politikalar; insan gücü planlamasını, personel seçme ve yerleştirmeyi, eğitim ve geliştirmeyi, kariyer planlamasını, performans değerlendirmesini, ödeme, koruma, disiplin ve ayırma işlevlerini kapsamalıdır. Bakanlığımız insan kaynakları anlamında kısa, orta ve uzun süreli planlamalar yaparak, en sağlıklı personel seçme ve yerleştirme süreçlerini kullanarak göreve en uygun personelleri seçmelidir.

Bu kadar öğrenciyi ve aileyi yani tüm Türkiye’yi ilgilendiren İRFAN ORDUSU MEB, sahip olduğu personel ve öğretmen gücünü sağlıklı bir eğitim bürokrasisi ve insan kaynakları politikasıyla taçlandırılırsa mucizeler yaratır. Eğitimimizin karanlıkta kimseye göz kırpacak lüksü olmadığı gibi özelikle ilçe müdürleri siyasiler tarafından değil liyakat merkezli devlet tarafından atanmalıdır. Siyasi bürolar oluşturup kendince ilçe milli eğitim müdürü belirleyip “Milli Eğitimcilik” oynayanlar hem suç işliyorsunuz hem eğitimin bir devlet politikası haline gelmesini engelliyorsunuz hem de yeni PARA-lel yapılar oluşturuyorsunuz. Türkiye Hepimizin Eğitim Hepimizin…

 

Bu Yazıyı Paylaş :

Emoji ile tepki ver!

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)